19 Ekim 2011

Değişim yılları - Altan Öymen

"Bir dönem bir çocuk" isimli kitabında çocukluğundan gençliğine kadar olan dönemde kendi çevresiyle birlikte Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri akıcı bir dille anlatan Altan Öymen'in "Değişim yılları" isimli kitabını da beğenerek okudum.

Kitaptaki konuları aktarmak için "şöyle hepsinin biraz üstünden" bahsetmeye kalkmak bile başlı başına bir kitap hazırlamak gerektireceği için :) sadece çok ilgimi çeken konulardan bahsetmeyi daha doğru buluyorum.

Kitabın içeriği o kadar geniş ve o kadar kapsamlı, o kadar detaylı ki ilginizi çekmeyen konular olabileceği gibi mutlaka ilgilendiğiniz alanlarda da bir şeyler bulacağınıza eminim.

Şimdi gelelim kitaptan aklımda kalanlara;

Atatürk sonrası tek partili demokrasi arayışının sonu olan "Çok partili dönem"e geçişte Demokrat Parti seçimleri kazanınca ülkenin siyasi yapısı da değişim göstermektedir. Öymen, bu durumu "Bir milletvekilinin oğlu ve Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi" olarak yakından takip etmektedir...

Atatürk, gerek uyguladığı askeri ve milli kalkınma yöntemleriyle gerek siyasi yapılanmanın başlangıcını kurmasıyla büyük bir atılım yapmış fakat zamansız bir şekilde hayata veda etmiştir.

Zaman, CHP ve Millet Meclisi'nin yönettiği bir ülkenin demokratikleşme sürecini yaşadığı bir zamandır.

CHP çatısı altında birleşen tüm siyasi yönetim kadroları, Milli Şef İsmet Paşa'nın önderliğinde çok partili döneme doğru ilerlemektedir.

CHP'den sonra Demokrat Parti, daha sonra da Millet Partisi kurulur fakat burada ilginç olan şudur ki;
CHP'den ayrılanlar (yeni katılanlarla birlikte) Demokrat Parti ismiyle yeni bir parti kuruyor. Sonra DP'den ayrılanlar da (yine yeni katılanlarla birlikte) Millet Partisi'ni kuruyor.

Yani meclisin içinde siyasi olarak tek başına daha fazla büyüyemeyen CHP bölüne bölüne yeni partiler oluşturuyor ve:
Bu üç partinin de başında Atatürk'ün en yakın üç arkadaşı (CHP'de İsmet İnönü, Demokrat Parti'de Celal Bayar, Millet Partisi'nde Mareşal Fevzi Çakmak.) bulunuyor.

Bu konu bana ilginç geldi, çünkü;
Cumhuriyeti kuran askeri yapının, siyasal alana kayıp CHP'yi oluşturmasından sonra tek partili meclis içinde "kendine istediği konumda yer bulamayan" askeri yöneticilerin sivil olarak da olsa ülkeyi yönetme düşüncesinin devam ediyor olması, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konu.

Meclis ve partilerle ilgili siyasi olayların detaylarından bahsetmesi dışında ülkemizin önemli isimleriyle de ilgili birçok bilgi içeren kitap gerçekten okunmaya değer.

Ünlü yazarımız Sabahattin Ali'nin siyasal baskı sonucu ülkeden kaçmak zorunda kalışı ve kaçış yolunda öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturmaların ayrıntıları, ailesinin ve yakınlarının konuyla ilgili anlattıkları...

Nazım Hikmet'in tüm engellemelere rağmen çıkan aftan yararlanarak serbest kalması ve ülkeden kaçışına yardım eden birincil tanığın açıklamaları...

Türkçe okunan ezandan arapça okunan ezana geçişin siyasal aşamaları... Kitaptaki ilginç olan yakın tarihimizin olaylarından sadece birkaçı.

Öymen "Değişim yılları" isimli kitabında sadece ülke içinde değil bütün dünyada olan bitenden bahsederken; II. Dünya Savaşı sonrası siyasi iki kutba ayrılan dünyayla Türkiye'nin politik ve stratejik durumunu da ilginç ayrıntılarla aktarıyor.

Bu kitabın en ilginç bulduğum konularından biri de bu bölümde yer alıyor. Bugüne kadar Türkiye'nin (Birleşmiş Milletler'de alınan kararla) Amerikalılara destek olması için Kore'de savaşmaya gittiğini sanırım bilmeyen yoktur.

İngilizler nasıl ki bizim Kurtuluş Savaşı'mızda kendi ülkesi dışında dünyadan topladığı diğer ülke askerlerini Çanakkale'ye yığdıysa, Amerika da Kore'de gerçekleşen Kuzey-Güney Kore İç Savaşı'na Birleşmiş Milletler'de alınan kararla çeşitli ülkelerden askeri güç topluyordu.

Bu savaşın amacı;
Kore'nin kuzeyini ele geçiren "Sovyet destekli komünist rejimin" ülkenin tamamını ele geçirmesine engel olmak diye biliyordum.

Fakat daha önceden Sovyetler'le Amerika'nın Kore'yi "Bir anlaşma dahilinde alınan ortak kararla" aralarında bölüştüklerini ve sonradan çıkan anlaşmazlıklar yüzünden Amerika'nın buraya müdahale ettiğini bu kitaptan öğrendim.

Bundan başka; Kuzey Kore'nin Çin'de yükselen Mao'cu komünistlerden destek görmesi ve hatta Türk askerinin "Kuzey Kore'ye asker gönderip savaşa fiilen dahil olan Çin askeri kuvvetleriyle" birebir çarpışmaya girip kayıplar vermiş olmasını, Amerikalıların sadece kendilerini koruduğunu ve "Amerikalıları korumak için" orada bulunan askerimiz zorda kalınca yardıma gelmediğini de yine Öymen'in çeşitli kaynaklardan alıntılarla kitabına aldığı bu açıklamalardan öğrendim.

Kore Savaşı'na Türkiye'nin asker yolladığını biliyordunuz ama Çin Ordusu ile Türk Ordusu'nun savaştığını biliyor muydunuz?

"Değişim yılları" isimli kitapta işte böyle bir sürü bilgi ve ayrıntı var. Okumanızı tavsiye ediyorum.

Ben, yazarın "Bir dönem bir çocuk" isimli kitabını ve "Değişim yılları"nı okudum, şimdi sırada (yine Doğan Kitap'tan çıkan) "Öfkeli yıllar" kitabı var.
[Bu arada içeriden aldığım bilgiye göre Altan Öymen bu serinin dördüncü kitabını da hazırlamaya devam ediyormuş. Merakla bekliyorum :) ]