18 Ekim 2011

Half Nelson [film]

Amerika'nın iç ve dış siyasi olaylarına eleştirel yolla yaklaşan filmde hayata zorlukla tutunan bir öğretmenin en alt sınıftaki insanlar arasında kendi sorunlarıyla uğraşına tanık oluyoruz.

Kenar mahallelerden birinde genelde siyahi öğrencilerin bulunduğu bir okulda öğretmenlik yapan Dan, öğrencilerine tarih dersleri vermektedir.

Yaşadığı çevrenin sorunlarını fark edip uygulanan politikaları öğrencilerine anlatan Dan, özel hayatında uyuşturucu kullandığı için en dibe vurmak üzeredir. Bu durumunu öğrencilerine yansıtmamaya çalışsa da küçük bir kız öğrencisine uyuşturucu kullanırken yakalanır.

Kızla öğretmen yavaş yavaş arkadaş olmaya başlar ve öğretmen kendi sorunları arasında bir de bu kızla uğraşır.

Kızın anne babası ayrılmış, kardeşi ölmüştür ve annesi de çalışmaktadır, bu zorlu hayatta kendisiyle ilgilenen birilerine ihtiyaç duymaktadır ama ona yardım(!) edebilecek tek insan yine o çevreden uyuşturucu satıcısı olan başka biridir.

Dan bu durumun farkına varınca kızı o ortamdan kurtarmak için bir iki girişimde bulunur ama çeşitli sorunlar kızın kurtulmasına engel olur...

Öğrencisinin uyuşturucu satan birinin himayesinde olmasının ne anlama geldiğini bilen Dan, duruma müdahele etmeye devam eder ama sokakların insanları sürüklediği yol artık onların karşı koyamadığı kaderleri haline gelmiştir.

Filmin akışı ana planda böyleyken bir yandan da Dan'in özel hayatına girip çıkarız; sosyal bir yapılanma içinde gösterilecek tepkilere karşı inancını kaybetmiş olan ebeveynler, okuduğu kitabın ismine göre karşısındakini siyasal bir "taraf"a yerleştiren sevgili, durumu farkedip pek de umursamayan öğretmen arkadaşlar, vs. vs...

"Tek başına ne yapabilirsin ki?" cümlesi çok sık söylense de tek başına da bir şeyler yapılabileceğini ve ne kadar ümitsiz olsanız da hayata karşı dik bir duruş için; en azından kendinizi sağlam tutabilmeniz gerektiğini "uyuşturucu kullanarak buna kendiniz açısından engel olduğunuzu" da filmde iyi vurgulamışlar.

Filmin kısaca özeti üç aşağı beş yukarı böyle ama tabii ki bunu görüp anlamak için birbuçuk saatlik ağır akan filme tahammül edip sıkılmadan seyretmeniz gerekiyor ki gerçeklik uyandırması amacıyla uzatılan sessiz sahnelere sabırla katlanıp sonunu getirmek zor.

El kamerasıyla çekilen filmde oyuncular iyi, verilmek istenen fikir iyi ama diyaloglar, kurgu ve akış çok sıkıcı.

Rastlarsanız bir bakarsınız ama yine de "devlet, bireylerin haklarını ve özgürlüğünü korumuyor ancak sen çevreni değiştirebilir belki bir iki kişiye yararlı olabilirsin" ana fikri için sonuna kadar dayanabileceğinizi sanmıyorum...

Her filmi seyrederim diyenler şansını deneyebilir fakat ben tavsiye etmiyorum, sonuçta seyredilmesi gereken farklı ve etkileyici bir film demek zor.