12 Ekim 2011

karıncanın tırnağı?

Bir noktadan yola çıkarak, ondan ona atlaya atlaya giden aklımın; belli bir mantık silsilesini takip ederek çok acayip yerlere ulaştığı olur. Dümdüz düşünce akışıyla ulaştığım sonuçlardan elde ettiklerimden bazen ben bile korkarım ama sizin için endişelenecek bir durum söz konusu değil :)

Şimdi, aklıma gelince telefonuma yazdığım uzun gönderiyi sizinle paylaşıyorum. Akıl hastanelerinin kaldırılmasının düşünüldüğü şu sıralar, elinizin gereksiz yere telefona gitmeyeceğini umuyorum :)

Doğada yaşayan kuşların tırnaklarının kesilmesine gerek yoktur, onlar ağaçlara dallara oraya buraya kona kalka tırnaklarının uzunluğunu günlük yaşamları içinde doğal yollarla farkında olmadan törpüleyerek sabit tutarlar.

Evde, kafes içinde beslenen kuşların tırnakları ise belli aralıklarla kesilmelidir çünkü hayvanın tırnakları kafes içindeki yaşam koşulları nedeniyle yıpranmadığı için normalden daha uzun olur.

Kafesin ince tellerine tutunduklarında da tırnaklarının uzunluğu nedeniyle kendi kendilerini yaralayabilir, en azından derisinin çizilmesine neden olup mikrop kapıp hastalanabilirler...

Tırnakları olan birçok evcil hayvanda da benzeri sorunlar vardır.

Kısacası; tırnakları olan hayvanlar doğada yaptıkları hareketlerle ve yaşam koşulları sebebiyle farkında olmadan tırnaklarını törpülerler, evcil hayvanların böyle bir yaşamı olmadığı için tırnakları yıpranmaz ve olması gereken uzunluğun üzerine çıkarak birçok yönden hayvana engel olabilir.

Gelelim karıncalara;

Karıncalar dik yüzeylere tırmanırken nasıl tutunur, onların da tırnakları mı var, varsa bunların rahatsızlık verecek kadar uzaması yine diğer hayvanlarda olduğu gibi sağa sola tırmandıkları (ya da başka şeyler yaptıkları) için doğal yolla engellenmiş oluyor mu?

Eğer karıncalarda da durum böyleyse yuvanın dışında görevli avcı ya da asker olan karıncalar normal olarak oraya buraya gidiyor bir şeyler tutup kaldırıyor, taşıyor ve tabii ki hiç durmadan da bir yerlere tırmanıp duruyorlar.... bu durumda bunların tırnakları normal olarak uzarken bir yandan da çevre koşulları nedeniyle yıpranıp normalde olması gerektiği boyutlarını korumuş oluyor... (mantığım bunu emrediyor)

İşte şimdi geldik esas konuya;

Bunlar böyleyse devamlı yuvada kalan karıncaların tırnakları ne oluyor?

Onlar da uzuyordur ama devamlı yuvada diğer işlerle uğraştıkları için yıpranıp doğal yollardan törpülenmesi mutlaka daha az oluyordur.

Bu durumda bu karıncaların tırnakları uzamaya devam eder ve normalden daha uzun olur...ki böyle bir şey o kadar küçük bir alanda çok sayıdaki karıncayı düşününce mantıklı gelmiyor....

Peki o zaman ne oluyor, nasıl oluyor?

Yuvada görevli karıncalar tırnakları uzamayan özel karıncalar mıdır?

Bu durumda da aynı koloni içinde iki farklı karınca oluyor; biri tırnakları uzayan karınca diğeri uzamayan...

Böyle iki ayrı tipte karınca olursa;
"yuvada çalışıp hayatı boyunca yuvada kalacak olan" karıncalarla "yuva dışında görevli olacak" karıncaların daha doğmadan önce hangisinin hangi özellikte olduğu genetik açıdan belirlenmiş olmalı... ki bu da doğanın izlediği basit ve kullanışlı olan yanına yani "pratik olanın hayata geçirilmesi" şartına ters düşüyor...

İki farklı tip karıncaya iki farklı tırnak tipi genetik olarak fazladan karışıklık çıkaracaksa ve uygulanabilirlik açısından da gereksiz bir fazlalıksa... O zaman ne!?

Bu durumda bunu açıklamak için en mantıklı sonuç;
[karıncaların yuvada kalan ve dışarıda görevli olan (iki ayrı işbölümünü yüklenen) iki ayrı tipi olduğu bilimsel gerçeğini de göz önünde bulundurduktan sonra] bu iki ayrı tipin tırnak yapılarının aynı olduğu ve hiç uzamadığıdır...

Peki öyleyse "içeride hafif koşullarda" ve "dışarıda zorlu koşullarda" tırnakların uzamasına biyolojik olarak gerek duyulmaması bizi hangi sonuca götürür?

Bu mantığa göre (Karıncaların tırnakları yıpranınca yeniden uzamasıyla yerine gelmiyorsa hayatını sürdürmesi için de tırnaklarının olması zorunluysa) cevap;

O zaman "karıncaların tırnakları, yıpranmayacak kadar dayanıklıdır." olmalıdır...
Öyle ki; hayatları boyunca o kadar şeyle karşılaşmalarına rağmen işlevlerini yerine getirir ve hiç aşınmazlar...

Durum ve en baştan beri yürüttüğüm bu mantık doğruysa o zaman karıncaların tırnakları incelenmeli o yapı çözümlenip dayanıklı yapay yarı organik malzemeler yapılması için çalışmalar, araştırmalar yapılmalı....

Not: Aslında çok kısa bir şekilde;
"Karıncaların tırnağını oluşturan dokuyu inceleyip buradaki malzeme benzeri bir madde yapıp kullanarak yapay organların dayanıklı olması yanında organik olması da sağlanabilir mi?" diye yazıp bırakmam lazımdı ama bu cümleyi okuyanlar neyi nasıl düşünüp nereden ne çıkardığımı anlamayabilirler diye bu konu hakkında ilk olarak yazdıklarımı da silmeden aynen bıraktım...

Sonuçta, "neyi söylediğin ya da yaptığın" kadar "nasıl söylediğin ve bulmak için izlediğin yöntem" de önemli olabiliyor, o yüzden hem kendi izlediğim düşünce akışını hem de buradan elde ettiğim sonucu birlikte yazmanın daha yararlı olacağını düşündüm.

Bu yazı hoşunuza gittiyse ve hâlâ buraya kadar bıkmadan okumaya devam ediyorsanız bir de şuna bakın: Mikrodalga fırından arılara uzanan bir tez