18 Ocak 2012

Duma [film]

Eskiden pazar sabahları TRT'de gösterilen ve genellikle bir çocuğun bir hayvanla dostluğunu konu alan filmler olurdu. Afrika'da geçen Duma'nın macerası da işte aynen o tarzda bir film.

Annesi ölen küçük çita, Afrika savanlarını boydan boya kesen asfalt yola çıkınca oradan geçen adamla filmin ana karakteri olan oğlu tarafından bulunur.

Kendilerine mutevazı bir çiftlik hayatı kuran ailenin yanında kalmasında bir sakınca olmayan kedi boyutundaki yavru çita (Duma) büyüyünce de kaçınılmaz olarak doğaya salınmasının vakti gelir.

Baba oğul bir plan yaparlar ama çocuğun babası aniden rahatsızlanır ve bir süre sonra ölür. Çocuğunla tek başına Afrika'nın ortasındaki bir çiftlikte yaşamak çok zor olduğu için kadın da kocasının ölümünden sonra şehire - teyzelerinin yanına- gitmeye karar verir.

Duma da oradaki bir barınağa bırakılacaktır ama bir şekilde insanların elinden kurtulur ve okula, çocuğun yanına gelir.

Çıkan arbedede çocuk Duma'yı insanların elinden kurtarır ve kararını verir; Babasıyla yaptıkları plana uyarak Duma'yı buldukları yere götürüp hayvanı doğal ortamına bırakacaktır.

İşte filmimiz güzel manzaralı sahnelerinin yarattığı sakinliğe uygun olarak ağır ağır akmasına rağmen bu şekilde hızlı bir giriş yaparak çocukla dostu çitanın Afrika'nın vahşi alanlarına yapacağı yolculuğa odaklanır.

Çöllerden dağlara, nehirlerden cangıllara kadar tehlikeli yerlerden geçen ikili, yılanlara örümceklere hatta fil ve timsahlara karşı zorlu doğa şartları altında ölüm kalım mücadelesi vermeye başlayacaktır.

Vahşi doğada adeta belgesel çekimlerinin ortasına dalmış gibi girişilen bu maceranın ana konusunu ve ayrıntılarını tabii ki anlatmayacağım hatta sonradan bu ikiliye katılan sürpriz yol arkadaşlarından da bahsetmeyeceğim :) ama genel olarak bir tür yol filmi kurgusu içinde seyreden filmi küçük büyük herkesin beğeneceğine emin olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

Filmde Hollywood tarzı yapay heyecan yaratacak gereksiz atraksiyonlar, saçma sapan dövüş sahneleri, abuk sabuk diyalogların olmaması bile seyretmek için yeterli bir sebepken bunun üzerine bir de sağlam bir senaryo ve tablo gibi sahneler ekleyin, hafif de olsa bir merakı da koyun bunun üzerine... işte size ailece seyredilecek orta kalitenin üzerinde güzel bir film.

Öyle anlaşılması güç sanatsal felsefi kaygılarla yapılmış bir film olmadığını çok olağanüstü şeyler beklemenizin doğru olmayacağını ama takibi sıkmayan ve başladığınız gibi bitirilen güzel bir film olduğunu özellikle söylemem gerekiyor. Eğer 8-16 yaş arası çocuğunuz varsa birlikte seyretmekten büyük keyif alacağınızı da ekleyip konuyu burada kapatıyorum, iyi seyirler.