24 Ocak 2012

Shunning [film]

Şansıma seçtiğim film yine yavaş akan ve pek de macera havası olmayan bir filmdi.

Dublaj sonrası yapılan “ses montajındaki hatalarla” arka plandaki seslerin gidip gelmesi ara sıra dikkatimi dağıtsa da filmi sonuna kadar izledim.

Neyse, söylenmeyi bırakıp filme geçeyim...

Dış dünyaya kapalı aşırı muhafazakâr bir tarikat yaşamı sürdüren cemaat köyü, günümüz dünyasında 16. yüzyıl mantığında bir hayat sürdürmektedir.

Buradaki bir aile, zamanında başından geçen bir olay sonucu yasak ilişkiden doğan bir bebeği evlat edinip kendi çocukları gibi büyütmüşlerdir.

Aradan 20 yıl geçince çocuk büyüyüp güzel bir genç kız olmuştur ve yakında da (bir hayli dindar babası için övünç kaynağı olan) cemaatin genç papazıyla evlenecektir.

[Zamanında kızın bir sevgilisi olmuş ama bu genç (anladığımız kadarıyla kendi isteğiyle) ortadan kaybolmuştur...]

Genç kızın bir hafta içinde papazla evlendirilecek olması büyük bir baskı altında hissetmesine neden olurken bunların üstüne anne ve babasının aldığı bir mektupla aile içi düzeni de karmakarışık olacaktır.

Doğduğu gün kendisini evlatlık olarak veren kadın yani gerçek annesi kaldıkları yere gelerek kızını görebilmek için aileyle temasa geçmiştir.

Bundan sonra bir genç kızın ümitleri, üzüntüleri, geçmişi, ailesi, evlilik kararı ve tarikat içindeki durumuyla ilgili yaşadığı gelgitler filmin ana çizgisini oluşturacaktır...

Vakti bol olan orta yaşa yakın evhanımları için kahve keyfini tamamlayan bir film olduğu gibi gelişmiş ülkelerde de cemaat yaşamı ve tarikatların bulunduğunu gençlere göstermesi bakımından ilginç bir film.

“Sakınarak” ismiyle dilimize çevrilen film (özellikle anne rolündeki Sandra W. Van Natta'nın oyunculuğuyla) “görüntülü radyo tiyatrosu” gibi olmasına rağmen kostümleri ve sahneleriyle de değişik bir havaya sahip...

Filmi seyretseniz de olur seyretmeseniz de. Ama bulunup seyredilmesi tavsiye edilecek kadar etkileyici bir yapım olmadığını söylemeliyim... Hani "eh işte" derler ya aynen öyle.