27 Şubat 2012

Kárhozat - Damnation [film]

O dönemlerde Doğu bloğu içinde yer alan Macaristan'da virane sayılacak kadar döküntü yerler...

Ve yine o dönemde oradaki insanların umutsuzluğunu, hayata olan ilgilerini yitirmişliğini yansıtan karamsar, bunalımlı, uzun ve durağan sahneleriyle ağır akan bir film...

Filmin kahramanı; asla mutlu olamayacak karakteriyle her zaman depresif olan Karrer isimli bir adam.

Karrer, küçük bir maden kasabasının uyduruk barına takılan sıradan mutsuz biri... Barın şarkıcısına kafayı takıyor ve kendisine verilen bir yurtdışı işini şarkıcı kadının kocasına veriyor (ki kadına ulaşabileceği bir boşluk yaratabilsin)...

Hem bunalımlı bir adamın takıntılı ilişkisini hem o dönemin bütün topluma yayılmış olan genel umutsuzluğunu vermeye çalışan film bence (ne yazık ki) aktarmak istediklerini doğru dürüst iletemiyor...

Ne açık açık bir toplumsal eleştiri, ne üstü kapalı bir durum tespiti ne de birey psikolojisinin derinlikleri tam anlamıyla verilebilmiş. (Klasik Doğu bloğu edebiyatının Avrupa kültür ürünlerini taklit ettiği dram filmlerinden biri demek daha doğru olur.)

Bol bol 50'li 60'lı yılların İtalyan sinemasındaki romantik ve duygusal sahneleri taklitten başka bir şey yok... devamlı yakın plan çekim bir duvar kadrajından açılan sahneler, devamlı bir yağmur çamur, devamlı “biri konuşurken diğerinin donmuş gibi takılıp kalması” ve neredeyse her dış çekimde sağa sola koşturup duran sokak köpekleri... sıkıcı... çok sıkıcı...

Haaa... ama normalden az konuşma olmasına rağmen her replikte filmin ve o anda konuşan karakterin boyunu aşan laflar da fazlasıyla bütün filmi kaplıyor o ayrı... Belki bir romanda okusanız yarım saat üzerinde düşüneceğiniz bir lafı yaşlı vestiyer kadın da söylüyor, barın sahibi de, şarkıcı kadın da, filmin kahramanı olan adam da... Herkes feleğin çemberinden geçmiş herkes filozof...

Çekim ve görüntü estetiği düşük, oyunculuk ya zayıf ya abartılı, diyaloglar gerçek hayattan uzak...

Filmi zaman kaybı olarak değerlendirdiğim için sizlere de tavsiye etmiyorum.

Zaten seyretseniz de;
daha o zamanlarda (80'ler) bir tarafta kaderine razı, sıradan hayatının sınırlarında sıkışıp kalanlarla diğer tarafta sadece kendini kurtarmaya çalışan insan karakterlerine pek dikkat edeceğinizden emin değilim... (yeri gelmişken de hatırlatayım bir iki açık sahnesi var, çoluk çocukla seyredilmeye uygun değil...)