06 Şubat 2012

Taken (96 saat) [film]

Sıradan konusu ve bilindik tv filmi sahneleri yüzünden "çok bir klişe" olan filmden beklediğimi bulamadım. Tamam, seyrediliyor ama eh işte, ilkel intikam duygusuyla kendini götüren filmden de ancak bu kadar oluyor. Gerisi duygu sömürüsü...

Neyse konuya geçeyim;

Adam, klişeleşmiş casuslu maceralı Hollywood filmlerinde "vatanı için duyduğu görev aşkı yüzünden ailesini ihmal etmek zorunda kalmış" sıradan ajan kahramanlardan biridir.

Eşi, haliyle kahramanı bırakıp kendine yeni bir hayat kurmuştur ;) 17 yaşındaki kızı şımarıklıkta ve saygısızlıkta işi had safhaya vardırmıştır, adamımız da kendi kendini yiyip bitirmektedir ama kendini tekrar göstereceği bir olay yaşarlar; kızı Paris'e gidince kaçırılır adamımız da kızını kadın tüccarlarının elinden kurtarmaya çalışır...

Kungfu tekvando karışımı hareketlerle önüne geleni döven kahramanımız silahlı adamların arasına dalıp (Cüneyt abinin kulaklarını çınlatarak) hepsini haklar, Paris'teki Arnavut çeteyi yok eder, arabayla kovaladığına yetişir kaçtığından kurtulur, vs. vs. vs....

Paronayak olup hep en kötü şeyi yaşayacağını düşünmenin doğru bir mantık olduğunu savunan filmde çıplaklık ve şiddet bulunduğu için çoluk çocukla seyrederken bir iki yerinde rahatsızlık duyabilirsiniz ama ben size “hiç seyretmeseniz de olur, benzerleri binlerce kez yapıldı ve onlardan yüzlercesini de televizyonlarda mutlaka izlemişsinizdir” diyorum...