12 Mart 2012

Bu fikre şapka çıkarıyorum...

Bir sürü birikmiş notlarım ve yazacak bir o kadar daha şey varken üzerinden fazla vakit geçmeden bu konuyu yazayım dedim...

İlk okuduğumda fikrin güzelliği o kadar ilgimi çekti ki; bunu ilk düşünen adamı alnından öpesim geldi.

Fikir şu;

Atmosferden çok ama çok çok çok büyük hacimdeki havayı motorlarla çekip yeraltına ya da boşaltılmış bir madene, mağaraya pompalıyorsunuz, hava burada sıkışıyor, sonra istediğiniz zaman bu havayı geriye boşaltıyorsunuz...


Fakaaat... Bu doldurma ve boşaltma sürecinde yer değiştiren havanın “trübinlerden” geçmesini sağlayarak elektrik enerjisi elde ediyorsunuz... (Bu tipteki elektrik santrallerine hava depolamalı elektrik santrali deniliyormuş. İngilizce olarak araştırma yapacaklar için "compressed air storage" terimininin kullanıldığını da belirtmekte fayda var.)

Bu fikri Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Almanya’da uygulamaya başlamışlar bile. Projeyi de bizde ilk olarak Fırat Üniv. İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. M. Cihat Tuna gündeme getirmiş. (Yalçın Bayer’in Hürriyet’teki köşesinde de bu konuyu yazmışlar.)

(temelde bu fikrin uygulandığı sistemler 1870’lerden itibaren projelendirilip hayata geçirilmiş ama bir şehrin ya da en azından büyük bir ilçenin enerji ihtiyacının tamamen karşılanması için düşünülmeye başlanması çok yeniymiş... bu konuyla ilgili (İngilizce) açıklamalara http://en.wikipedia.org/wiki/Compressed_air_energy_storage adresinden bakabilirsiniz)

Öyle ya da böyle, nükleer enerji santrallerinin sıkça tartışıldığı günümüz dünyasında alternatif enerji üretim yollarının da olduğunu hatırlatması açısından büyük bir yararı olacağını düşünüyorum. Umarım bu ilginç fikir bizde de uygulanır...

(İngilizce) ek bilgi için
http://news.cnet.com/8301-11128_3-10026958-54.html
http://www.isepa.com
linklerine de bakabilirsiniz.