05 Mart 2012

Io non ho paura (I’m not scared) [film]

Off... bıktım böyle mantıksız saçma sapan filmlerden... (ve ne yazık ki “IMDB” puanı yüksek olsa da nasıl bir film olduğu seyredilmeden de anlaşılamıyor.)

Neyse...

İtalya'da küçük bir köy ve köyün çocukları...

Fakir bir aile, serseri bir baba ve onun ne idüğü belirsiz it kopuk arkadaşları...

Bu fakir ailenin çocuğu (Michele) köyün diğer çocuklarıyla birlikte yakınlardaki terkedilmiş eski bir evin kalıntılarında oyun oynuyorlar.

Hep beraber geri dönerken kardeşinin gözlüğü kaybolunca Michele de gözlüğü aramak için yıkıntılara geri dönüyor. Ve harabe evin yanında üstü kapalı bir kuyu olduğunu farkediyor.

Kuyuyu (büyük ve tek odalı bir yer gibi olduğu için sarnıç demek daha doğru olur) merak eden Michele eternet benzeri sacla kapatılmış yeri açar ve oradaki pis bir örtünün altından dışarı çıkmış bir insan ayağı görür...

Büyük bir dehşetle oradan kaçar, kardeşinin yanına gelir ona bir şey söylemez, arkadaşlarına bir şey söylemez, eve gidince annesine babasına da hiç bahsetmez... (Michele, 10 yaşında ve normal bir zekâya sahip olmasına rağmen “Acaba gördüğüm bir ceset miydi, biri kuyuya düştü de orada mı kaldı?” filan diye düşünmez ve hiçbir şey yokmuş gibi davranır.)

Michele ertesi gün tekrar oraya gider ve yine kuyunun üstünü açar bu sefer o ayağın sahibiyle karşılaşır ve korkup kaçar... Tabii ki yine kimseye bahsetmez (manyak bunlar yaaa).

Üçüncü gidişinde kuyudakinin bir çocuk olduğu anlaşılır, çocuk Michele’den su ister, bir sonrakinde yiyecek vs. derken bunlar arkadaş olurlar falan... (ama bizim köylü çocuk Allah için bir kez "Sen niye buradasın, ne oldu, nereden geldin?" diye sormaz... bu senaryoyu yazan adam da bizim bu filmi bu anormalliklerine rağmen seyretmemizi bekler.)

Sonradan anlaşılır ki iki üç serseriyle birlikte Michele’nin babası bu kuyudaki çocuğu kaçırıp oraya hapsetmişlerdir... Michele bunu televizyondaki haberlerde görür ve sonra da kuyudaki çocuğu kurtarmaya çalışır...

Kaçırılan çocuk da bir kez olsun “İmdat!”, “Anne!”, “Yardım edin!” ya da “Polis!” falan diye bağırmaz ağlamaz hatta Michele kendisini dışarı çıkarınca otlarda yuvarlanıp güler oynar sonra tekrar kuyuya döner... (bunlar 10 yaşında, dikkatinizi çekerim, 5 yaşında değil.)

Böyle saçma bir filme yakışmayacak büyük bir özenle düzenlenmiş "sahne kadrajlarındaki estetik bakış açısı" dikkat çekse de bu film için uygunsuz olmuş, müzikler desen böyle bir konuya ters düşmüş, o dönemi o yılları anımsatan nostaljik göndermeler konuyla ilgisiz, konu desen saçma...

Filmin son 5-10 dakikası biraz baktırsa da asla izlenecek bir film değil, o yüzden sizlere de tavsiye etmiyorum...