27 Mart 2012

Şadiye Osmanoğlu - Babam Abdülhamid saray ve sürgün yılları

Osmanlı’nın dünyaya hüküm sürdüğü altın çağ çoktan bitmiştir fakat devletin yönetim ve iç işleyiş mekanizmalarının kendine özgü gidişatı devam etmektedir.

Osmanlı, belki bütün dünyaya kök söktürecek kadar büyük bir askeri güce sahip değildir ama yine de dünya siyasetini yönlendirebilecek kadar önemli olan etkisi devam etmektedir.

İçeride ve dışarıda Osmanlı’yı parçalamayı düşünenlerin birlik halinde hareket ettiği, yapmak istediklerini gerçekleştiremeyenlerin siyasi komplolarla, ayaklanmalarla bütün ülkeyi baştan aşağı sarstığı günler yaşanmaktadır.

İşte böyle bir dönemde II. Abdülhamid tahttan uzaklaştırılır ve sürgüne gönderilir. Ailesinden ve akrabalarından bazıları burada kalırken dışarı gönderilenlerin büyük bir bölümü uzun yıllar geri gelemez.

Sürgün yılları başlamadan önce sarayda tüm ailesiyle birlikte hayatını “sarayın olağan yaşantısı” içinde devam ettiren Şadiye Sultan da II. Abdülhamid’in kızı olduğu için bu olaylardan en çok etkilen isimlerden biridir.

Sürgün öncesi Osmanlı saray yaşantısındaki geleneksel hayatı “iç işleyişin” bir bölümünün ayrıntılarıyla anlatan Şadiye Sultan, 31 Mart Vakası olarak tarihe geçen ayaklanma sonrası dönemi, siyaset adamlarının davranışlarını, devlet protokolünün bir kısmını, sürgün olayının ayrıntılarını ve ülkelerini terk etmek zorunda kaldıkları günleri büyük bir samimiyetle yazmış.

Belli bir yaştan sonra Avrupa’da tek başına yaşamak zorunda kalan Şadiye Sultan, çok uzun yıllar sonra da (kitaptaki notların sonunda 1961 olarak belirtilmiş) bütün bu olayları toparlayıp bir araya getirerek bu hatıratı oluşturmuş.

Şadiye sultan, sarayda ve çevresinde tanık olduğu olayların haricinde o zamanlar Avrupa’nın durumundan ve hayat koşullarından bahsederek bir hayli ilginç ayrıntılarla dolu bir eser ortaya koyduğu gibi, babasına olan sevgi ve saygısına dayanarak yine o dönemin siyasi çerçevesini de başarılı bir şekilde aktarmış.

Dünyanın neresinde olursa olsun geldiği aristokrat aile yapısı ve konumu gereği büyük bir asalet timsali olarak hayatını sürdüren Şadiye Osmanoğlu; hatıratının son bölümünde “Osmanlı’nın parçalanması üzerine kurulu diğer devletlerin izlediği uluslararası siyaset” adına da oldukça ilginç tespitler ve açıklamalarda bulunarak yakın tarihimize büyük bir katkıda bulunmuş.

II. Dünya Savaşı sırasında Almanların işgal ettiği Fransa’dan İspanya’ya Venezuella’dan Amerika’ya kadar uzanan hayat hikâyesiyle çok güzel bir hatırat bırakan Şadiye Sultan’ın yazdıklarını, dönemi ve hem burada hem dünyada olup biteni o devir içinde kavrayabilmek için okumanızı tavsiye ediyorum.


Önce L&M Yayıncılık sonra da Timaş Yayınları'ndan çıkan 156 sayfalık kitabın fiyatı ise 8 TL.