04 Nisan 2012

etki bırakan sesler


Bilinen teknolojilerin geliştirilmesiyle ilgili her türlü yeni fikre ilgi duyduğum gibi “ses” ve “müzik” ile ilgili şeylere de bir hayli meraklıyımdır.

Bazen aklıma bu konularla ilgili değişik fikirler gelir ve tabii ki bu tip şeyleri uygulayarak hayata geçirmek de ya para ya da zaman isteyen bir şeydir. Haliyle sadece aklıma geleni yazar bırakırım...

İşte yine böyle başka biri de bir şey düşünmüş... ama vakti ve parası bol olduğu için de hayata geçirebilmiş :)

Konuyu fazla dallandırıp budaklandırmak, çok fazla teknik terimle doldurmak hem konunun akıcılığını hem de anlaşılırlığını bozacağı için “frekans”, “dalga boyu”, “beynin sesle ilgili bölümlerinde sinyallerin işlenmesi” vs gibi ayrıntılara girmiyorum. (Merak edenler her türlü kaynaktan bunları kolaylıkla öğrenebilir.)

Ama basite indirgeyerek de olsa yapılan şeyi bir şekilde anlatmam gerekiyor, başlıyorum;

Belli bir noktada durduğumuz zaman etrafımızda ses kaynağı olan her ne olursa olsun buradan çıkan ses dalgaları aradaki mesafeyi bir şekilde direkt ya da endirekt olarak katedip kulağımıza ulaşır... (bkz. şkl 1) :)

şkl. 1.
I.)..)..)...)....).....)......).......)I

Bu ses kulaklarımıza ulaştığında devreye giren fiziksel yapımız sinirler vasıtasıyla havadaki ses dalgalarını çeşitli elektrik sinyallerine dönüştürerek beynimize iletir...

Beynimiz de bu sinyalleri işler ve sesin geldiği yönü, şiddetini, ses dalgasındaki uzamı (giderek azalıyor mu, artıyor mu, yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor mu?) vs. hafızamızdaki bilgilerle eşleştirip kaynak hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar.

Özetlersek;
Fiziksel olarak sesleri kaynağından çıktıktan sonra takip edip kulağımıza; oradan da sinyallere dönüşüp beynimize giderken izledik. Beynimiz de bu sinyalleri işleyip ses kaynağı hakkında bilgi sahibi olmamızı sağladı.


Şimdi gelelim anlatacağım konunun ikinci aşaması olan; ses kaydı ve müzikte canlılık ya da "mekân boyutlarını gerçek anlamda ses kayıtlarına yansıtma"ya.

“Gerçek ve doğal” ortamda yukarıda anlattığım şekilde işleyen sistem herhangi bir ses kaydını dinlerken de aynı şekilde işliyor ama şöyle de bir sorun yaşanıyor: Ses kaydını alan mikrofonlar daha güçlü ve net kayıt yapma gereğiyle ses kaynağına yaklaştırılınca ses kaydı bizim ses kaynağından uzaklığımıza göre değil ses kaynağının bulunduğu noktadan yapılmış oluyor...

Bundan sonra ne kadar para harcarsanız harcayın, ne kadar kaliteli müzik sistemleri kurarsanız kurun ve ister 3D ister 5+1 denilen sistemleri kullanın yine de sesteki yapaylık ancak sıradan kayıtlara göre biraz daha gerçekçi oluyor hepsi bu...

İşte şimdi geldik bu yazının yazılmasına neden olan esas konuya.

Bu işlere kafa yoran biri düşünüp şöyle bir şey akıl etmiş;

Sahnede piyano çalan kadının yanında, kayıt için mikrofonları piyanonun içine bile koysalar yine de benim o piyanoyu konser salonunun ortasında duyduğum gibi gerçek bir mekân hissi yaratamıyorlar...

(sesi alıp bilgisayarda işleyerek concert hall, room vs. isimlerle efektler de uygulanabiliyor ama yine de aynı etki değil sadece bir boş mekân etkisi yaratılıyor ki o zaman da sesteki kalite kaybını göze almamız gerekiyor.)

Sonra fikir ve uygulama olarak şu aşamaya gelmişler;

Piyanodan çıkan ses, benim bulunduğum yerde bir dummy (fiziksel boyutlarıyla insana benzetilmiş test kuklası) olsa, bunun kulaklarının bulunduğu aynı yere kayıt yapan çok hassas mikrofonlar yerleştirip sesleri kaydetsem ne olur?

İşte bunu düşünüp yaptıkları zaman elde edilen kayıtlar gerçekten istenilen şeyi vermiş; konserde nerede duruyorsan, nasıl dinlediysen kayıt yapılıp da dinlediğinde de kalite ve mekân hissi aynı oluyor...

Bu tip ses kaydına “frekanslar direkt olarak beynin algıladığı gibi kaydedildiği ve yarattığı etki aynı bölgede olduğu için (nöron, nöral, naural ilişkisinden yola çıkarak) “Binaural” olarak isimlendirilmiş.

Bu konuyla ilgili teknik açıklama ve örnekler içeren videoyu tüm örnekleriyle sonuna kadar izleyince sesin bu yöntemle kaydedilmesi dinleyici için ne kadar gerçekçi bir ortam yaratıyor siz de göreceksiniz. Bunun için şu linkteki videoya bakmadan önce bilmelisiniz ki bu tip kayıtların özelliği sadece kulaklıklarla dinlenince ortaya çıkıyor, o yüzden
http://youtu.be/3FwDa7TWHHc ve
http://youtu.be/uDiTTXlchiY linkindeki (+ bir altta bonus olarak verilen) videoları mutlaka kulaklıkla dinlemelisiniz.
(birinci videoda topların ve ampüllerin patladığı bölüme, ikinci videoda ise piyano sesinin ne kadar gerçekçi bir mekân derinliğine sahip olduğuna dikkat!)

bir de gerçek kayıtta oradakilerin yanındaymışsınız hissi veren şu videoyu bonus olarak ekleyeyim
http://vimeo.com/16608752

Bu konu hoşunuza gittiyse ses ve müzikle ilgili yazdığım konuların linklerine de bakabilirsiniz, buyurun onlar da burada;

Ses ve çok ince ayarlar

Kendi sesimi kendim gibi duyabilir miyim?

Efendim? Duyamadım...

Kill 'm all

tape-phone

Sessiz hoparlör

Bilimsel sanat

burn in