07 Mayıs 2012

her şeyden biraz mı, bir şeyin hepsi mi?


Bazı okurlar mail atıp "...niye bu kadar birbirinden farklı konular üzerine yazdığımı, aslında -xxxxxx- konusu üzerine olan yazılarımı çok ama çok beğendiklerini..." söyleyerek "hep o konu üzerine yazarsam sitenin tam da istedikleri gibi olacağını..." belirtiyorlar.

Bu sabah yine benzer bir mail alınca hem sizlerle biraz dertleşeyim hem de bu konu üzerine küçük de olsa bir açıklama yapayım istedim.

Tamam, iyi güzel... o konuları ben de çok beğeniyorum, çok seviyorum, merak edip araştırıp okuyorum ama diğer konuları da aynı şekilde sevip merak ediyorum... (E, şimdi ne olacak?)

Kaldı ki tek konu üzerine düşünüp, tek konu üzerine düzenlenmiş şeyleri araştırıp geliştirmek pek de bana göre değil. Çünkü her şeyi birden içine alan büyük bir bilgi alanının, insanlara daha geniş bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyorum.

Kendi uzmanlık alanınıza odaklanırsanız o konu üzerine en iyilerden biri olabilirsiniz ama uzmanlık alanınızın (başka dalların da yardımıyla evrilerek) bir sonraki büyük adımının ne olacağını kestirmeniz güç olabilir. (bu mantığın genelde hayatın her alanında geçerli olduğunu da düşünürsek...)

Bilgisayar denilen mucizevi aleti ismi elektrik ve ampülle birlikte anılan Edison'un General Electric şirketinin yapabileceğini düşünüyorlardı ama IBM yaptı.

Sonra bilgisayar sistemlerinin son kullanıcının anlayacağı şekle getirilmesi için kullanıcı arayüzlerini IBM'in yapması beklenirken, bilgisayarları işletim sistemi sayesinde Microsoft "PC" haline getirdi.

Fakat; İnternete Microsoft yerine Google hakim oldu. Sosyal paylaşımda ise Google yerine Facebook atılım yaptı.

Üç aşağı beş yukarı neredeyse birçok konuda bu "bu şekilde işler" ve kendi işinin uzmanı olan yerine başka bir konuda gelişmeye açık diğer bir firma yenilikçi bir fikirle o ortamı alır başka bir alana taşır... (Nokia'nın hakimiyetini dokunmatik ekranlı iphone'uyla kıran Apple ve işletim sistemiyle bunları birleştiren Samsung'u bir düşünün)

Sınırım ne demek istediğimi anlatabildim.

Bir konu yerine birçok konu daha iyidir. Evet, para kazanmak için bir işte uzman olmak tabii ki şart ama ben burada ne para kazanmaya çalışıyorum ne de uzmanlık taslıyorum. Hayat birçok şeyden oluşuyor, bunlardan hangisi dikkatimi çekerse onunla ilgilenip beğendiğimi (ya da beğenmediğimin beğenmediğim taraflarını) burada yazıyorum hepsi bu...

Evet, bir konu üzerine uzman olmak, o konunun derinlerine inip en ince ayrıntılarına kadar didikleyip bulduğunuz şeyleri herkesin dikkatine sunmak ve paylaşmak gerçekten de güzel bir şey ama bu sefer de yazılanları sadece o konuya meraklı olan sınırlı sayıdaki "ilgilisi" okuyor.

Eğer böyle bir şey yapacak olsaydım 25 yıl profesyonel olarak gerçekleştirdiğim grafik sanatlar ve masaüstü yayıncılık üzerine bir site açmam gerekirdi, ki böyle bir şey benim için çok sıkıcı olurdu.

Zaten ben "Aman, acaba ben ne yazarsam beni daha çok insan okur?" derdinde olan biri değilim.

Amacım kendi tükettiğim her türlü kültürel malzemeyi paylaşıp aynı zevklere ve düzeye sahip olan insanlara güzel bir şeyler verebilmek. Bulup keşfettiğim şeyleri sadece kendi zihnimde tüketip paylaşmamak suçmuş gibi geliyor.

Hayatın içindeyiz, hayat müzikle, kitapla, filmle, bilimle, sanatla devam ediyor her gün bunlarla karşılaşıyoruz. O zaman bunların hepsinin yer alması kadar doğal bir şey yok diye düşünüyorum. [Zaten sitedeki etiket listesinin amacı da bir şekilde belli konuları özellikle takip edenler ve istemediği şeyleri okumak zorunda kalanların bunları atlamasını sağlamak amacıyla koyulmuştur, isteyen en çok sevdiğini takip eder isteyen hepsini...]

Bu konu üzerine her türlü yorumlarınıza açığım ama tek sesli, tek tip kültürel malzemeyle oluşturulacak sitelere sıcak bakmadığımı şimdiden belirtmeliyim... (ki zamanında sadece görsel sanatlarla ilgili 10.000 fotoğrafın bulunduğu bir naylondefter bloğum, güzel ve farklı müzik kliplerinin yer aldığı bir müzik bloğum ve bir de sadece seyrettiğim filmleri yazdığım film bloğum da oldu ama inanın benim için hiçbiri karelidefter gibi olamadı.)