11 Temmuz 2012

Tuzlamba



İşte "Nasıl olur da bugüne kadar haberim olmamış?" dediğim yeni bir şey; Tuzlamba

İlk duyduğunuzda kelimeyi anlamakta bile zorluk çekiyorsunuz :)

Araştırdım, okudum ve astım, bronşit gibi solunumla ilgili sorunların tedavisine yardımcı olmak amacıyla uygulanan alternatif bir yöntem olduğunu öğrendim.

Konuyu açıklayacağım ama önce içim rahat etsin diye bir uyarıda bulunmak istiyorum;

Sağlıkla ilgili (özellikle alternatif yöntemler gibi) konularda çok dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü bu işleri kendine göre yorumlayıp ortak çalıştığı kurum ya da şirketlere çıkar sağlamaya çalışan insanların yanlış yönlendirmelerde bulunması az rastlanan bir şey değil.
(Üniversite, Dr., Prof. vs ismi vermeyenlere ve sadece "Yapılan araştırmalara göre", "Tıp uzmanları", "Bilim adamları" diye açıklama yapanlara lütfen dikkatli yaklaşın, verilen isimleri de bu gibi haberlerde mutlaka araştırın.)


O yüzden bu konuyu sadece bilgimiz olsun diye okumaya özen gösterelim.


Bu tip ve benzeri uygulamalarda gerçekten tanıdığınız ve güvendiğiniz, yakın olduğunuz insanların tecrübelerini değerlendirmeden fikir edinip denemeye çalışmamanızı, kendinizi mecbur hissediyorsanız öncesinde de mutlaka bir doktara danışmanızı öneriyorum.

Şimdi geçelim konuya;

Efendim, biliyorsunuz ki lamba dediğimiz şey bir ampülden ve bazen de süslü görünmesi için onun üzerini ya da etrafını çevreleyen malzemeden başka bir şey değildir.

Ampül, elektrikle çalıştığı ve içindeki telin ısınmasıyla (ışıma yoluyla) ışık saçtığı için de epey bir ısınır. Bu ısı kaynağını çevreleyen abajurları da bilirsiniz her türlü maddeden yapılır ama ben ilk kez tuzdan yapılmış bir abajur gördüm.

Bundaki amaç; ısınan ampülün, kendi sıcaklığıyla etrafındaki tuzdan yapılan abajuru da ısıtıp bulunulan ortama tuz buharındaki eksi iyonları salmasını sağlamak. (Birçok kaynakta, solunan havadaki eksi iyonların solunum ve bağlantılı hastalıkların tedavisine yardımcı olduğu belirtiliyor, bunları aşağıda belirteceğim.)

Peki tuz buharı solumak iyi bir şey mi? İşte orasını doktorlar bilir.

Fakat özellikle eski Doğubloğu ülkelerinde astım, bronşit, sinüzit gibi hastalıklarda yaygın olarak alternatif tedavi yöntemi olarak kullanıldığını internetten araştırınca öğrendim. (evet hepimiz deniz suyunun ya da tuzlu suyun buruna genize çekilince, gargara yapınca, buruna damlatılınca iyi geldiğini biliyoruz ama buradaki uygulama daha farklı.)

Çok eskiden beri bilinen bu yöntem meğer dünyada tekrardan moda olmaya başlamış ve bu iş sadece lambalarla da sınırlı değilmiş.

Büyük spa merkezleri ve termal otellerde tuz odaları açılmaya başlanmış, yabancı kaynaklarda bu işin araştırmalarının yapıldığı ve nelere iyi geldiği hakkında yazılar yayınlamaya başlamışlar. "Tuzdan sabun"lardan tutun da içine tuz koyulunca bunu ortama aerosol gibi buhar şeklinde veren özel makinelere kadar daha birçok şey yapılmış.

Bizde de Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde Öğretim Üyesi olan Doç. Dr. Hanım Halilova "...Kristal kaya tuzu lambasının, havadaki artı iyonları nötr hale getirdiğini, toz, polen, bakterileri ve kötü kokuları içine hapsettiğini..." belirtmiş. Çankırı kaya tuzunun dünyada bu iş için en iyi tuz olduğunu söyleyen Halilova'nın açıklamalarını www.tuzlambasi.com adresinden okuyabilirsiniz.

Bu işin teknik açıklamalarını www.tuzlamba.com sitesinde, Dr. Halilova'nın sağlık sitesine "tuz ile bronşit tedavisi" konusunda verdiği bir demeci www.sagliksiteniz.com adresinde okuyabilirsiniz.

Polonyalı Dr. Felix Bochkowsky'nin metal madenlerinde çalışan madencilerin sağlıklarının bozulmasına rağmen tuz madenlerinde çalışanların sağlıklarında bir bozulma olmadığını gözlemleyip bu konu üzerine bir kitap yazdığı, bunun üzerine Mstislav Poljakowski'nin 1843'te Krakow yakınlarında açtığı özel tuzla tedavi kliniğinin bugün hâlâ açık olduğunu, II. Dünya Savaşı sırasında Almanların bombardımanından kurtulmak için tuz madenlerinde saklananlar arasında bulunan astım hastalarında düzelme görüldüğü gibi bilgiler içeren www.saltroom.com sitesinin İngilizce "tuzla tedavi" tarihçesini anlattığı http://www.saltroom.com/history/ linkine bakabilirsiniz.

Gerçekten ilginçmiş ama acaba bizim ülkemizde bu iş ne kadar ciddiye alınıyor, kimler ne yapıyor, ne diyorlar, çalışmalar ve uygulamalar ne seviyede diye merak ediyorsanız o zaman size Doğuş Medikal'in internet sayfasında yer alan şu (http://www.dogusmedikal.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=49&Itemid=86)  linkteki bilgileri okumanızı tavsiye ediyorum. Tuz odası neymiş, Haloterapi denilen bu uygulamanın esasları nelermiş vs. epey bir aydınlatıcı bilgiye ulaşabiliyorsunuz.