20 Eylül 2012

Dünya, pazar yerine döndü...



Yazıya girmeden önce size bir şey anlatmak istiyorum; hani denk gelmişsinizdir bir pazar kurulur insanlar alış veriş yapar derken bir kavga gürültü kopar ne olduğunu anlayamazsınız ama kavga eden iki üç kişinin arasına düşen sıradan bir vatandaş da arada kalıp tekme tokat payına düşeni yer. Kavga edenler ayrılır yine işine gücüne döner, olan durduk yere dayak yiyen sıradan vatandaşa olur.
İşte önce bu olayı gözünüzde bir canlandırın ondan sonra yazımı okuyun, dünya nasıl bir pazar yeri olmuş daha iyi anlayın istedim.

Amerika Afganistan'a girdi Taliban'ı kovaladı ama Afganistan'daki en önemli Bakır madenlerinin Çin'e taşınmasına engel olamadı...

Çin, Amerika'dan sonra dünyanın en büyük ekonomisine sahip. Ortadoğu'daki bütün bu karışıklığın esas sebebi de Amerika ve Çin'in bölgedeki hakimiyeti üzerine...

Amerika bugüne kadar Ortadoğu petrol ticaretini istediği gibi yönetti, Birleşik Arap Emirliği, Suudi Arabistan, Katar bu konuda Amerika nasıl isterse öyle yapmaya mecbur kaldı.

Çin, 25 yıllığına İran'da petrol bölgesi kiraladı, çıkarması, işlemesi, taşıması kendine ait olsun da yüz milyon varillik alımlar ucuza gelsin diye İran'la "topraktan" anlaşma yaptı.

Ruslar, İran'daki nükleer çalışmalar için her türlü desteği verip İran’ı da nükleer gücü olan ülkeler arasına soktular, tesisleri işletebilsinler diye İranlılara ücretsiz eğitim bile verdiler.

Amerika, olayın içine nükleer girip de aynı dar alanda ezeli rakiplerini kol kola görünce kayıtsız kalamazdı, İran'dan petrol alımı yapan ülkelere sınırlama, dolayısıyla İran'a da ambargo getirdi.

Çin, bu durumu değerlendirip İran'dan petrol alımını arttırdı ve İran için dünyadaki en önemli müşteri haline geldi.

Petrol, bildiğiniz gibi sadece benzincilerde satılan akaryakıt olarak kullanılmıyor, evinizdeki televizyonun ve elinizdeki telefonun plastik kasasından, işyerinizdeki bilgisayarın klavyesine, hatta asansördeki düğmelere, cebinizdeki kredi kartına kadar neredeyse her şey plastikten yapılıyor ve plastik de petrolden elde ediliyor.

Eh, tabii ki Amerika da boş durmuyor ve patent üstüne patent alarak bir sürü teknoloji geliştiriyor ama son yıllarda bunların içinde iPhone diye bir şey var ki son iki yılda 20 milyon adet satışıyla Amerikan ekonomisindeki etkisini göz ardı etmek mümkün değil.

Ekonomi olarak çeşitli manevralar yapan Amerika, etkisini arttırmak ve kontrolü elden bırakmamak için Ortadoğu'da siyasi hareketlere de müdahale ediyor. Ama; harita üzerinde Ortadoğu'da tek bir çizgiyle yan yana dizilen herkese karışarak istediği düzeni kurmaya çalışan Amerika'nın karşısına her seferinde Rusya ve Çin dikiliyor.

Bu çekişme Suriye'de en üst seviyede yaşanırken birden İslam dünyasını karıştıran film rezaleti ortaya çıktı ve Libya karışınca Amerika bölgeye uçak gemilerini gönderdi.

Fakat ne hikmetse bu uçak gemileri bölgede tayakkuz halinde bekleyeceğine "İran, İsrail'e saldırırsa..." diye gelen diğer deniz kuvvetlerinin de katılımıyla büyük bir tatbikata dönüştü.

İran geri kalmadı ve hemen tarihinin en büyük hava tatbikatlarından birini yapacağını açıkladı, Rusya'da destek vermek adına büyük bir tatbikat yapacağını duyurdu.

Japonlarla yaratılan suni ada kriziyle uğraşan Çin'i merak ediyor musunuz? Hiç merak etmeyin, onlarda bir milyarlık bir nüfus var ve büyük bir çoğunluğu Amerika için harıl harıl iPhone üretmeye devam ediyor.

İş başka arkadaşlık başka, artık bütün dünya böyle düşünüyor.
Öyle olmasa ["Amerika'da 600 dolara satılan" iPhone'lara Rusya'da insanlar 2000 dolar vermeye razılar diye] iPhone 5 için Rusya'da Aralık 2012 resmi satış tarihi olarak belirlenmezdi.

Bu siyasi pazar yerinde sebepsiz dayak yiyen Ortadoğulunun halini anlatabildim mi bilmiyorum ama ne yazık ki durum böyle.

(bu konu 19.09.2012 tarihli habersabah.com sitesinde yayınlanan yazımdan alınmıştır.)