22 Ekim 2012

Aguirre, der zorn gottes


İspanyolların Amerika kıtasını keşfettikleri(!) [istila ettikleri] zamanlarda kıtanın iç taraflarına doğru yaptıkları yolculukların filmlere konu olmuş bir sürü varyasyonu vardır.

Genelde de bunlar bir şekilde mutlaka efsanevi altın şehir "El Dorado"dan bahseder. İşte, kiminde oraya varanlar olur kiminde bu yolda ölenler, altın ve para hırsı yüzünden birbirine düşüp yolda birbirini öldürenler vs. vs. vs.

Bu filmde böyle bir konuya sahip ama çok durgun, olaysız, saçma sapan bir gidişatla yolda sefil perişan olup en sonunda yok olan bir grup insanı anlatıyor ama çok çok çok sıkıcı...

(Tamam, en basit şekilde küçük bir grup örnek olarak gösterilerek bu işlerin geniş çaplı nasıl bir mantıkta yapıldığını, işlerin kendilerine nasıl geliyorsa o şekilde yürütülmesi mantığını nasıl oluşturduklarını vermesine veriyor ama artık bunları bilmeyen de kalmadı.)

Film sıkıcıydı, Klaus Kinski'nin oyunculuğundan medet ummakla da yanılmışım, başta film açılırken yazan şeylerin en sonunda çıkan ".... bu olaylar yaşandıktan sonra geriye sadece keşiş bilmem kimle bir de bilmem kim, kalmıştır" benzeri yazı da biraz heveslendirmişti beni ama filmde beklediğimi bulamadım.

Kısaca konusuna gelirsek;
Büyük bir grup dağları aşarak ilerlemektedir, yanlarında askerler, soylular, din adamları, yerliler vs. tam takım zorlu bir yolculuğa çıkmışlar...

Fakat bir yerden sonra ilerlemek mümkün olmayınca bu grubun içinden öncü bir grup seçip onları keşif için yollarlar.

Yolda grup içinde bölünmeler başlar ve küçük çaplı bir isyan hareketiyle Aguirre olaya el koyup yönetimi ele geçirir. Kafasına göre istediğini yaptırabileceği bir adamı da bulunmamış krallığa ait toprakların hükümdarı ilan eder ve yola koyulur.

Çok gaddar ve hırslıdır ama yönetimi ile yaptıkları hem beceriksizce hem de insanlık dışıdır. En sonunda tüm adamlarını kaybeder kendi de ölür...

E, ne şimdi bu?

Bir de kötü bir kamera, kötü bir olay anlatımı vs.... hiç seyretmeyin diyeyim de bari yanılıp da boşa vakit kaybetmeyin...

Fakat, filmin minik bir arkaplanı var. Aslında bence beyinlere kazınmak istenen şey aslında bu; Oralara dini görevle misyonerlik amacıyla gidilmişti de aramızdan hırsına yenilip bizlere de başkaldıran bazı komutan ve görevliler kötü şeyler yaptılar... Yani biz de insanız herkesi kontrol etmemiz ve denetleyip düzeltmemiz mümkün değil, oluyor böyle şeyler... Siz de bu olaylara bakıp da bu kötülükleri bizim yaptığımızı sanmayın münferit olaylar bunlar...

Ama biz yemiyoruz, hatta ben seyredip herkese söylüyorum "Yemiyoruz. Bu filmle bilinçaltımıza yapmak istedikleri şey bu, seyretmeyin, film olarak da kötü."