18 Ekim 2012

hangi iş, hangi meslek?

..... isminde bir arkadaşımız bana mail atarak bir şey danışmak istemiş. "Abi, yirmi yaşıma geldim ama ne olacağımı ne yapacağımı hâlâ bilmiyorum. Hangi mesleği önerirsiniz?" diye sormuş...

Canım kardeşim, öncelikle beni böyle bir şey için fikir verecek, akıl danışılacak kadar kendine yakın gördüğünden dolayı teşekkür ederim.  [kelin merhemi olsa:)]

Sana yine özelden de bazı şeyleri mailde yazdım ama sonra düşündüm ki bu mesele birçok insan için önemli ve affına sığınarak sana söylediğim şeylerin bazılarını buradan diğer arkadaşlara da söyleyerek faydalı olmaya çalışmak istiyorum.

Gençlere ve mesleğini değiştirecek olanlara, sektör değiştireceklere en önemli tavsiyem "ince işler" diye tabir edilen resim, edebiyat, müzik gibi sanatın hiçbir dalıyla uğraşmamaları olacaktır. 

Sanat ve kültür önemli ama burada değil! Bunu sakın unutmayın.

Ekonomik düzeyi bizim gibi çok düşük, siyasi ve toplumsal yapısı orta seviyenin altında, bireysel hak ve özgürlüklerin yetersiz olduğu toplumlarda kültürle sanatla ilgili bir şey yapıyorsanız mutlaka sürünürsünüz... Çünkü ortada bunları alacak, tüketecek ve bunlara para verebilecek insan-ortam-ekonomik durum yok. (reklamlarda gördüğünüz şeylerin tamamı yalan, öyle bir dünya, öyle bir ortam yok, bütün amaç koskoca ülkede topu topu 1-2 milyon doğuştan zengin insanı kendi ürünlerine çekmek, yani o reklamlar, o tanıtımlar, arabalar evler vs. sizin için benim için değil, sadece o mutlu küçük azınlığın tüketim tercihlerini değiştirmek için.)

Çok emek sarf edersiniz ama yine de para kazanamaz, olması gerektiği gibi normal şartlarda yaşayamazsınız. Çalıştığınız yerde iş üstüne iş yığarlar (en küçük işletmeden en büyük holdinglere kadar bu böyledir, emin olabilirsiniz.) 

Her şeye yüzde yüz zam gelir ama sizlere yıllarca yüzde iki yüzde üç zam yaparlar (çünkü en büyük işveren devlettir ve asker, polis, memur olarak en çok çalışana o sahiptir. En küçük bir zam oranı bile işleri ters yüz eder, maaşları veremeyecek hale getirir diye enflasyonu düşük gösterip zamları da düşük tutarlar...) doğal olarak tüm şirketler de bu oranlara göre zam yaparlar. O yüzden bir yerde çalışıp iyi bir zam alacağınızı düşünüyorsanız sakın bunu hayal bile etmeyin.

İşler yoğun, maaşım az dediğiniz zaman size "Beğenmiyorsan çık, buradan taaa bilmem nereye kadar senin aldığın maaşın yarısına çalışmak için sırada işe girecek bir sürü insan kuyruk olmuş, sen maaşını beğenmiyorsun!" derler ama buradaki iş yükünü azaltmak için bir iki kişi daha alsanız diye sitem edersen; o "yarı maaşınıza çalışmaya hazır sırada bekleyenler" nasıl oluyorsa birden yok olurlar ve "Ohooo, yeni birini almak ne kadar maliyet getiriyor biliyor musun?" cevabını verirler...

O yüzden siz siz olun, sanatmış, kültürmüş, edebiyatmış, müzik falan bunlardan uzak durun... Ama bunlarla ilişkinizi koparın demiyorum, sakın yanlış anlamayın. Bu işleri yapmayın diyorum.

[Haaa diyeceksiniz ki "Bak şu ünlü olmuş, çok tanınıyor seviliyor, çok güzel bir hayatı var ve para kazanıyor..." inanın o başka iş yapsaydı da yine öyle olurdu çünkü bu şekilde böyle bir toplumda o konuma gelebildiyse ya aileden çevreden ya da bir şekilde belirli olmayan bir kaynaktan destek görmüştür... Tabii ki milyonda bir olan ve insanüstü bir olağandışılıkla yeteneğini gösterip milyonların sevgisini takdirini kazanmış beş on gerçek sanatçıyı bunun dışında bırakmak gerekir, onlar konumuzun dışında kalıyor.]

Bu ortama en iyi uyan şey ticarettir. Küçük de olsa kendinize ait bir yer açın, ne olursa olsun bir şeyler alıp satın... sonunda başaracağınıza eminim... (ama burada da yine dikkat edin sanatsal ve kültürel ürünler satmaya kalkışmayın, yiyecek olsun, giyecek olsun, tamirle ilgili yedek parçayla ilgili, insanların almaya mecbur olduğu şeyler olsun.)

Sonradan kimse bize hiçbir şey demedi demeyin.

Bize demediler ama ben size söylüyorum işte ;) ticaret yapın para kazanın, kazandığınız parayla eğer içinizde varsa sanatı yine yaparsınız, kültürel etkinliklerin her türlüsüne yine katılırsınız... Burada durum budur... Yanılıp da hayatınızı yakmayın!