<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432</id><updated>2012-01-26T13:55:04.739+02:00</updated><category term='psikoloji'/><category term='belgesel'/><category term='teori'/><category term='proje'/><category term='görüş'/><category term='çevre'/><category term='sanat'/><category term='tarih'/><category term='siyaset'/><category term='eski mektuplar'/><category term='teknoloji'/><category term='ayrıntı'/><category term='müzik'/><category term='biyoloji'/><category term='buluş'/><category term='kültür'/><category term='deney'/><category term='sağlık'/><category term='internet'/><category term='video'/><category term='film'/><category term='edebiyat'/><category term='kişisel'/><category term='diğer'/><category term='öneri'/><title type='text'>kareli defter [ delirmiş bunlar :) ]</title><subtitle type='html'>Siz bir okumaya başlayın, ben nasıl olsa yetişirim :)</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1259</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-542090123349137286</id><published>2012-01-24T17:53:00.000+02:00</published><updated>2012-01-24T17:53:38.468+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Tuya's marriage (Tuya de hun shi) [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-NTotXlK-8fk/Tx7TXdVhoHI/AAAAAAAAKSI/c55tn9cilWY/s1600/tt0949564.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://3.bp.blogspot.com/-NTotXlK-8fk/Tx7TXdVhoHI/AAAAAAAAKSI/c55tn9cilWY/s320/tt0949564.jpeg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;Moğolistan'ın uçsuz bucaksız bozkırlarında kuş uçmaz kervan geçmez  bir yerde yaşayan ailenin ve tabii ki filme ismine veren Tuya'nın dramatik öyküsü... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İki çocuklu bir aile, babaları belden aşağısı felçli olduğu için anneleri (Tuya) çobanlık yapmaktır. Zorlu hayat şartları altında ezilen Tuya her şeye rağmen güçlü, dinç ve diri bir kadındır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Tuya'nın kocası bu zorlu şartlar altında devam eden hayatları içinde ailesine yük olduğunu düşünmektedir ve karısının kendisini boşamasını istemektedir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Çocuklara daha iyi bakabilecek yeni bir koca bulmayı kabul eden Tuya boşanmaya razı olur ama ilginç bir şartı vardır; evleneceği adam yanlarında kalmaya devam edecek olan kocasına da bakmayı kabul edecektir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felçli kocasına ve çocuklarına daha iyi bakabilmek için yeniden evlenmeye karar veren Tuya'nın boşanmasıyla birlikte evine talipliler gelip gitmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuya'nın damat adaylarıyla görüşmeleri, eviyle çocuklarıyla uğraşması, at üstünde koyunları çekip toparladığı bozkırın bakir doğası ve kendisine her fırsatta asılan komşusuyla ilişkisi film boyunca ilgimizi ayakta tutmayı sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Eğer sinema; biraz da farklı kültürleri ve dünyanın bir ucundaki insanları hayatlarıyla birlikte başkalarına yansıtmaksa bu film bunu çok güzel başarıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binlerce yıldır devam eden "yaşamlarının değişmez yerleşik düzenlerini" göstermesiyle film etnik öğeler taşıyan bir havaya sahip olsa da konu ve karakterler bakımından günümüz dünyasını da çok güzel yansıtıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde konunun geçtiği gibi bir yerde yaşayan insanların hem duygusal hem de davranış açısından bu kadar modern görüşlü bu kadar saf ve bu kadar içimizden biri gibi olmaları insanı hayrete düşürüyor. (fakat eminim ki orada yaşayan insanların birçoğu gerçekten de böyledir. Film  bunu çok güzel yansıtmış.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #ead1dc;"&gt;Kendi toplumunu ekonomi, siyasi, kültür ve yaşam şartları bakımından suçlayıp eleştirmeden “olduğu gibi, o ortamın içinde yer alan insanları” gösterip içlerinden birini çevresiyle birlikte konu olarak ele alan "Tuya'nın evliliği"ni ben beğendim sizlere de izlemeniz için tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem bireyi, hem kadın olmayı, hem aileyi, hem de hayatı konu edinen ama bunları işlerken bulunulan yere göre olması gereken davranışlardan, doğallık ve gerçeklikten ödün vermeyen evrensel etkiyi yakalayabilmiş şık bir film.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin akış hızı Hollywood filmlerine alışık olanlara biraz yavaş gelebilir ama böylesine içten ve özgün konuları da Hollywood'da pek işlemiyorlar. &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Yavaş ilerleyen ama sıkmayan bu değişik filmi özellikle festival izleyicisine tavsiye ediyorum.&lt;/span&gt; Belki arşivlik mükemmel ötesi bir yapım değil ama gerçekten görülmeye değer ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-542090123349137286?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/542090123349137286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=542090123349137286' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/542090123349137286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/542090123349137286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/tuyas-marriage-tuya-de-hun-shi-film.html' title='Tuya&apos;s marriage (Tuya de hun shi) [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-NTotXlK-8fk/Tx7TXdVhoHI/AAAAAAAAKSI/c55tn9cilWY/s72-c/tt0949564.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2741226499661682359</id><published>2012-01-24T17:38:00.000+02:00</published><updated>2012-01-24T17:38:10.392+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Shunning [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rmwouS41G6k/Tx7O4K_-gBI/AAAAAAAAKR8/cpoWQxHfTIo/s1600/tt1561770.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://3.bp.blogspot.com/-rmwouS41G6k/Tx7O4K_-gBI/AAAAAAAAKR8/cpoWQxHfTIo/s320/tt1561770.jpeg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Şansıma seçtiğim film yine yavaş akan ve pek de macera havası olmayan bir filmdi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dublaj sonrası yapılan “ses montajındaki hatalarla” arka plandaki seslerin gidip gelmesi ara sıra dikkatimi dağıtsa da filmi sonuna kadar izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Neyse, söylenmeyi bırakıp filme geçeyim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Dış dünyaya kapalı aşırı muhafazakâr bir tarikat yaşamı sürdüren cemaat köyü, günümüz dünyasında 16. yüzyıl mantığında bir hayat sürdürmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradaki  bir aile, zamanında başından geçen bir olay sonucu yasak ilişkiden doğan bir bebeği evlat edinip kendi çocukları gibi büyütmüşlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan 20 yıl geçince çocuk büyüyüp güzel bir genç kız olmuştur ve yakında da (bir hayli dindar babası için övünç kaynağı olan) cemaatin genç papazıyla evlenecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Zamanında kızın bir sevgilisi olmuş ama bu genç (anladığımız kadarıyla kendi isteğiyle) ortadan kaybolmuştur...]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Genç kızın bir hafta içinde papazla evlendirilecek olması büyük bir baskı altında hissetmesine neden olurken bunların üstüne anne ve babasının aldığı bir mektupla aile içi düzeni de karmakarışık olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğduğu gün kendisini evlatlık olarak  veren kadın yani gerçek annesi kaldıkları yere gelerek kızını görebilmek için aileyle temasa geçmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra bir genç kızın ümitleri, üzüntüleri, geçmişi, ailesi, evlilik kararı ve tarikat içindeki durumuyla ilgili yaşadığı gelgitler filmin ana çizgisini oluşturacaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Vakti bol olan orta yaşa yakın evhanımları için kahve keyfini tamamlayan bir film olduğu gibi gelişmiş ülkelerde de cemaat yaşamı ve tarikatların bulunduğunu gençlere göstermesi bakımından ilginç bir film.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sakınarak” ismiyle dilimize çevrilen film (özellikle anne rolündeki Sandra W. Van Natta'nın oyunculuğuyla) “görüntülü radyo tiyatrosu” gibi olmasına rağmen kostümleri ve sahneleriyle de değişik bir havaya sahip... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;Filmi seyretseniz de olur seyretmeseniz de. Ama bulunup seyredilmesi tavsiye edilecek kadar etkileyici bir yapım olmadığını söylemeliyim... Hani "eh işte" derler ya aynen öyle.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2741226499661682359?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2741226499661682359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2741226499661682359' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2741226499661682359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2741226499661682359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/shunning-film.html' title='Shunning [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-rmwouS41G6k/Tx7O4K_-gBI/AAAAAAAAKR8/cpoWQxHfTIo/s72-c/tt1561770.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3845980347968925719</id><published>2012-01-24T17:12:00.000+02:00</published><updated>2012-01-24T17:12:14.746+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>La sconosciuta (Unknown woman) [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lA96pwokrWc/Tx7KRFSs5oI/AAAAAAAAKRw/e7NfZh93G8Q/s1600/tt0494271.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://1.bp.blogspot.com/-lA96pwokrWc/Tx7KRFSs5oI/AAAAAAAAKRw/e7NfZh93G8Q/s320/tt0494271.jpeg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Televizyon aksiyonlarının beylik sahneleriyle doldurulmuş ikinci sınıf bir macera filmiyle orta ayar dram konusunun birleşimi olan film aslında çok da kötü değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerinde çalışılsa biraz daha iyi olabilirmiş ama ayrıntıları işlerken düşülen hatalar filmi sıradanlaştırmaktan öteye gidememiş. Neyse... ben konuya geçeyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmi dilimize “Esrarengiz kadın” olarak çevrilen &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Film; Her türlü kirli işi yapan mafya çetesinin eline düşen “Ukraynalı genç kadının sayısız tecavüze uğraması ve hamile kaldıkça doğan bebeklerinin satılması” konusu üzerine oturtulmuş.&lt;/span&gt; (Konu böyle olunca çok gereksiz ve bir o kadar rahatsız edeci sahnelerle dolu olduğunu en baştan söylemekte fayda görüyorum.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Kadın bir şekilde kurtuluyor ve mafya tarafından satılan son çocuğunu bulmak için takibe başlıyor. Çocuğun yeni ailesi yanında hizmetçi olarak işe giriyor, eskiden yaşadığı karanlık günleri hatırlayıp üzülüyor, bunları yaparken bir taraftan da mafyadan gizleniyor vs. vs. vs.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke; daha sade ve net bir bakış açısıyla senaryolaştırılsaymış... Keşke; daha az sahne atlasalarmış ve ana konuyla hiç alakası olmayan gereksiz sahneleri “heyecan yaratacağız” diye keşke hiç aralara sıkıştırıp durmasalarmış... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve keşke; her sahnede “gerilim filminin en son, en kritik anıymış gibi gıy gıy gıy tek düze ve gittikçe daha yükselen bir keman sesiyle heyecan yapmaya çalışmasalarmış... Ve tabii ki bir de ne olduğu belli olmayan o saçma sapan açık saçık tecavüz sahnelerinin saniyelik görüntülerini filmin her yerine serpiştirip durmasalarmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar keşkeye rağmen hâlâ seyretmeyi düşünüyorsanız &lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;şiddet ve estetik olmayan çıplaklık içerdiğini, 16 yaşından küçük çocuklara uygun olmadığını belirteyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Bütün bunlara rağmen filmin iyi kötü giden bir konusu, abartılı da olsa oyunculuğu  ve hafiften bir "neymiş acaba?" diye merak ettiren gidişatı da yok değil hani, şimdi hakkını da yemeyelim... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama iyi bir film seyretmek istiyorsanız tercih edilecek kadar da güzel değil, filmi tarif etmek için &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;“Elinde hiçbir şey yoktur o zaman vakit geçsin diye seyret, kaldır at”&lt;/span&gt; kategorisinde olduğunu söylersem sanırım ne demek istediğim daha iyi anlaşılır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3845980347968925719?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3845980347968925719/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3845980347968925719' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3845980347968925719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3845980347968925719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/la-sconosciuta-unknown-woman-film.html' title='La sconosciuta (Unknown woman) [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-lA96pwokrWc/Tx7KRFSs5oI/AAAAAAAAKRw/e7NfZh93G8Q/s72-c/tt0494271.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4718068621912419825</id><published>2012-01-19T11:22:00.000+02:00</published><updated>2012-01-19T11:22:46.064+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Melancholia [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-t-gNUiLKCuU/Txfe2TrEsII/AAAAAAAAKRg/J2lPealRMbA/s1600/tt1527186.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://3.bp.blogspot.com/-t-gNUiLKCuU/Txfe2TrEsII/AAAAAAAAKRg/J2lPealRMbA/s320/tt1527186.jpeg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Lars von Trier, yaşadığı bunalımlı dönemin sonunda depresyondan çıkınca bol bol kitap (özellikle Dostoyevski ve Thomas Mann) okuduğunu söylemiş, keşke okuduklarından biraz etkilenmiş olsaydı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştirmenlerin bu filmi “Yılın en iyi filmi” seçmelerine aldanmış biri olarak sizlerin aldanmasını istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Bu kadar imkâna, bu kadar olanağa rağmen böyle kısır ve sıradan bile olamayacak kadar kötü filmleri nasıl yapıyorlar anlayabilmiş değilim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, filme geçelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melancholia, filmde dünyaya çarparak hayatın sonunu getirecek gezegenin ismi. (sanırım bu 2012'de dünyanın sonu gelecek saçmalığı dışarıda daha bir fazla ilgi görmüş ki adam da bundan yararlanıp araya böyle bir dünyanın sonu geliyor temalı film sıkıştırmış.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki kız kardeş var; biri şizofren ve melankolik Justine diğeri de Claire...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film kız kardeşlerin isimlerini taşıyan iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm olan Justine’de görgüsüzce aşırı pahalı ama bir o kadar da durgun ve sönük geçen, insanların her şeye boşvermiş haliyle isteksizce katılmış olduğu bir düğün var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçma sapan, aşırı boş ve gereksiz bu bölümü geçmeyi başarabilirseniz ikinci bölüm olan Claire’de film en başından tekrar başlıyor ve bu sefer her şey normal olan kız kardeş Claire tarafından aktarılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci bölümde normal insan mantığına daha yakın bir kurgu takip etme imkânı buluyoruz. Ve anlıyoruz ki meğer birinci bölümde gördüklerimiz sadece şizofren kız kardeş Justine’in normal hayatı öyle algılaması ve kurduğu hayallerden ibaretmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Justine gerçekten sorunlu bir tip ve dünyanın sonuna iki üç gün kala yavaş yavaş bu sonu doğal olarak (hatta hiç umursamadan) karşılamaya başlıyor (hayatı sevmeyen biri için bu anlaşılabilir bir şey buna bir şey diyemiyorum, olabilir). Küçük bir oğlu olan Claire ise gittikçe artan bir panikle (normal insanlar gibi) ne yapacağını bilemez hale geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artan baskı karşısında anormal insanların normal, normal insanların anormal tepki vermesinden daha doğal bir şey olamayacağı için filmin bunu konu edinip söyleyecek bir şey bulamaması da bana normal geliyor ama keşke her akla gelen minik bir ayrıntı için bu şekilde “sanat(!)” yapmaya kalkmasalarmış daha iyi olurmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Filmin ilk 10 dakikasında gösterilen durağan ağır gösterim sahnelerin bir hayli estetik olduğunu söylemem gerekse de filmin tamamı için bunu söylemek çok zor (hele son bir iki filmde gördüğümüz efektli uzay sahnelerine özenilip kötü taklitlerinin yapıldığı bölümleri hiç açmayayım). Kimi yerde zorlama bir iki estetik sahne sekansı, bir iki yerde yine gereksiz hareketli kamera ile hız katmaya çalışmalar falan filan... Kısacası berbat ötesi. (Kusura bakma Lars, film gerçekten kötü bir film.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok basit konusu, çok sıradan ve sıkıcı anlatımı ile tamamı baştan aşağı uyduruk olan bu film için söylediklerimi Lars Von Trier’in onaylayacağından adım gibi emin olmasam bu şekilde yazmazdım. Bu film bu adamı bitirmiş demek çok doğru olur ama belki kendini toparlayıp ileride ününü kurtaracak bir iki açık saçık filmle durumunu düzeltir ve insanlar da bu Melancholia rezaletini unutur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Zaman kaybından başka bir şey olmayan bu film, yönetmenin fanları tarafından bile beğenilmeyecek düzeyde o yüzden siz de seyretmeyin ve iki saat onbeş dakikanızı harcamayın. Her şeye rağmen hayat güzel ve bu kadar uzun bir süre içinde aklınıza gelen daha güzel bir şey yapmak varken niye böyle saçmalıklarla zamanınızı harcayasınız ki?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4718068621912419825?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4718068621912419825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4718068621912419825' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4718068621912419825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4718068621912419825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/melancholia-film.html' title='Melancholia [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-t-gNUiLKCuU/Txfe2TrEsII/AAAAAAAAKRg/J2lPealRMbA/s72-c/tt1527186.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7489707326213616468</id><published>2012-01-18T10:54:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T10:54:55.308+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>50/50 [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ZXSfZ1ntdFE/TxaH_MkmSpI/AAAAAAAAKRU/K_-l0uIXWyg/s1600/tt1306980.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://3.bp.blogspot.com/-ZXSfZ1ntdFE/TxaH_MkmSpI/AAAAAAAAKRU/K_-l0uIXWyg/s320/tt1306980.jpeg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İsmine ve iddiasız afişine bakınca “Farklı bir soygun filmi, ganimeti de yarı yarıya paylaşmak üzere anlaşıyorlar ama sonra sorun çıkıyor, hesaplaşıyorlar.” diye düşünmüştüm :) halbuki tamamen farklı bir konusu varmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;27 yaşındaki bir radyo programı yapımcısı sırtı ağrıyınca doktora gidiyor ve kanser olduğunu öğreniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmdeki diyaloglarda; saf ama kurnaz (ve kaba) arkadaşının çok düzeysiz konuşmalarıyla düşündükleri gibi samimi bir hava yaratmak istemişler ama samimiyet şöyle dursun tam aksine yapay ve çok basit bir ortam yarattıkları için film de çok düzeysiz olmuş... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Filmde gerisi çok uyduruk bir şekilde devam ediyor; kanser hastası olan adamı sevgilisi terk ediyor, adam gittikçe bunalıma giriyor, görüştüğü psikolog kadınla yakınlaşıyor sonra ameliyat oluyor vs. vs.  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu hastalıktan kurtulma şansı yüzde elli diye öğrendiği için şansının yarı yarıya olduğuna gönderme yapma amacıyla da filmin ismi fifty fifty yani 50/50 koymuşlar.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne teknik bir özellik var ne de güzel bir sahne, yaratılmak istenen duygusallık da izleyiciyi tatmin etmiyor. &lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;Gereksiz yere boş boş küfürlü, açık saçık, abuk sabuk diyaloglar insanın sinirini bozmaktan başka bir şeye yaramıyor.&lt;/span&gt; Film başka bir yerden yaklaşılsa belki normal ve izlenilebilir orta kaliteye yaklaşabilirmiş ama onun da pek önemi olmazdı diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde canlandırılan kanser hastası karakteri ile yanındaki seviyesiz ve densiz karakterin gerçek hayatta yakın arkadaş olmalarının mümkün olamayacağını bu filmi yapan ekipteki hiç kimse niye düşünmemiş bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Vakit kaybından başka bir şey değil. Basit ve sıradan bir iki duygu sömürüsü yapan sahne için izlemeye değmez.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7489707326213616468?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7489707326213616468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7489707326213616468' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7489707326213616468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7489707326213616468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/5050-film.html' title='50/50 [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ZXSfZ1ntdFE/TxaH_MkmSpI/AAAAAAAAKRU/K_-l0uIXWyg/s72-c/tt1306980.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7747781676873020061</id><published>2012-01-18T10:42:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T10:42:09.512+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Duma [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-8XipQ62NdpQ/TxaFp3I9g0I/AAAAAAAAKRI/WRHymrUzBYE/s1600/duma.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/-8XipQ62NdpQ/TxaFp3I9g0I/AAAAAAAAKRI/WRHymrUzBYE/s320/duma.jpeg" width="189" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Eskiden pazar sabahları TRT'de gösterilen ve genellikle bir çocuğun bir hayvanla dostluğunu konu alan filmler olurdu. Afrika'da geçen Duma'nın macerası da işte aynen o tarzda bir film.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Annesi ölen küçük çita, Afrika savanlarını boydan boya kesen asfalt yola çıkınca oradan geçen adamla filmin ana karakteri olan oğlu tarafından bulunur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendilerine mutevazı bir çiftlik hayatı kuran ailenin yanında kalmasında bir sakınca olmayan kedi boyutundaki yavru çita (Duma) büyüyünce de kaçınılmaz olarak doğaya salınmasının vakti gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Baba oğul bir plan yaparlar ama çocuğun babası aniden rahatsızlanır ve bir süre sonra ölür.&lt;/span&gt; Çocuğunla tek başına Afrika'nın ortasındaki bir çiftlikte yaşamak çok zor olduğu için kadın da kocasının ölümünden sonra şehire - teyzelerinin yanına- gitmeye karar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duma da oradaki bir barınağa bırakılacaktır ama bir şekilde insanların elinden kurtulur ve okula, çocuğun yanına gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkan arbedede çocuk Duma'yı insanların elinden kurtarır  ve kararını verir; &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Babasıyla yaptıkları plana uyarak Duma'yı buldukları yere götürüp hayvanı doğal ortamına bırakacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte filmimiz güzel manzaralı sahnelerinin yarattığı sakinliğe uygun olarak ağır ağır akmasına rağmen bu şekilde hızlı bir giriş yaparak çocukla dostu çitanın Afrika'nın vahşi alanlarına yapacağı yolculuğa odaklanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Çöllerden dağlara, nehirlerden cangıllara kadar tehlikeli yerlerden geçen ikili, yılanlara örümceklere hatta fil ve timsahlara karşı zorlu doğa şartları altında ölüm kalım mücadelesi vermeye başlayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vahşi doğada adeta belgesel çekimlerinin ortasına dalmış gibi girişilen bu maceranın ana konusunu ve ayrıntılarını tabii ki anlatmayacağım hatta sonradan bu ikiliye katılan sürpriz yol arkadaşlarından da bahsetmeyeceğim :) ama &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;genel olarak bir tür yol filmi kurgusu içinde seyreden filmi küçük büyük herkesin beğeneceğine emin olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde Hollywood tarzı yapay heyecan yaratacak gereksiz atraksiyonlar, saçma sapan dövüş sahneleri, abuk sabuk diyalogların olmaması bile seyretmek için yeterli bir sebepken bunun üzerine bir de sağlam bir senaryo ve tablo gibi sahneler ekleyin, hafif de olsa bir merakı da koyun bunun üzerine... işte size ailece seyredilecek orta kalitenin üzerinde güzel bir film.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle anlaşılması güç sanatsal felsefi kaygılarla yapılmış bir film olmadığını çok olağanüstü şeyler beklemenizin doğru olmayacağını ama takibi sıkmayan ve başladığınız gibi bitirilen güzel bir film olduğunu özellikle söylemem gerekiyor. &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Eğer 8-16 yaş arası çocuğunuz varsa birlikte seyretmekten büyük keyif alacağınızı da ekleyip konuyu burada kapatıyorum, iyi seyirler.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7747781676873020061?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7747781676873020061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7747781676873020061' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7747781676873020061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7747781676873020061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/duma-film.html' title='Duma [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-8XipQ62NdpQ/TxaFp3I9g0I/AAAAAAAAKRI/WRHymrUzBYE/s72-c/duma.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4169038584163367817</id><published>2012-01-16T13:37:00.005+02:00</published><updated>2012-01-16T16:07:43.297+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>BAŞLAT (Ready player one)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-FNsn2PEvZpI/TxQJeVwPiLI/AAAAAAAAKQ8/YtxBCCDnH9Q/s1600/baslat.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="313" src="http://3.bp.blogspot.com/-FNsn2PEvZpI/TxQJeVwPiLI/AAAAAAAAKQ8/YtxBCCDnH9Q/s320/baslat.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çok harika, müthiş heyecanlı ve &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;çok sürükleyici bir bilimkurgu kitabı&lt;/span&gt; olan "Ready player one"ı iki üç gün içinde büyük bir merak ve beğeniyle (çocuk gibi içim içime sığmayarak) okuyup bitirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok iyi seçilmiş bir konunun gerçek yanlarını ayrıntılarla süsleyerek geleceğe taşıyıp kurgulayan roman, okuyucuyu kitabın en başında avucunun içine almayı başardığı için okurken hiç sıkılmadan büyük bir hızla ilerliyorsunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;&lt;i&gt;[Ayrıntılara ve konuya tam olarak geçmeden önce söylemek istediğim bir iki şeyi söyleyip ondan sonra devam etmek istiyorum.]&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Öncelikle; ismini benim verdiğim yayınevinden böyle güzel bir kitabın çıkmasına çok memnun oldum. (Tamam, başka güzel kitapları da vardır elbette ama açıkça söylemem gerekirse şu son dönem moda olan vampirlerin aşk maceralarıyla dolu fantastik şeyleri gördükçe üzülmüyor da değildim.)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Neyse işte sonunda doğru yolu bulup :) böyle mükemmel bir bilimkurgu kitabı yayınladıkları için emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. (Kitabı bana "Sen böyle şeyleri seversin, mutlaka oku!" diyerek öneren Esen'i gidip bizzat öptüğümü de belirterek yazıma devam edeyim)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Gelelim şimdi kitaba;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarların gelişip iş dünyasının tekelinden çıkarak "kişisel oyuncaklar"a dönüşmesinin ardından, teknolojiyi (özellikle bilgisayarları) seven herkes bir şekilde bilgisayarında oyun oynamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki bunu abartıp bütün hayatını bilgisayar başında oyun oynayarak geçirenler olduğunu da biliyorsunuzdur. İşte kitabımız bu tipteki insanları konu eden ana tema üzerine başarıyla oturtulmuş bir bilimkurgu eseri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80'lerin başından itibaren gelişen bilgisayar teknolojisi bilgisayar oyunlarının gelişmesini de beraberinde getirdi. Bu daha karmaşık bir programlama becerisi, daha gelişmiş grafikler ve doğal olarak daha zor oynanan karışık ama bir o kadar da daha gerçekçi oyunların çıkmasını sağladı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda hızla gelişen bu teknolojiye yakından tanık olan bir iki nesil 20-30 yıl sonra neler olabileceğini ve oyun teknolojisinin "üç boyutlu sanal gerçeklik ortamında oynanan eş zamanlı çok gerçekçi oyunlar"a&amp;nbsp;doğru gelişeceğini çok iyi tahmin edebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Parzival de bu ilerisi için öngörülen zamanda yaşayan bir genç ve romanımızın baş kahramanı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2040'lı yıllarda çocuk ya da genç olmak çok zor çünkü bütün enerji sistemiyle birlikte ekonomi çökmüş, dünya kaosun ve çevre felaketlerinin eşiğinde büyük  bunalımlar geçirmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parzival de bu ortamın bütün kötü şartlarından etkilenmiş bir gençtir ve hayatın zorlukları içinde sürüklenmektedir. Diğer gençler gibi o da bilgisayar bağımlısıdır, sosyal hayatı sıfır olmasından başka okul hayatını bile internet üzerinden sürdürmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış dünyayla arası iyi olmadığı için bilgisayar similasyonu içinde yaşamayı daha ilginç ve eğlenceli bulan kahramanımızın günleri sıkıntı içinde geçmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat Parzival'in bu tekdüze hayatı "Oasis isimli sanal dünyanın kurucusu (Halliday) ölünce yayınlanan videoyla" değişecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü Oasis sisteminin sahibi herkese açık bir yarışma düzenlemiştir ve ardında bıraktığı inanılmaz servet de bu yarışmayı kazanan kişinin olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanal ve gerçek dünyada bilgisayar oyunlarının tutkunu olan Parzival bu altkültüre oldukça aşinadır ve üç aşamalı yarışmanın birinci ayağını çözmek için bir ipucu yakalamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanal dünyadaki arkadaşları ile yarışmayı kazanmak için büyük bir maceraya atılacak olan Parzival tüm bilgi ve yeteneğini ortaya dökecektir ama sanal dünyayı ve hatta gerçek dünyayı ele geçirmeye çalışan "Altılılar" Parzivalin yeteneğinin farkına varınca oyunlardakinden daha heyecanlı, ölümüne bir sürek avı başlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;1984, Matrix ve diğer bilimkurgu yapıtlarının klasik "birey ve sistem", "özgürlük ve modern kölelik" karşıtlıklarının başarıyla bu eserde de kullanıldığını görüp "doğru"dan yana olmamak ve oyuna iyinin yanında yer alarak bu heyecana katılmamak mümkün değil. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlat, bir bilimkurgu macera olmasına rağmen edebi tanımlamalarıyla&amp;nbsp;yarattığı atmosfer sayesinde "herkesi geçmişte bir yerlerden" yakalayabilecek&amp;nbsp;&lt;span style="background-color: white;"&gt;[&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;".....Halliday’in bütün gezegeni, nereye giderseniz gidin ya da gezegenin neresinde olursanız olun, her zaman 1986’nın mükemmel bir sonbahar öğleden sonrasını yaşayacağınız şekilde kodladığını biliyordum."&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt; cümlesinden olduğu gibi]&lt;/span&gt;&amp;nbsp;ayrıntılarla da dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşınıza göre çocukluğunuzda ya da gençliğinizde bir şekilde 80'lerin ve yakın zamanının bilgisayar oyunlarının, fantastik kahramanlarla dolu çizgifilm, dizi ve filmlerinin hatta müzik parçalarının, oyun konsollarının sizde de bıraktığı küçük anılar varsa bu romana bayılacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yakın bir zamanda filmi de çevrilecek olan eserin "kült" olacağından hiç şüphem yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Kitabı bilimkurgu severlere, macera kitaplarından hoşlanan 50 yaş altındaki genç zihinlere, farkında olmadığı yakın geçmişteki bilgisayar ve oyun kültürüne yabancı olup da bir dönemi ve ileride gideceği noktayı merak edip öğrenmek isteyenlere mutlaka öneriyorum.&lt;/span&gt; [Bu kitabın yazarı Ernest Cline'ın senaryosunu yazdığı Fanboy isimli filmi bulmak için de yazımı burada noktalıyorum :)]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;(DEX Yayınları’ndan çıkan 516 sayfalık kitap 21 TL)&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4169038584163367817?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4169038584163367817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4169038584163367817' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4169038584163367817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4169038584163367817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/baslat-ready-player-one.html' title='BAŞLAT (Ready player one)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-FNsn2PEvZpI/TxQJeVwPiLI/AAAAAAAAKQ8/YtxBCCDnH9Q/s72-c/baslat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3534048221987585735</id><published>2012-01-11T14:25:00.001+02:00</published><updated>2012-01-11T14:25:53.935+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Orhan Pamuk - Sessiz ev</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-gapZ88ooGsw/Tw17NHnYvmI/AAAAAAAAKQw/I2-4JS8qcIc/s1600/Sessiz_ev.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="250" src="http://4.bp.blogspot.com/-gapZ88ooGsw/Tw17NHnYvmI/AAAAAAAAKQw/I2-4JS8qcIc/s320/Sessiz_ev.jpg" width="165" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Orhan Pamuk kitaplarının neredeyse hepsini okudum ve yazarın acemilik döneminde (80'lerin başında) yazdığı bu eserini de (&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;yazıldığı dönemin özelliklerini de ayrıca göz önünde bulundurarak&lt;/span&gt;) değerlendirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir iki hikayenin iç içe geçmiş haliyle &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;ve yaşanılan dönemin “yazar tarafından bire bir tanıklığıyla” kurgulanan&lt;/span&gt; Sessiz ev; &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;hem insan psikolojisini hem felsefeyi hem de yakın tarihin (çok küçük boyutlu ve bireysel de olsa) ayrıntılarını&lt;/span&gt; okuyucusuna başarıyla sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarın romandaki kahramanlar aracılığıyla bizlere kurdurttuğu "dönem karekterleri" empatisini ve ayrıntıları yeterli buldum. &lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;(Romanın, pek öyle insanı sürükleyen bir macera havası olmasa da olayları takip etmeye başlayınca ister istemez insanların geçmişini ve yaşadıklarını merak ettiren bir yanı bulunduğunu da belirtmeliyim.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı şeyler konuyu desteklemek için verilen sıradan ayrıntılardan ibaret de olsa &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;bazı ayrıntılar da yazar tarafından özenle seçilip zamanı gelince kullanılarak konuyla ilişkilendirilmiş.&lt;/span&gt; (Takip ve çözümleme açısından okuru oyalayan bu ayrıntılar kitabın konusunu güzelleştirmiş.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Doğu ülkelerine ait bir korkuyla ya deliye ya ölüye&lt;/span&gt; (geride bıraktığı notlar, mektuplar veya sözler aracılığıyla) &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;söyletilen ülke yapısına ait eleştirilerin yer aldığı bölümleri&lt;/span&gt; (batı uygarlığına yetişmek için kaynak eser oluşturma adına hayatını harcayan) &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;dede sayesinde öğrenirken,&lt;/span&gt; bunlara sabit fikirle karşı koyarak &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;sıradan "tutucu"ları temsil eden&lt;/span&gt; ve hiçbir şey yapmadan ömrünü sessiz bir evde tüketen &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;babaanne sayesinde de romanın ana kahramanlarının geçmişlerini&lt;/span&gt; çözüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;(Ve tabii ki bütün bunların yaşanıp anlatıldığı dönemin gençlerini de işin içine katmak için dört genç ve onların dünya görüşleri, siyasi karşıtlıkları, aşkları, sokak hayatı gibi ayrıntılar da işin romana hareket kazandıran yanları olmuş...)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roman, kahramanların sırayla kendi gözünden olayları anlatmasıyla ilerlerken bir yandan da okuyucunun şimdiki an'ı çözebilmesi için anlatıcıların hatırladıklarıyla eski olaylara da girip çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romanın yarısına geldiğinizde &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;“basit bir şeylerin karışık şekilde anlatılmasıyla mı?”&lt;/span&gt; yoksa &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;“karışık olay kurgusunun basitçe anlatılmaya çalışılmasıyla mı?”&lt;/span&gt; karşı karşıya olduğunuzu anlayamıyorsunuz ki bence bu edebiyat eserlerinde bulunması gereken en önemli özelliklerden biri olduğu için eseri başarılı buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roman konusunun değerlendirmesini yaparken;  &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;“çıkar uğruna siyaseti baskı aracı yaparak aynı şeyleri nesiller boyunca kendi insanına farklı boyutlarla yaşatan” coğrafyayı anlaşılır kılması&lt;/span&gt; basit bir konu gibi görünse de &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;“insan karakterlerinin barındırdığı binbir ruh halinin her ortamda aynı varoluş ve sorgulamaları yaptığını göstermesi”&lt;/span&gt; açısından hiç de basite alınamayacak derinliğe sahip olduğunu belirtmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;Tarihi olayların eksik kalan bilgilerinin farklı tahminlerle tamamlanarak hikaye edilmesinin "tarih disiplini içinde değeri olmasa da" edebi olarak bir değer taşıyabileceğini farkettiren tarihçi (Faruk)&lt;/span&gt;, başına gelenlere rağmen (her ne kadar içe kapanık ve sorunlu gibi görünse de) sükunetle yaşamını sürdüren cüce (Recep), &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;küçük yerde kendine akacak mecra bulamayınca siyasetin en altındaki katmanlarına gençliğin verdiği yerinde duramazlılıkla girip (sonradan ortaya çıkacak kişiliğiyle) herşeyi yapmaya hazır olan Hasan&lt;/span&gt; ve tabii ki "Nuh deyip de peygamber demeyen" karakteriyle ömrünü dört duvar arasında [hiçbir insana yakışmayacak günahıyla (ama bu günahtan pek de rahatsız olmadan)] geçiren babaanne kitabın bana göre en ilginç ve en canlı karakterleriydi... (babaannenin ölen eşi Selahattin Bey'i de unutmamak lazım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Pamuk, gerek olay örgüsü gerekse anlatım biçimi olarak bu kitabıyla daha sonradan büyük beğeni kazanacak olan kitaplarının öngösterimini taaa 80'lerde belli etmeye başlamış. &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Yazarın sonraki kitapları tabii ki çok daha ustaca ama bence sadece edebi anlamda Pamuk'un kat ettiği mesafeyi göstermesi açısından bile ilginç bir eser.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağ sol kavgalarının küçük yerlerdeki bilinçsiz yansımalarına, &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İstanbulda'ki bazı semtlerde zengin şımarık çocuklarının boş hayatlarına,&lt;/span&gt; akademik yaşamın yapıtların biçimlerini belirlemedeki sınırlayıcılığına, &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;suçlu psikolojisinin açılımına,&lt;/span&gt; insan yapısının farklılığına ve en önemlisi &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;bazen sürü psikolojisi yaşamak için iki üç kişinin bile yeterli olabileceğine dikkat çekilen&lt;/span&gt; bölümler dışında kitabın en önemli özelliğinin &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;karşıt karakterlerde yaşatılıp konuşturulan doğu-batı, hayat-ölüm, ilkellik ve modernlik zıtlıklarının eleştirilerle felsefi olarak ele alınması&lt;/span&gt; olduğunu düşünüyorum. &lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;(ki bu ciddiyetle ele alınan konuları dile getiren Selahattin karakterine Darvin'e gönderme yapmak amacıyla verilen Darvınoğlu soyadını bu kitabın ciddiyetine yakıştıramadığımı da yeri gelmişken belirteyim)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;(Düşünülünce, Pamuk bu kitabı yazdığı yaklaşık 30 yıl öncesinde -basım yılı 1983- çok büyük ve önemli ve hatta çoğu kimsenin şimdi bile cesaret edemeyeceği konuları büyük bir gözüpeklilikle yazma cesareti göstermiş.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı ama bilindik bir kültürün “zaman ve mekanda iç içe geçmiş” sade anlatımlı ama karışık kurgulu “felsefi siyasi eleştirisini yapan” bu roman bir hayli ilginç olduğu için okumanızı tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Kitabın konusu ve karakterleriyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sessiz_Ev_(roman)" style="background-color: yellow;"&gt;http://tr.wikipedia.org/wiki/Sessiz_Ev_(roman)&lt;/a&gt; linkine de bakabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;343 sayfalık kitabı önce Can Yayınları sonra İletişim Yayınları basmış, şu anda internetteki satış fiyatı 20 TL civarında...&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3534048221987585735?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3534048221987585735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3534048221987585735' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3534048221987585735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3534048221987585735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/orhan-pamuk-sessiz-ev.html' title='Orhan Pamuk - Sessiz ev'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-gapZ88ooGsw/Tw17NHnYvmI/AAAAAAAAKQw/I2-4JS8qcIc/s72-c/Sessiz_ev.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4011771410897260781</id><published>2012-01-04T10:32:00.000+02:00</published><updated>2012-01-04T10:32:57.822+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre'/><title type='text'>minuscule</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-NDQCZLCyZVo/TwQOkIWqXFI/AAAAAAAAKQk/IMnveCpUztM/s1600/dvd2h.jpeg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="180" src="http://1.bp.blogspot.com/-NDQCZLCyZVo/TwQOkIWqXFI/AAAAAAAAKQk/IMnveCpUztM/s320/dvd2h.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Daha önceden çok harika bir animasyon olan Shaun the sheep'i &lt;span style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/03/shaun-sheep-izlemeden-oleyim-falan.html"&gt;Karelidefter'de duyurmuştum&lt;/a&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İki yıl aradan sonra işte yine harika bir animasyon dizi duyurusu daha yapıyorum; &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Minuscule&lt;/span&gt; the series...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9ead3;"&gt;Kısa kısa animasyonlardan oluşan Minuscule'ü çocuklar için yapmış olsalar da herkesin zevkle seyredebileceğini düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minuscule serisinin nasıl bir şey olduğunu &lt;span style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/mCqYqZSGGzQ"&gt;youtube'ta görebilirsiniz&lt;/a&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bölümde karıncalar, bir bölümde örümcek, birinde arılar diğerinde sinek vs. böyle 3-5 dakikalık, yüzün üzerinde bölümü olan Minuscule dizisinin "box set" diye tabir edilen (bütün bölümleri toplayan) 4 dvd'sini bulabilirseniz 6 sezonun tamamını izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Doğadaki küçük şeylerin de kendi içinde (kurmaca da olsa) nasıl bir hayatı olduğunu düşündürürken zihni çalıştıran ve en önemlisi büyük küçük herkesi güldüren bu animasyon serisini mutlaka izleyin...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4011771410897260781?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4011771410897260781/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4011771410897260781' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4011771410897260781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4011771410897260781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/minuscule.html' title='minuscule'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-NDQCZLCyZVo/TwQOkIWqXFI/AAAAAAAAKQk/IMnveCpUztM/s72-c/dvd2h.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6318335586226137991</id><published>2012-01-03T10:34:00.000+02:00</published><updated>2012-01-03T10:34:50.925+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Somebody That I Used To Know - Gotye +(Kimbra)</title><content type='html'>&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Somebody That I Used To Know"&lt;/span&gt; daha önce ismini hiç duymadığım &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Gotye"&lt;/span&gt;nin (gerçek ismi &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Wally De Backer&lt;/span&gt;) parçası ve parçayı ilginç yapan tabii ki 2.dakikadan sonra şarkıya dahil olan "&lt;a href="http://youtu.be/yHV04eSGzAA" style="background-color: yellow;"&gt;Kimbra&lt;/a&gt;"nın birden işi başka bir boyuta taşıması... (&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Gotye'nin vokalleri ve müziği ile Sting'i andırması iyi bir şey mi kötü mü karar veremedim,&lt;/span&gt; ama bu parça güzel, sabırla dinlemenizi ve Kimbra'ya verdiğim linkteki parçaya da mutlaka bakmanızı tavsiye ederim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/8UVNT4wvIGY"&gt;"Somebody That I Used To Know" - Gotye +(Kimbra)&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;(not: birbirinden kötü kliplerle verilen &lt;a href="http://youtu.be/WfV2iVJqwwU" style="background-color: yellow;"&gt;Coming back&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://youtu.be/R9MkbtSKdeE" style="background-color: yellow;"&gt;Out of my mind &lt;/a&gt;ve &lt;a href="http://youtu.be/JbUU_2ZHd2w" style="background-color: yellow;"&gt;What do you want&lt;/a&gt; parçaları, ağır tempolu bu sanatçıyı araştırmak için güzel bir neden)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6318335586226137991?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6318335586226137991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6318335586226137991' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6318335586226137991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6318335586226137991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2012/01/somebody-that-i-used-to-know-gotye.html' title='Somebody That I Used To Know - Gotye +(Kimbra)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-854748262108148498</id><published>2011-12-30T17:00:00.000+02:00</published><updated>2011-12-30T17:00:35.847+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belgesel'/><title type='text'>Çanakkale 1915</title><content type='html'>Daha önceden birçok konusunu okuyup etkilenerek buraya yazdığım &lt;a href="http://gallipoli-1915.org/" style="background-color: yellow;"&gt;"Çanakkale 1915"&lt;/a&gt; Dergisi'nin yeni sayısı çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergide yine birbirinden ilginç konular &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"tarihle ilgili hassas konulara gösterilmesi gereken özenle"&lt;/span&gt; işlenmiş, meraklılarına duyurulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayıdaki konular arasında;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;I. Dünya Savaşı'nda kartpostallara yansıyan Çanakkale Savaşı&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;1600'lü yılların ortalarında Çanakkale'de gerçekleşen diğer savaşların ve tarihçesinin konu edildiği "Bir seyyahın gözünden Çanakkale"&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;Çanakkale Savaşı sırasında kullanılan yer altı tünelleri&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Savaşta Osmanlı Ordusu'ndaki Araplar&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Osmanlı Ordusu'nun kullandığı silahlar (tüfek ve makineli tüfek çeşitleri)&lt;/span&gt; gibi çok ilginç ve her yerde bulunamayacak konular yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dergiye abone olmak ve içerikle ilgili daha detaylı bilgi almak için; &lt;a href="http://gallipoli-1915.org/adres.htm" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;http://gallipoli-1915.org/adres.htm&lt;/a&gt; adresine bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale 1915 Dergisi'nde okuyup ilginç bularak burada ayrıca konu haline getirdiğim&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/12/ingilizlerin-tahta-savas-gemileri.html"&gt;İngilizlerin tahta savaş gemileri,&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #ffe599; color: black;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2009/06/canakkale-savasndaki-cinli-hizmetkarlar.html"&gt;Çanakkale Savaşı'ndaki Çinli Hizmetkârlar,&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/12/hac-yapan-ingilizler.html"&gt;"Hacı yapan" İngilizler,&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #ffe599; color: black;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2009/11/ingiltere-canakkale-savas-aseton-ve.html"&gt;İngiltere, Çanakkale Savaşı, aseton ve İsrail... &lt;/a&gt;&lt;/div&gt;başlıklı yazıları da ilgiyle okuyacağınıza eminim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-854748262108148498?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/854748262108148498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=854748262108148498' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/854748262108148498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/854748262108148498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/canakkale-1915.html' title='Çanakkale 1915'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3467938990999552774</id><published>2011-12-30T16:34:00.000+02:00</published><updated>2011-12-30T16:34:31.178+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>A woman in Berlin [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-KWeuhaKlgLo/Tv3JUQrzreI/AAAAAAAAKQY/uBT_Pdys1tQ/s1600/tt1035730.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://4.bp.blogspot.com/-KWeuhaKlgLo/Tv3JUQrzreI/AAAAAAAAKQY/uBT_Pdys1tQ/s320/tt1035730.jpeg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde Berlin'deyiz ve Ruslar şehri tamamen ele geçirmişken bir iki binaya ya da sığınağa saklanabilecek kadar şanslı olan Almanlar da kendi canlarının derdine düşmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin ana karakteri olan kadın kahraman olayları bir deftere kaydetmektedir, amacı savaş sonrası dönmesini ümit ettiği kocasına kendi yaşadıklarını bir şekilde anlatabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Ruslar, filmde verildiği şekliyle tüm kabalıklarıyla yaşlı genç demeden bütün kadınlara tecavüz etmektedir ve bizim ana karakterimiz olan kadın da (her ne kadar bildiği Rusçasıyla bir süreliğine durumu kurtarsa da) sonunda bu tecavüzlerin sıradan bir kurbanı olur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Durum iyiden iyiye kötüleşmeye başlayınca kahramanımız zekice düşünüp işgalci Rusların komutanıyla yakınlaşarak kendisini koruma altına almaya (dolayısıyla devamlı tecavüze uğramaktan kurtulmaya) çalışır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Rus komutanla zorunluluk yüzünden doğan yakınlaşma gittikçe farklı bir duruma dönüşürken, filmin sonuna doğru bir iki olayla iyice mimlenen komutanın tayini &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;çıkarılıp&lt;/span&gt; görev bölgesinden uzaklaştırılır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Derken, kadının kocası çıka gelir ama hiçbir şey eskisi gibi değildir ve haliyle insanlar da değişmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek heyecanı olmayan, takip ettikçe çözülmesini bekleyeceğiniz bir çizgisi bulunmayan, sonu belli vasat bir filmdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;[Yaşanan dramları yüzeysel işleyen, ayrıntılara girmek yerine sahneleri uzatarak derinlik kazandırılmaya çalışıldığı için uzadıkça uzayan film, konu gereği savaş sonrası yaşanan kötü günleri yansıtabilse de seyirciyi olması gerektiği gibi ele geçirmeyi bir türlü başaramıyor.]&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Konu etrafına serpiştirilmiş diğer insanların başına gelen olaylarla adeta klasik roman anlatımı ağırlığında ilerleyen film böyle bir konu için bence yeterince etkili olamamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin başında bir iki patlama ve yıkılma efekti ile yaratılmak istenilen gerçekliği ne yazık ki diğer sahnelerin tasarımında gösterilen yüzeysellikle iyice kaybettikleri için &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;filmi sadece "ortalama kalitede" diyerek belli bir yere yerleştirdikten sonra "rastlarsa seyredecek" seyircinin değerlendirmesine bırakıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;Şiddet ve açık sahneler barındırdığı için çocukların seyretmesine uygun olmayan&lt;/span&gt; filmi izleseniz de olur izlemeseniz de... Bol vaktiniz varsa karar sizin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3467938990999552774?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3467938990999552774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3467938990999552774' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3467938990999552774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3467938990999552774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/woman-in-berlin-film.html' title='A woman in Berlin [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-KWeuhaKlgLo/Tv3JUQrzreI/AAAAAAAAKQY/uBT_Pdys1tQ/s72-c/tt1035730.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2809412854169966155</id><published>2011-12-30T13:59:00.000+02:00</published><updated>2011-12-30T13:59:22.470+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Demon and the devotee - The love me nots</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-NRml7zCvGS8/Tv2nGgL_QDI/AAAAAAAAKQM/nZBkvQyRCFQ/s1600/demon_and_the_devotee.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-NRml7zCvGS8/Tv2nGgL_QDI/AAAAAAAAKQM/nZBkvQyRCFQ/s320/demon_and_the_devotee.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Klasik rock sevenlerin beğeneceğini umduğum bir grup olan &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Demon and the devotee"&lt;/span&gt; nin garaj-rock tonalitesinde yaptığı &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"The love me nots"&lt;/span&gt; albümünden üç parçayı rock ve türevlerinden çok ama çok sıkılmış olduğum halde beğendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi yerde &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;genişleyen stereo vokal bantı&lt;/span&gt;, kimi yerde &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Deep Purple'ın klavye soundu (trouble introsunda)&lt;/span&gt;, kimi yerde yine klasik rock dünyasından tanıdığınız birçok grubun kendine özgü özelliklerinin işlendiği minik numaralarla dolu parçaları sizin de beğeneceğinizi tahmin ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışık değilseniz başta biraz gürültülü gelebilir ama &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;melodilere kendinizi bir kez kaptırınca form olarak grubun aslında rock sound'uyla günümüz pop müziğin sınırlarında dolaştığını &lt;/span&gt;sizler de farkedeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte, &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Demon and the devotee&lt;/span&gt; ve &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"The love me nots"&lt;/span&gt; albümünden seçtiğim parçaları &lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/ooo2M0cRgSE" style="background-color: yellow;"&gt;Demons&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/JVcDGUcl8bw" style="background-color: yellow;"&gt;Make up your mind&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ve &lt;a href="http://youtu.be/6kfgWLu2VHk" style="background-color: yellow;"&gt;Trouble&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2809412854169966155?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2809412854169966155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2809412854169966155' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2809412854169966155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2809412854169966155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/demon-and-devotee-love-me-nots.html' title='Demon and the devotee - The love me nots'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-NRml7zCvGS8/Tv2nGgL_QDI/AAAAAAAAKQM/nZBkvQyRCFQ/s72-c/demon_and_the_devotee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3273359889148651122</id><published>2011-12-29T16:24:00.000+02:00</published><updated>2011-12-29T16:24:52.820+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Jamaican drummer boy - Shaggy</title><content type='html'>Muhteşem sesi ve yorumlarıyla her zaman herkesin sevdiği &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Shaggy&lt;/span&gt;'den yılbaşı için yepyeni ve özel bir şarkı &lt;a href="http://youtu.be/yXyBGWS9fhU" style="background-color: yellow;"&gt;Jamaican drummer boy&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3273359889148651122?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3273359889148651122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3273359889148651122' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3273359889148651122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3273359889148651122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/jamaican-drummer-boy-shaggy.html' title='Jamaican drummer boy - Shaggy'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6909751702655381601</id><published>2011-12-26T12:44:00.002+02:00</published><updated>2011-12-26T12:48:41.379+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet'/><title type='text'>İki müzik sitesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-7i-wB74wIoo/TvhQgkA1tzI/AAAAAAAAKQA/VSUCLGFUEc8/s1600/muzik.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="188" width="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-7i-wB74wIoo/TvhQgkA1tzI/AAAAAAAAKQA/VSUCLGFUEc8/s320/muzik.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Müzikle ilgili şeyleri takip etmeyi sevdiğim için bu işle uğraşanları da merakla izliyorum. Bunlardan ikisini bu gönderide sizlere de tanıtmayı düşündüm.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birincisi &lt;a href="http://www.galaxymuzikevi.com/" style="background-color: yellow;"&gt;Galaxy Müzikevi&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı kişiliği ve çeşitli yazılarıyla hatırlayacağınız &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Mansur Forutan&lt;/span&gt;, sitesinde barındırdığı içeriği ve yayın çizgisini;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müziği kutlamak, üretmek ve paylaşmak olan bunu yaparken de, grafik, video art, moda, tasarım, teknoloji, edebiyat, fotograf ve sahne sanatları gibi popüler kültürün diğer yaratıcı katmanlarını ortamın içerisinde tutmaya özen gösteren... diye tanımlıyor. (ki bu tanımlamanın yer aldığı o güzel &lt;a href="http://www.galaxymuzikevi.com/info/" style="background-color: yellow;"&gt;yazıyı&lt;/a&gt; da okursanız süper olur)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Galaxy Müzikevi'ni özellikle 80'li yılları birebir müzikle yaşamış olanlara&lt;/span&gt;, müzik zevkini bu dönemde oluşturup sonradan her şeyi dinlerken kaliteyi arayanlara ve müzik kültürüne karşı ilgisi olanlara tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi &lt;a href="http://www.populermuziginrenkleri.com/" style="background-color: yellow;"&gt;Popüler Müziğin Renkleri&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yakın bir zamanda müzikle ilgili yayınlarda önemli bir yere geleceğini tahmin ettiğim arkadaşımız &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Erhan Dalfidan&lt;/span&gt;'ın sitesinin özelliği ise son çıkan çalışmaları daha kimse duymadan bilmeden çok çok önce bizlere duyurması. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer günümüz popüler müziğini yakından takip ediyor ve en son gelişmeleri, albüm, single, klip çalışmalarını dakika dakika kovalıyorsanız şu anda en son haberleri en iyi bu siteden takip edeceğinizi ve sanatçılara ait son çalışmaları herkesten aylar önce öğreneceğinizi garanti ediyorum.&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt; [Erhan bu işi nasıl yapıyor bilmiyorum ama gerçekten de bütün dünya müzik piyasasını elinde tutuyormuş havasını :) siteyi takip ettikçe sizler de göreceksiniz]&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki Popüler Müziğin Renkleri'nin bununla kalmayıp "yeni keşfedeceğiniz (ve ileride ünlü olarak her yerde göreceğiniz) farklı şarkıcı ve grupları da ilk kez duyacağınız bir kaynak" olacağını da eklemeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem Galaxy Müzikevi hem de Popüler Müziğin Renkleri sitelerini hazırlayıp bizlere sunan arkadaşlara (örneklerinin çoğalmasını da ümit ederek) başarılarının devamını diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6909751702655381601?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6909751702655381601/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6909751702655381601' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6909751702655381601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6909751702655381601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/iki-muzik-sitesi.html' title='İki müzik sitesi'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-7i-wB74wIoo/TvhQgkA1tzI/AAAAAAAAKQA/VSUCLGFUEc8/s72-c/muzik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-57498766981091727</id><published>2011-12-26T12:12:00.000+02:00</published><updated>2011-12-26T12:12:08.777+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Don‘t rush - Tegan and Sara</title><content type='html'>İkinci albümlerinde akustik gitarlara yönelmeleri yüzünden bende hayal kırıklığı yaratan ikilinin ilk albümünden sıkça dinlediğim bu güzel parçayı sizlerle paylaşarak işlerimin başına dönüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tegan and Sara ve parçaları &lt;a href="http://youtu.be/DYJCKJqjldw" style="background-color: yellow;"&gt;"Don‘t rush"&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-57498766981091727?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/57498766981091727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=57498766981091727' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/57498766981091727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/57498766981091727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/dont-rush-tegan-and-sara.html' title='Don‘t rush - Tegan and Sara'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3972259208697941310</id><published>2011-12-26T12:03:00.001+02:00</published><updated>2011-12-26T12:04:17.453+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Orhan Pamuk - Saf ve düşünceli romancı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sEPPImUWJps/TvhEMFw4tiI/AAAAAAAAKP0/Mai4cIoy1oM/s1600/Saf%2Bve%2BD%25C3%25BC%25C5%259F%25C3%25BCnceli%2BRomanc%25C4%25B1.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-sEPPImUWJps/TvhEMFw4tiI/AAAAAAAAKP0/Mai4cIoy1oM/s320/Saf%2Bve%2BD%25C3%25BC%25C5%259F%25C3%25BCnceli%2BRomanc%25C4%25B1.jpeg" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şu ana kadar Orhan Pamuk'un bir iki kitabı hariç hepsini okudum ve hemen hemen hepsini de beğendim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Orhan Pamuk, gerçekten işini teknik anlamda da iyi bilen, hem altyapısı hem de hayalgücü kuvvetli bir yazar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizimki gibi çeşitli yaşam tarzlarının birbirine girdiği Doğu ve Batı kültürlerini aynı derecede algılama özelliği bulunan bir toplumun üyesi olmanın getirdiği avantaja da sahip olan &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Pamuk, işin içine kendi yeteneğini de ekleyince hepinizin bildiği gibi edebiyat dünyasının en büyük ödülü olan Nobeli de almıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum böyle olunca; Pamuk, roman okuyucuları kadar yazar adaylarının da ilgi odağı oluyor... ve bu ilgiyi boşa çıkarmamak, ayrıca böyle bir durumda en doğal hakkı olarak her yazarın yapacağı gibi kariyer yapmak için gelen &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;öğretim görevlisi olma tekliflerini de değerlendirip Harvard Üniversitesi'nde "Yaratıcı yazarlık" dersleri vermeye başlıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İşte, "Saf ve düşünceli romancı" isimli eser de bu derslerden çıkarılan notların bir bölümünün yer almasıyla oluşturulmuş böyle özel bir kitap.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitap, benim gibi okumaya yazmaya meraklı ama kaynak bulmada kısır bir ortamda bulunanlar için yetersiz de olsa yine de yol gösterici ve öğretici ipuçlarıyla dolu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabı bitirdiğimde (ve okurken) tek düşündüğüm şey bu kitabın neden daha geniş kapsamlı olmadığı, neden bu kadar dar anlamda sadece belli bir iki noktayı kapsadığıydı. &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Umarım ileride hem Orhan Pamuk hem de diğer yazarlar bu tür eğitici öğretici eserleri daha fazla ele alıp daha geniş kapsamlı olarak yayınlarlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Şimdi gelelim kitaba:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kitaba ismini veren saf ve düşünceli kelimeleri bizim ilk anda aklımıza gelen anlamlarıyla değil; romanların akışına kendini kaptırıp duygularıyla takip edenlerle &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;(saflar)&lt;/span&gt; bilinçli olarak roman okuduğunun farkında olup romanın merkezini ve kurgusunu araştırıp düşünerek olayları adım adım takip eden bilinçli &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;(düşünceli)&lt;/span&gt; okurlar (ve yazarlar) arasında bir ayrım yapmak için kullanılmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ayrımı daha iyi tanımlamak için yaptığı açıklamada yazar;&lt;br /&gt;Roman okuma ve yazmanın yapay (hayali) bir yanı olmasını umursamadan gerçekmiş gibi &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;kendini anlatılanlara kaptıranlara saf&lt;/span&gt;, yine okur ve yazarken metnin yapaylığını (hayal edilip kurgulanmış) gerçekliğe olan mesafesini, yazarın "yazım şekli için uyguladığı yöntemleri" &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;dikkatle izleyenlere de düşünceli&lt;/span&gt; tanımını getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük yazarların klasik eserlerinden örneklerle verdiği dersleriyle Harvard öğrencilerine olduğu kadar biz "Kenar ülke" okur yazarlarına da katkıda bulunan Orhan Pamuk;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt; Roman yazmayı kelimelerle resim yapmaya, roman okumayı da başkalarının kelimeleriyle kafamızda resimler canlandırmaya benzeterek işin özetini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tabii ki kitapta verilen ipuçları her zaman bu kadar basit ve yüzeysel değil. Bir örnek vermem gerekirse; Pamuk, bu "kafada resmetme" tanımlaması için kitabın bir yerinde (Lessing'den yapılan bir alıntıyla) &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;edebiyatın "zaman esaslı" resim ve heykelin ise "hacim ile temellenen" sanat dalları&lt;/span&gt; olduğunu... bunun da Kant'ın iki zihinsel kategorisine "zaman  ve mekân" ayrımına indirgendiğini açıklıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Peki, kitap böyle ağır bir dille birçok konuyu derin örneklerle mi ele alıyor?" diye merak edenler için de yazarın hiçbir şeyi kapalı şekliyle bırakmadığını, mesela yukarıda anlatılan alıntıları kendisinin &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Romanlar da tıpkı resimler gibi dondurulmuş 'an'lar gösterir, bizim yaptığımız bu 'an'lardan binlercesini oluşturan kelimeleri zihnimizde hayal edip resimleyerek anlatılan şeye hacim kazandırmaktır."&lt;/span&gt; açıklamasıyla okurlara anlatıp tarif ettiğini belirteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Orhan Pamuk'un kendi roman okuma ve yazma deneyimleri üzerine kurulmuş olan bu eğitsel ipuçlarıyla dolu öğretici kitabı özellikle yazma konusuna meraklı olan okuyucu için yararlı olacaktır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam anlamıyla (kitabın basın bültenlerinde söylendiği gibi) yazarın 35 yıllık mesleki sırlarını paylaştığını söyleyemesem de [ ki bunu beklemek de ayrı bir saflık olacaktır :) ] yine de Meraklısı için bu eseri tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Pamuk'u bizim ülkemizde de benzer eğitsel çalışmalarda görmeyi ya da hiç değilse bu tür "Yaratıcı yazarlık eğitimi" konularında yazacağı kitapların sayısını arttırmasını ümit ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İletişim Yayınları'ndan çıkan 153 sayfalık kitabın 13 liralık fiyat etiketi bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[ Yazmaya meraklı biriyseniz daha önceden yazmış olduğum &lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/02/nasl-yazmal.html" style="background-color: yellow;"&gt;şu konu&lt;/a&gt; ilginizi çekebilir hatta tahmin ettiğinizden çok daha fazla yardımcı olabilir; &lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/02/nasl-yazmal.html" style="background-color: yellow;"&gt;http://karelidefter.blogspot.com/2010/02/nasl-yazmal.html&lt;/a&gt; ]&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3972259208697941310?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3972259208697941310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3972259208697941310' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3972259208697941310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3972259208697941310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/orhan-pamuk-saf-ve-dusunceli-romanc.html' title='Orhan Pamuk - Saf ve düşünceli romancı'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-sEPPImUWJps/TvhEMFw4tiI/AAAAAAAAKP0/Mai4cIoy1oM/s72-c/Saf%2Bve%2BD%25C3%25BC%25C5%259F%25C3%25BCnceli%2BRomanc%25C4%25B1.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-532989517166790283</id><published>2011-12-26T11:05:00.000+02:00</published><updated>2011-12-26T11:05:05.584+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Flammen &amp; Citronen [fim]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mR1KV3ZqXUE/Tvg4rGeqKSI/AAAAAAAAKPo/HaKGteOv3pA/s1600/tt0920458.jpeg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="317" width="214" src="http://1.bp.blogspot.com/-mR1KV3ZqXUE/Tvg4rGeqKSI/AAAAAAAAKPo/HaKGteOv3pA/s320/tt0920458.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Ateş" ve "Limon" lakaplı iki yurtsever direnişçi, &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Almanların Danimarka'yı işgali sırasında&lt;/span&gt; çeşitli eylemler yapıp hain ve işbirlikçileri aldıkları talimatlar doğrultusunda öldürmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emir aldıkları bir üst konumdaki kişi de kendisine talimatları İngiltere'nin verdiğini söylemektedir ama &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"öldürülen kişilerin bazıları için masum oldukları düşüncesine kapılan eylemci ikili"&lt;/span&gt; sonradan olaylara dahil olan kadın casusun anlattıklarıyla durumu kavrayıp &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"kullanılarak kendilerinin birer tetikçiye dönüştürülmüş olduğunu"&lt;/span&gt; anlarlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Özellikle; kızıl saçları yüzünden "Alev" lakabıyla tanınan Danimarkalı direnişçinin yaşadığı aşkın etkisiyle aldığı kararların ne derece doğru ya da yanlış olduğunu, kimin kimi nasıl oyuna getirdiğini, savaşta karşılıklı casusluk olaylarının ne derece büyük bir rol yeteneği gerektirdiğini filmi izledikçe anlamaya başlıyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu karışık ilişkiler ağının insanları sürüklediği sonu film içinde  çözmeye başladığınız anda zaten olaylar değişik bir boyuta taşınıyor ve herkes kendi mücadelesini vermeye başlıyor. Silahları kendi yaşam mücadeleleri için ateşlemeye başladıkları zaman ise sonun başlangıcına gelindiğini anlıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Film bazı orijinal görüntülerin montajlanarak araya sokulmasıyla kaliteli ve gerçekçi bir yapım havası yaratsa da anlatılan konunun (Her ne kadar filmin sonunda ısrarla "olaylarda adı geçen kişilerin" gerçek hayattaki durumlarının hatırlatılması, hangi yıllarda nerede ne kadar yaşadıkları bilgisi verilmiş olsa da...) ne kadarının gerçekten "gerçekler dahilinde" olduğunu tahmin etmek zor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;"Gereksiz bir sevişme sahnesi ayrıntısı yüzünden böyle bir savaş-macera filmini yakınlarınızla seyrederken yüzünüz kızarabilir!"&lt;/span&gt; uyarısını da yaptıktan sonra filmin kendi türü içinde kaliteli olduğunu ve (çok iyi bir savaş filmi olmasa da) eski stüdyo yapımı "TRT savaş dizileri"ni özleyenleri tatmin edebileceğini söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlaka aranıp bulunup illa ki seyredilmesi gereken bir film değil ama akıcı anlatımıyla bu türü sevenler sıkılmadan seyredebilir. &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Takibi kolay, olayları net, düz bir çizgide ilerlemesine rağmen sürprizleri bulunan güzel sayılabilecek, standart kalitede bir film.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-532989517166790283?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/532989517166790283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=532989517166790283' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/532989517166790283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/532989517166790283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/flammen-citronen-fim.html' title='Flammen &amp; Citronen [fim]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-mR1KV3ZqXUE/Tvg4rGeqKSI/AAAAAAAAKPo/HaKGteOv3pA/s72-c/tt0920458.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-9034592525782925788</id><published>2011-12-26T10:43:00.000+02:00</published><updated>2011-12-26T10:43:39.426+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Tu es la - in grid</title><content type='html'>Sıradan ama yine de dinleyince iyi gelen bir parça "in-grid"den&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/kPPnqNv2BYU" style="background-color: yellow;"&gt;Tu es la&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-9034592525782925788?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/9034592525782925788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=9034592525782925788' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/9034592525782925788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/9034592525782925788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/tu-es-la-in-grid.html' title='Tu es la - in grid'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7751790664065338588</id><published>2011-12-26T10:29:00.000+02:00</published><updated>2011-12-26T10:29:32.933+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Drive [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Kd8cF9xex5M/TvgwWIF3KoI/AAAAAAAAKPc/xJGrjTkBm4k/s1600/tt0780504.jpeg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="317" width="185" src="http://2.bp.blogspot.com/-Kd8cF9xex5M/TvgwWIF3KoI/AAAAAAAAKPc/xJGrjTkBm4k/s320/tt0780504.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sessiz sakin, &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;mümkün olduğunca az konuşmalı&lt;/span&gt; fakat yavaş yavaş tırmanan gerilimiyle seyirciyi kendi akışına çeken değişik bir filmdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barındırdığı yüksek derecedeki şiddet yüzünden bazı sahnelerinde gözlerimizi kaçırmak zorunda kalsak da filmin konusu gereği &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;şiddeti estetize edip örtüp saklamadan aktarması&lt;/span&gt; konuya gerçekçi bir bakış açısı kazandırmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Gelelim filmin tanıdık gelen ama bu şekilde işlenmesiyle farklı hissedilen konusuna;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çocuk sayılabilecek yaşta evlendiği için kocasının kaderiyle birlikte hayatın zorlukları içine yuvarlanan genç kadın kocası hapiste olduğu için çocuğunu da tek başına büyütmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu genç ve güzel kadınla tanışıp bir şekilde hayatına giren filmin ana karakteri olan "Sürücü" ise araba sürmekten çok iyi anlayan genç  ve gözüpek bir dublördür. Film setindeki tehlikeli sahneleri hayatına taşıyan sürücünün yaptığı planlar, ilgi duyduğu kadının kocası hapisten çıkınca değişik bir çizgiye oturur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hapisten çıkan adamı mafya bozuntusu tipler dışarıda da rahat bırakmayarak kirli işler yapmaya zorlayınca bizim sürücü de ilgi duyduğu kadını (ve anlaşıp sevdiği küçük çocuğu) kurtarma adına kendini "bu işlere bulaşmak" zorunda hisseder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki bundan sonra mafya, kirli hesaplaşmalar ve kaçıp kovalamaca da başlar ama bakalım o arka planda herkesin hissettiği imkânsız yasak aşk nereye kadar gidebilecektir... işte onu da filmi seyredince bu karışık ve heyecanlı konunun sonunda görmeniz için sizlere bırakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sonuç olarak; verilen paraya değecek son dönem iyi filmlerden biriydi, aşk öyküsü ve çete hesaplaşmasına bulaşan kahramanların gerilimli macerası kendisini seyrettirmeyi becerebilecek kadar değişik bir anlatımla üzerine düşeni başarıyla yerine getiriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlaka seyredilmesi gereken olağanüstü bir başyapıt olmasa da anlatım tarzıyla sinemada farklı yaklaşımların yolunu açabilecek kadar da kaliteli bir filmdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;Not: Şiddet sahneleri yüzünden kesinlikle çocukların seyretmemesi gerektiğini belirtmekde fayda görüyorum.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7751790664065338588?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7751790664065338588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7751790664065338588' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7751790664065338588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7751790664065338588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/drive-film.html' title='Drive [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Kd8cF9xex5M/TvgwWIF3KoI/AAAAAAAAKPc/xJGrjTkBm4k/s72-c/tt0780504.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8459558711005737175</id><published>2011-12-23T15:33:00.000+02:00</published><updated>2011-12-23T15:33:02.829+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>1x3</title><content type='html'>Bu aralar çok sık müzik grubu ve parça paylaştığımın farkındayım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumaya vakit buldukça okuyup notlar alıyorum, yazmaya vakit bulunca bu notları yazıyorum. Vakit bulamadığım zaman da işte böyle ancak bakıp dinlediklerimi paylaşabiliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gönderide de üç farklı şarkıcıdan üç değişik stilde sevimli ama bir o kadar da güzel parçayı paylaşmak istiyorum. Maksat, bir iki dakika da olsa burada yeni bir şeyler var mı diye baktığınızda güzel bir şeyler bulun, yeni bir şeyler keşfedin ve gününüz güzel geçsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/KVWIA2yXhRU" style="background-color: yellow;"&gt;1- Getter Jaani - Spin&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: yellow;"&gt;2- &lt;a href="http://youtu.be/kL15zp94ng4"&gt;Florrie - She always gets what she wants&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: yellow;"&gt;3- &lt;a href="http://youtu.be/DqPedni2Af8"&gt;Miranda Cosgrove - Sayanora&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8459558711005737175?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8459558711005737175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8459558711005737175' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8459558711005737175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8459558711005737175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/1x3.html' title='1x3'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-357106536520101016</id><published>2011-12-23T12:36:00.000+02:00</published><updated>2011-12-23T12:36:03.673+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>雨のdubism - Ego Wrappin</title><content type='html'>Evrensel müzik öğelerinin etnik etkiler içermesi ve farklı bir kültürün evrensel müzik değerlerini bu kadar güzel işlemesine sanırım siz de seyirci kalmayacaksınızdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte, &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Ego Wrappin&lt;/span&gt; ve &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"The Gossip of Jaxx"&lt;/span&gt; albümünden harika bir pop-caz parçası &lt;a href="http://youtu.be/jn_jgmIDVRo" style="background-color: yellow;"&gt;"雨のdubism"&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-357106536520101016?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/357106536520101016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=357106536520101016' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/357106536520101016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/357106536520101016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/dubism-ego-wrappin.html' title='雨のdubism - Ego Wrappin'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4065629548574691444</id><published>2011-12-23T10:55:00.000+02:00</published><updated>2011-12-23T10:55:42.538+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>fanatik konser seyircileri :)</title><content type='html'>İtalyan fotoğrafçı &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;James Mollison&lt;/span&gt; hiçbir müzik türünü ayırt etmeden üç yıl boyunca konser çıkışlarında fanatik seyircileri fotoğraflamış :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En güzelleri(!) &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Rod Steward&lt;/span&gt;'la &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Dolly Parton&lt;/span&gt; seyircisi diye düşünmenin yanı sıra bir de aklımda şöyle bir soru belirdi; acaba insanlar kendilerine benzeyen şarkıcıları mı dinliyorlar yoksa kendilerini dinledikleri şarkıcılara mı benzetiyorlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflar &lt;a href="http://www.buzzfeed.com/sly/fan-boys-and-girls" style="background-color: yellow;"&gt;http://www.buzzfeed.com/sly/fan-boys-and-girls&lt;/a&gt; linkinde&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4065629548574691444?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4065629548574691444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4065629548574691444' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4065629548574691444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4065629548574691444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/fanatik-konser-seyircileri.html' title='fanatik konser seyircileri :)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-5132324484768177191</id><published>2011-12-22T17:05:00.000+02:00</published><updated>2011-12-22T17:05:27.754+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih'/><title type='text'>Ermeni meselesi...</title><content type='html'>Biliyorum, yine çoğu insan bu yazıların tamamını okumayacak ya da okuyamayacak ama ben dayanamayıp yine de buraya alıyorum ki "günün anlam ve ehemniyetine" uyan bir yazıyla bu önemli konuya bizim de bir yerinden kalemimiz deyiversin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte; 2007 yılında yazdığım bir konuda geçen Ermeni meselesi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2007/07/ii-abdlhamidin-hatralarnda-ermeni.html" style="background-color: yellow;"&gt;II. Abdülhamid'in hatıralarında Ermeni meselesi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bu yıl içinde yazdığım başka bir konu içinde olayın sorumluluğuna dikkat çeken &lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/ilber-ortayl-ikinci-abdulhamit.html" style="background-color: yellow;"&gt;"İlber Ortaylı – İkinci Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu"&lt;/a&gt; başlıklı konu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-5132324484768177191?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/5132324484768177191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=5132324484768177191' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5132324484768177191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5132324484768177191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/ermeni-meselesi.html' title='Ermeni meselesi...'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8587983776145299044</id><published>2011-12-22T14:38:00.001+02:00</published><updated>2011-12-26T11:06:56.127+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Nicola Roberts - Cinderella's eyes</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-yV_yITeaKKg/TvMkfA6B5iI/AAAAAAAAKPQ/wnJYagAgbh8/s1600/nicolaroberts.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-yV_yITeaKKg/TvMkfA6B5iI/AAAAAAAAKPQ/wnJYagAgbh8/s320/nicolaroberts.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Nicola Roberts&lt;/span&gt;'in &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Cinderella's eyes"&lt;/span&gt; albümünden en çok hoşuma giden iki parçasını buraya alarak sizlerle de paylaşmış oluyorum, gereken ilgi ve sevgiyi göstermeniz dileğiyle :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.wat.tv/audio/nicola-roberts-take-bite-cinderella-46ro1_2zicp_.html" style="background-color: yellow;"&gt;Take a bite&lt;/a&gt; (parça, vokaller girip de 45. saniyede nakarat kısmı başlayınca tam olarak oturuyor) henüz youtube'a düşmediği için başka bir link vermek zorunda kalıyorum, orada ne kadar ulaşılır kalır bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/n_BG3n1q5KU" style="background-color: yellow;"&gt;Beat of my drum&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8587983776145299044?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8587983776145299044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8587983776145299044' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8587983776145299044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8587983776145299044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/nicola-roberts-cinderellas-eyes.html' title='Nicola Roberts - Cinderella&apos;s eyes'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-yV_yITeaKKg/TvMkfA6B5iI/AAAAAAAAKPQ/wnJYagAgbh8/s72-c/nicolaroberts.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2501079341268092392</id><published>2011-12-22T14:13:00.000+02:00</published><updated>2011-12-22T14:13:50.659+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Breaking down - Florence and the Machine</title><content type='html'>&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Ceremonials"&lt;/span&gt; albümü ile büyük çıkış yapan &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Florence and the Machine"&lt;/span&gt;in geniş ekolu geri vokalleri başladığı zaman ayaklarınızı yerden kesen parçası &lt;a href="http://youtu.be/dx0IMHco81I" style="background-color: yellow;"&gt;"Breaking down"&lt;/a&gt;ın melodisi ile depresyona girme tehlikesi geçirebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2501079341268092392?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2501079341268092392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2501079341268092392' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2501079341268092392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2501079341268092392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/breaking-down-florence-and-machine.html' title='Breaking down - Florence and the Machine'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3985112999269509130</id><published>2011-12-22T14:03:00.000+02:00</published><updated>2011-12-22T14:03:56.589+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Jessica 6 - See the light</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RIiDzSSIwvQ/TvMcP5pF0ZI/AAAAAAAAKO4/n07cnLAr_5g/s1600/Jessica-6.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-RIiDzSSIwvQ/TvMcP5pF0ZI/AAAAAAAAKO4/n07cnLAr_5g/s320/Jessica-6.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Fun girl parçasını defalarca dinlediğim için sizin de beğeneceğinizi umduğum Jessica 6'in "See the light" albümüne bir bakın derim. Olağanüstü güzellikte bir albüm değil ama yine de sıkılmadan dinlenebiliyor. Ben ince eleyip sık dokuduğum için sadece iki parçayı mp3 player'ıma aldım ama siz "white horse" ve "prisoner of love" gibi en az üç dört parça daha seçebilirsiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alümden benim en çok beğendiğim iki parça;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/NL3v2f8TGfg" style="background-color: yellow;"&gt;U-motion&lt;/a&gt; ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/hq_8jGHWWlU" style="background-color: yellow;"&gt;Fun girl&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3985112999269509130?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3985112999269509130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3985112999269509130' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3985112999269509130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3985112999269509130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/jessica-6-see-light.html' title='Jessica 6 - See the light'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-RIiDzSSIwvQ/TvMcP5pF0ZI/AAAAAAAAKO4/n07cnLAr_5g/s72-c/Jessica-6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2722375800203120326</id><published>2011-12-21T17:44:00.001+02:00</published><updated>2011-12-21T17:45:39.544+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Fast and Furious 5 - Rio Heist (soundtrack)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-W_LWfzX5vU8/TvH9-pSJfWI/AAAAAAAAKOs/31Acq4THJLM/s1600/%2527Fast-and-Furious-5---Rio-Heist%2527.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-W_LWfzX5vU8/TvH9-pSJfWI/AAAAAAAAKOs/31Acq4THJLM/s320/%2527Fast-and-Furious-5---Rio-Heist%2527.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Hızlı ve Öfkeli" film serisinin tutması üzerine çekilen serinin beşinci filmi &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Fast and Furious 5 - Rio Heist"&lt;/span&gt;ın &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;film müziklerinin&lt;/span&gt; yer aldığı "soundtrack" albümü yayınlanınca dikkatimi çeken parçalar olabileceğini hiç tahmin etmezdim ama çeşitli sanatçıların yer aldığı şu üç parçayı beğenip hemen mp3 player'ıma kopyalayıverdim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/2Me9onGhqmI" style="background-color: yellow;"&gt;Ludacris - F5 Furiously Dangerous&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/HtGd0h3I05I" style="background-color: yellow;"&gt;Marcello D2 &amp;amp; Claudia - Desabafo / Deixa Eu Dizer&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/xmQwchPZr-g" style="background-color: yellow;"&gt;Speed, Black Alien &amp;amp; Tejo- Follow Me Follow Me&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2722375800203120326?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2722375800203120326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2722375800203120326' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2722375800203120326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2722375800203120326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/fast-and-furious-5-rio-heist-soundtrack.html' title='Fast and Furious 5 - Rio Heist (soundtrack)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-W_LWfzX5vU8/TvH9-pSJfWI/AAAAAAAAKOs/31Acq4THJLM/s72-c/%2527Fast-and-Furious-5---Rio-Heist%2527.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7798984139267324162</id><published>2011-12-21T17:11:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T17:11:16.340+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deney'/><title type='text'>Bisküviyi çaya yatay bandırın - Rik Kuiper ve Tonie Mudde</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-UcQX2hQCGWU/TvH1vXcUguI/AAAAAAAAKOg/3lN6EYrQvTM/s1600/biskuviyi_caya_yatay.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="289" src="http://1.bp.blogspot.com/-UcQX2hQCGWU/TvH1vXcUguI/AAAAAAAAKOg/3lN6EYrQvTM/s320/biskuviyi_caya_yatay.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geçtiğimiz ay düzenlenen Tüyap Kitap Fuarı'na gittiğimizde kızımla dolaşırken beğendiği kitabı alıp kendisine hediye ettim... &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sonra da ben alıp bir iki saatte okuyup bitirdim, çünkü benim için çok güzel bir kitaptı :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim gibi eğitimi belirli sınırlar içinde kalan ülkelerde "bir de zamanında ulaşılabilen metaryelleri temin etmede sıkıntı çeken 80'li yılların çocuğuysanız" okuma ve öğrenme adına önünüze gelen her şeyden bir şeyler öğrenmeye çalışır, bunları öğrendikçe açlığınızı giderdiğiniz yanılsamasına kapılırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük ama ilginç bilgi içeren gazete, dergi gibi yayınları alıp takip ettikçe bir şeyler öğrendiğinizi ve eksik kalan bilgilerinize destek olduğunuzu sanmanız da cabası :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanla bu tür küçük ama ilginç bilgilerin çeşitli yayınlarda yer almasının "Avrupa'da çocukların ilgisini eğitim ve öğretimde belli alanlara kaydırabilmek için özellikle kullanıldığını" anlarsınız ama iş işten geçmiştir ve kısa, küçük, ilginç ne kadar bilgi notu toparlamış kitap bulursanız bile bile (fakat yine de zevkle) okuyup öğrenmeye(!) devam edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;(Çok büyük bir katkısı olmasa da yine de bu tür yayınların insanlara bir şeyler verdiğini kabul etmemek mümkün değil tabii ki...) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte, bu kitap da öyle çeşitli araştırmalardan elde edilmiş ilginç konuları bir araya toplayarak küçük bilgiler içeren, eğlendirirken öğreten güzel bir kitap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kitapta; ciddi ciddi yapılmış laboratuvar araştırmalarından elde edilen sonuçlardan tutun da sadece bir konuyu merak edip kendisine bu konuyu araştırmayı tez olarak ele alanların üzerinde çalıştığı konulara kadar bir çok kaynaktan alınmış bilgiler bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;İşte, kendim için not aldığım ilginç konulardan özetleyerek aktarmak istediğim içerikten sizler için özetlemek istediğim birkaç seçme konu;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9ead3;"&gt;Herkesin başına bela olan şu maillerden haberiniz vardır, genellikle spam olarak bilinirler. Fakat spam maillerle karıştırılmaması gereken "bir şeyler soran" ya da "yardım talebinde bulunan" birçok kişiye aynı anda gönderilmiş olan spam benzeri normal maillerle de bir şekilde karşılaşmışsınızdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9ead3;"&gt;G. Barron ve E Yechiam'ın yaptığı bir araştırmaya göre bu tür genel alıcı kitlesine (herkese uyabilecek, ortadan bir dille) yazılmış çoklu alıcı barındıran maillerin, kişiye özel olarak gönderilmesi halinde daha fazla ilgi çekip daha çok geriye dönüş yapıldığı saptanmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;Yine aynı şekilde basılı bir anket metnini genel olarak herkese hitap eden bir dille yazmışsanız ve bu anketin hemen cevaplanıp geri dönüşünün yapılmasını istiyorsanız anket formunun ilk sayfasına yapıştıracağınız küçük bir notla gönderdiğiniz dökümanları "kişiye özel" bir şekle soktuğunuzda çok daha hızlı bir geri dönüş elde edebileceğinizi biliyor muydunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;Randy Garnier "Journal of consumer psychology" için yaptığı "post-it note persuasion: a sticky influence" isimli araştırmasında yapılan deneyde Sam Houston Üniversitesi'nden 150 öğretmene çeşitli sorular içeren beş sayfalık bir anket gönderilmiş;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;50 kişiye anket dökümanları üzerinde hiçbir not olmadan,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;50 kişiye "bu anket için beş dakikanızı ayırabilir misiniz?" cümlesi ön sayfaya el yazısıyla yazılarak,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;50 kişiye de yine aynı "bu anket için beş dakikanızı ayırabilir misiniz?" cümlesi dosyanın üzerine iliştirilen bir notla birlikte gönderilmiş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;veee; geri dönüş oranı %76'yla üzerine not iliştirilenler tarafından gerçekleştirilmiş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta bunlar gibi yapılmış bir sürü araştırma, deney ve ilginç bilgiler yer alıyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sandalyede dimdik oturmanın aslında çok da sağlıklı olmadığından;&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;sakız çiğnemenin hafızayı arttırmasına nasıl etki ettiğine... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d0e0e3;"&gt;uçakta uçus sırasında müzik dinlemenin kulaklara zararlı olduğundan;&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;sabunla yıkanan Kenyalı hayat kadınlarının sabun kullanmayanlardan daha fazla enfeksiyon kaptığına...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;patates kızartması yapmadan önce mikrodalga fırında bir ön pişirme yapmanın kanser riskini azalttığından;&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;ameliyat olacakların operasyon için sabah saatlerini seçmelerinin kendileri için daha iyi olacağına...&lt;/span&gt; kadar bir sürü küçük ilginç fakat ciddi ciddi araştırılması yapılmış mantıklı açıklamaları olan konular sanırım herkese bu kitabı okuması için cazip gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündelik hayata dair 104 garip bilimsel gerçek üstbaşlığı ile yayınlanan "Bisküviyi çaya yatay bandırın" kitabı NTV Yayınları'ndan çıkmış, 216 sayfa ve 13 TL. &lt;a href="http://www.ntvyayinlari.com/tanim.asp?sid=OLPPSJJT38J1D0XLBFHN" style="background-color: yellow;"&gt;(internetten indirimli olarak 9.75 TL'ye alabilirsiniz.)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi bakalım bilgiye aç olanlar, çocuklarına değişik fikirlerle değişik alanlarda farklı bakış açıları kazandırmak isteyenler ya da benim gibi ne bulursa okuyan ve öğrendiğim kârdır diye düşünenler, her yaşa hitap eden bu kitap sizi bekliyor :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7798984139267324162?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7798984139267324162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7798984139267324162' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7798984139267324162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7798984139267324162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/biskuviyi-caya-yatay-bandrn-rik-kuiper.html' title='Bisküviyi çaya yatay bandırın - Rik Kuiper ve Tonie Mudde'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-UcQX2hQCGWU/TvH1vXcUguI/AAAAAAAAKOg/3lN6EYrQvTM/s72-c/biskuviyi_caya_yatay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2990945988914645808</id><published>2011-12-21T15:48:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T15:48:19.255+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>The Sounds - Something to die for</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qoyCCk3aFTU/TvHiuVSrZxI/AAAAAAAAKOU/OOUzzWDr2Oc/s1600/Thesounds.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-qoyCCk3aFTU/TvHiuVSrZxI/AAAAAAAAKOU/OOUzzWDr2Oc/s320/Thesounds.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İşte, benim harika bulduğum ve dinlemekten asla bıkmayacağım nadir gruplardan biri; &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"The Sounds"&lt;/span&gt; ve mükemmel albümü "Something to die for"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arama motorlarında Sounds kelimesiyle karışacak milyonlarca benzeri sayfa ve link içinden bulunması çok zor olduğu için gruba keşke başka bir isim verseydiler diye düşünmeden geçemiyorum ama İsveçli vokalist Maja Ivarsson'un yorumlarıyla harika bir iş çıkaran grubun neredeyse üç boyutlu ses düzenini içeren geniş hifi stereo stüdyo kayıtları bu ayrıntıları düşünmemi engelliyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Ben de yeni keşfettim ve sizleri bu güzel gruptan mahrum etmemek için Karelidefter'de paylaşayım dedim. Bu süper albümü kaçırmayın diyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Sounds'un &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Something to die for"&lt;/span&gt; albümünden en çok beğendiğim ve en çok dinlediğim üç parçası;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/zxK8y7XuEu8" style="background-color: yellow;"&gt;Better off death&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/0QYQGh8-F24" style="background-color: yellow;"&gt;The no no song&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/TKws7vXzukM" style="background-color: yellow;"&gt;Something to die for&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2990945988914645808?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2990945988914645808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2990945988914645808' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2990945988914645808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2990945988914645808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/sounds-something-to-die-for.html' title='The Sounds - Something to die for'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qoyCCk3aFTU/TvHiuVSrZxI/AAAAAAAAKOU/OOUzzWDr2Oc/s72-c/Thesounds.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-1533343048531702705</id><published>2011-12-21T14:45:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T14:45:10.472+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Lisa Miskovsky - Violent sky</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-h4PRidGOz6g/TvHUpobXbpI/AAAAAAAAKOI/XeOhGLTWk6g/s1600/lisamiskovsky.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-h4PRidGOz6g/TvHUpobXbpI/AAAAAAAAKOI/XeOhGLTWk6g/s320/lisamiskovsky.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Violent sky&lt;/span&gt; albümündeki iki parçasıyla gönlümü fetheden &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Lisa Miskovsky&lt;/span&gt;'i sizlere tanıtmaktan mutluluk duyuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı yorumu, güzel sesi ve kaliteli teknik altyapısıyla dikkat çeken şarkıcıyı dinleyince sizin de beğeneceğinizi umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/Mp3g_C2LZTY" style="background-color: yellow;"&gt;Lisa Miskovsky - Lover&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/l-usL5OCoAw" style="background-color: yellow;"&gt;Lisa Miskovsky - Got a friend&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-1533343048531702705?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/1533343048531702705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=1533343048531702705' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1533343048531702705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1533343048531702705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/lisa-miskovsky-violent-sky.html' title='Lisa Miskovsky - Violent sky'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-h4PRidGOz6g/TvHUpobXbpI/AAAAAAAAKOI/XeOhGLTWk6g/s72-c/lisamiskovsky.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6426626496064470984</id><published>2011-12-21T14:26:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T14:26:52.146+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Girls Generation - The Boys</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_2Qqs1gkc7g/TvHQHIdqPFI/AAAAAAAAKN8/yD1NnjLMiFA/s1600/images.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://2.bp.blogspot.com/-_2Qqs1gkc7g/TvHQHIdqPFI/AAAAAAAAKN8/yD1NnjLMiFA/s320/images.jpeg" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #d9ead3;"&gt;Kore&lt;/span&gt;'deki çıkışıyla ülke içinde fenomen haline gelerek bütün ödülleri toplayan kalabalık kızlar grubu &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Girls Generation"&lt;/span&gt;ın yapımcılığını &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Michael Jackson&lt;/span&gt;'ın eski prodüktörü &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Teddy Riley&lt;/span&gt; üstlenince grup &lt;span style="background-color: #d9ead3;"&gt;Amerika ve Avrupa'da&lt;/span&gt; da tanınmaya ve listeleri zorlamaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Boys albümünden severek playlist'ime aldığım iki parçasını da grubu size tanıtma adına burada paylaşıyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/RVDZY-YehN8" style="background-color: yellow;"&gt;Girls Generation - Lazy girl&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/b2mU5IoxX6A" style="background-color: yellow;"&gt;Girls Generation - Oscar&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6426626496064470984?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6426626496064470984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6426626496064470984' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6426626496064470984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6426626496064470984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/girls-generation-boys.html' title='Girls Generation - The Boys'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-_2Qqs1gkc7g/TvHQHIdqPFI/AAAAAAAAKN8/yD1NnjLMiFA/s72-c/images.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2431615452817507080</id><published>2011-12-21T12:28:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T12:28:36.024+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belgesel'/><title type='text'>Onlarlaydım ama onlardan değildim - Cüneyt Özdemir</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ng5Pu5wbvRw/TvG0Tz7iM_I/AAAAAAAAKNw/a9cOkl8f-0M/s1600/onlarlaydimamaonlardandegildim.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="289" src="http://1.bp.blogspot.com/-ng5Pu5wbvRw/TvG0Tz7iM_I/AAAAAAAAKNw/a9cOkl8f-0M/s320/onlarlaydimamaonlardandegildim.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cüneyt Özdemir'in "muhabir gazeteci" kimliğiyle kaleme aldığı kitabı, Irak Savaşı sırasında bütün dünyanın tartıştığı konulardan biri olan "İliştirilmiş (embedded) gazeteciler"i enine boyuna inceleyip tüm yönleriyle gözler önüne seriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan medya ve kamuouyunda çok tartışılan bu konuyu bizden biri olarak savaş alanında "iliştirilmiş" gazeteci kimliğiyle bizzat yaşayıp gözlemleyen Özdemir konunun ince detaylarını aktarırken kimi yerde edebiyatçı kimliğiyle duygularını da işin içine katmaktan çekinmemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kimi yerde bu işin iyi kötü yanlarını, kimi yerde görev sırasında yaşadığı benzer durumları hatırlatan eski olayları, kimi yerde de  hiç umulmayacak kadar sert siyasi eleştiriler yaparak kitabı okuyanların ilgisini canlı tutan yazar bizleri de olayların içine çekebilmeyi başarmış.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabında yazdıklarıyla herhangi bir kurumu, ülkeyi ya da mesleği kötüleme niyetinde olmadığını, istediğinin sadece bir muhabir olarak tanık olduğu şeyleri aktarmaktan ibaret olduğunu belirten Özdemir bizlere &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;kameraların kaydetmediği, haberlere yansımayan ABD ordusunun yemekhanesinden tuvaletlerine kadar ayrıntılar sunarken Amerika'nın varoşlarından gelen askerlerin Ortadoğu'da katıldıkları bu savaşta neler hissettiklerini&lt;/span&gt; de yazmayı ihmal etmemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan ordusunun bir ülkeyi işgale giderken yanında götürdüğü gazetecilere "uyguladığı ambargolar dahilinde haber yapmasına izin vermesinin" savaş muhabirliğini nasıl kısıtladığını okurlara aktaran Özdemir savaştan çok savaşanları tanımlamaya onların ruh halini yansıtmaya çalışmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Savaş filmlerini andıran sahnelerin benzerlerini birebir savaş alanında yaşayan Özdemir "bu durumun kanıksanmasının ve her şeyin normal gibi algılanmasının ardında yatan gerçeği" Amerikan kültürünün II. Dünya Savaşı sonrası bütün dünyayı işgal etmesine bağlayarak içimize işleyen bu kötü olguyu da Hollywood sendromu olarak doğru yorumluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sürü sıkıntılı aktarma, uzun süren bekleme, imkânsızlıklar içinde kendi mesleğinin cilveleriyle uğraşma ve içinde bulunduğu durumu çevrenin tüm etkileriyle birlikte değerlendirme kolay bir iş değil, hele hele bir de bunu bir "Doğulu gözüyle" Batı'nın en güçlü ordusu içinde görevliyken yapmak gerçekten zor olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat buna rağmen Özdemir hem işini gerektiği gibi gerçekleştiriyor hem de fazladan eskiye dönük olay ve hikâyelerle, görüş ve açıklamalarla kitabını süslüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9ead3;"&gt;Kitapta geçen hikâyelerden birini aklımda kaldığı kadarıyla özetlemek istiyorum;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yine bölgede görevliyken (bu sefer de Irak'ın Kuveyt'i işgal ettiği yıllarda) Kuveyt'ten kaçırılan sanat eserleri arasında Picasso tabloları yer alıyormuş. (2000'li yılların başlarında gazetelere konu olan İstanbul'da yakalanan sahte Picasso tabloları konularını sizler de hatırlayacaksınızdır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte yine öyle bir Iraklı asker Kuveyt'te bir müzeden ya da saraydan nasıl ele geçirdiyse bir Picasso tablosunun çerçevesini kesip tablonun kendisini oluşturan bez kısmı katlayıp saklıyor ve Irak'taki evine gidip tabloyu odasına gizliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Kuveyt'teki birliğinin yanına dönen bu asker, savaş bitip de geri döndüğünde evde garip bir şeyle karşılaşıyor; Annesi saklanan bu tabloyu bulunca bir anlam verememiş ama oğlu bunu yüksek bir yere gizlediğine göre kutsal bir şey olmalı diye düşünüp  seccade olarak kullanmaya başlamış... Tabii ki bunu da Özdemir bu konuyla ilgili haberlerin yapıldığı zaman kendisine anlatanlardan duymuş, ne kadar doğru ne kadar abartı bilimeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Neyse işte, ben kitabı sıkılmadan okudum, ayrıntılarını gözümde canlandırmaya o sıkıntı verici ortamı anlamaya çalıştım. Kitap bir roman ya da edebi bir başyapıt değil haliyle ama mesleki tecrübeleri ve yakınımızda cereyan etmiş, bizi de derinden etkileyen dünya çapındaki bir olayı içeriden yazan birinin söylediklerine de kayıtsız kalmamamız gerekiyor diye düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son Amerikan birliklerinin Irak'tan çekildiği şu günlerde savaşın başlangıcını ve olup biteni biraz daha derinden kavramak için okunabilecek olan " Onlarlaydım ama onlardan değildim"i konuya ilgisi olanların merakla okuyacağını tahmin ediyorum. Hele hele muhabirliğe ve savaşlara karşı bir ilginiz varsa mutlaka okumalısınız diyerek bu kitap hakkında yazdıklarımı burada bitiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Doğan Kitap'tan çıkan eserin baskısı tükenmiş ama internetten sipariş verebileceğiniz sitelerden bulmanız mümkün, 275 sayfalık kitabın fiyatı 15 TL.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2431615452817507080?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2431615452817507080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2431615452817507080' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2431615452817507080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2431615452817507080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/onlarlaydm-ama-onlardan-degildim-cuneyt.html' title='Onlarlaydım ama onlardan değildim - Cüneyt Özdemir'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ng5Pu5wbvRw/TvG0Tz7iM_I/AAAAAAAAKNw/a9cOkl8f-0M/s72-c/onlarlaydimamaonlardandegildim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-1704771299302081794</id><published>2011-12-15T12:00:00.000+02:00</published><updated>2011-12-15T12:00:23.166+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Demi Lovato - Unbroken</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Ev55XiNpisM/TunE2UNc_oI/AAAAAAAAKNg/QF4lIfuCIb4/s1600/demilovatounbroken.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-Ev55XiNpisM/TunE2UNc_oI/AAAAAAAAKNg/QF4lIfuCIb4/s320/demilovatounbroken.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;i&gt;Rihanna'nın iphone'da heves edilip çekilmiş instagram efektli albüm fotoğraflarına özenilerek renklendirilmiş albüm kapağını beğenmemiş olsam da...&lt;/i&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Demi'nin Unbroken albümünden üç parçayı beğendim, sağlam altyapısı, kaliteli stüdyo çalışması ve parçalarda ruhu etkileyen o minik duygusuyla dikkat çekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim beğenip playlist'ime aldığım parçalar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/-JQmhO_8V08" style="background-color: yellow;"&gt;All Night Long &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/98QQ_blOLA0" style="background-color: yellow;"&gt;Give Your Heart A Break&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/wyPaAGC2cT0" style="background-color: yellow;"&gt;My Love Is Like A Star&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-1704771299302081794?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/1704771299302081794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=1704771299302081794' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1704771299302081794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1704771299302081794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/demi-lovato-unbroken.html' title='Demi Lovato - Unbroken'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Ev55XiNpisM/TunE2UNc_oI/AAAAAAAAKNg/QF4lIfuCIb4/s72-c/demilovatounbroken.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8827029354665254459</id><published>2011-12-15T11:22:00.001+02:00</published><updated>2011-12-15T11:23:02.398+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>dita - lorie</title><content type='html'>Lorie'nin "Regarde moi" albümünden Dita'yı beğendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte; Bir an için de olsa 80'lere götürebilen ruhuyla Lorie ve parçası Dita&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/o5wdEYQMqD4" style="background-color: yellow;"&gt;http://youtu.be/o5wdEYQMqD4&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8827029354665254459?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8827029354665254459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8827029354665254459' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8827029354665254459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8827029354665254459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/dita-lorie.html' title='dita - lorie'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-9166234984127450315</id><published>2011-12-15T10:42:00.000+02:00</published><updated>2011-12-15T10:42:18.752+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>I wish I were that girl - Wendy Rene</title><content type='html'>Geçtiğimiz haftaya kadar bu şarkıdan haberim olmamıştı. Wendy Rene güzel bir ses ve I wish I were that girl de dönemin iyi parçalarından biri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/2hg_yid4Msw" style="background-color: yellow;"&gt;Wendy Rene - I wish I were that girl&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-9166234984127450315?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/9166234984127450315/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=9166234984127450315' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/9166234984127450315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/9166234984127450315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/i-wish-i-were-that-girl-wendy-rene.html' title='I wish I were that girl - Wendy Rene'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8002098506071045518</id><published>2011-12-15T10:19:00.002+02:00</published><updated>2011-12-15T11:13:50.251+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Flashbacks of a fool  [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-it3TviEB18I/TumtgjTEEuI/AAAAAAAAKNU/6ar1mbC5Qck/s1600/tt1037218.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://2.bp.blogspot.com/-it3TviEB18I/TumtgjTEEuI/AAAAAAAAKNU/6ar1mbC5Qck/s320/tt1037218.jpeg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İşte yine gereksiz açık saçık sahnelerle durumu kurtarmaya çalışan sıradan, sıkıcı bir film...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Kırklı yaşlara gelmiş, fazla tanınmayan ikinci sınıf bir Hollywood yıldızı (erkek oyuncu) içki uyuşturucu ve seks alemlerinde kendini tüketmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Yeni bir iş anlaşması için menajeriyle görüşmeye gittiğinde işler pek iyi gitmez ve bizim adam psikolojik olarak dibe vurunca anında bunalıma girer.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Fakat aksilikler hep üst üste geldiği için evine gittiğinde de bir telefon alır; çocukluk arkadaşı ölmüştür...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Lüks arabasını deniz kenarına çeker ve gidip denize atlayınca çocukluk yıllarını hatırlamaya başlar.  Çocukluk arkadaşlarını, annesini, seviştiği komşu kadını ve bu kadının kaza sonucu ölen küçük kızını bir bir hatırlayıp o zamanlar neler olduğunu bize de gösterir. Filmin Türkçe karşılığı olan "Bir aptalın anıları" ismi de buradan geliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gereksiz ve konuyla ilgisiz ayrıtıları yüzünden dağınık görünümlü film bir türlü çıkış yapamayınca seyirci olarak bize de ayrıntılarla uğraşmak kalıyor ama bir iki "Roxy music" parçası eşliğinde kız arkadaşıyla çalan plağa vokal yaptıkları sahneden başka kayda değer bir şey çıkmıyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Biraz 70'lerde çocuk olmaya ait nostalji duygusu, biraz gizli kapaklı masum bir çocukluk aşkı, bir iki küçük sahne ve bir iki küçük ayrıntı için birbuçuk saat kaybetmeye değecek bir film değil, anca denk gelip de canınız çok sıkılırsa eh işte, o kadar da çok çok kötü değil...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyretmeseydim de olurmuş denilecek cinsten bu filmi aile içinde, çocuklarla seyretmeniz mümkün değil ben şimdiden uyarımı da yapmış olayım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8002098506071045518?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8002098506071045518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8002098506071045518' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8002098506071045518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8002098506071045518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/flashbacks-of-fool-film.html' title='Flashbacks of a fool  [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-it3TviEB18I/TumtgjTEEuI/AAAAAAAAKNU/6ar1mbC5Qck/s72-c/tt1037218.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4132739219680303786</id><published>2011-12-13T17:09:00.000+02:00</published><updated>2011-12-13T17:09:40.886+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Buongiorno, notte ( good morning, night - günaydın, gece) [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Q2ltCGjIG4s/Tudqpkk-txI/AAAAAAAAKNI/hr3gTCVqzK8/s1600/tt0377569.jpeg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="317" width="214" src="http://2.bp.blogspot.com/-Q2ltCGjIG4s/Tudqpkk-txI/AAAAAAAAKNI/hr3gTCVqzK8/s320/tt0377569.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İtalyan terör örgütü Kızıl Tugaylar, 70'li yıllarda gittikçe artan terör olaylarını tırmandırdıktan sonra 78 yılında İtalya Başbakanı Aldo Moro'yu kaçırıp infaz etmişlerdi. &lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Bu filmde de kaçırılma olayından infaz gününe kadar terör örgütünün hücre evinde geçen 55 gün anlatılıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki bu çok ama çok yüzeysel ve suya sabuna dokunmadan gerçekleştirilen hayali bir anlatımın ötesine geçemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Film olarak yavaş ilerleyen ve hele hele İtalya'yla ilgili olup da bu kadar söylenecek şey varken bu kadar az konuşulan bir film daha yoktur herhalde.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin anlattıklarına bir iki televizyondan alınma o günlere ait haber görüntüsü koyarak biraz gerçeklik katmak istemişler ama (eskiyle yeniyi bu şekilde kullanılan bir teknikle birleştirirken) aynı şeyi filmdeki terörist kızın düşlerine de uygulayınca "gerçeklik duygusu" tamamen kaybolmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güya terörist kız bu infazdan rahatsızlık duyuyor da Aldo Moro'yu serbest bırakıp kaçmasını sağlıyor da falan filan ama sonra meğer bu serbest bırakma olayı da kızın vicdanı rahatsız olduğu için gördüğü bir rüyaymış da... mış da mış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Ne bir örgüt üyesinin tek bir gerçek lafı, ne İtalya'daki Amerikan elçisinin Aldo Moro için yazdığı aleyhte raporlar, ne Kızıl Tugaylar'ın Mossad ile olan bağlantıları... Hiçbiri ama hiçbir filmde yer almadığı gibi saçma sapan bir sürü gereksiz hayali sahneyle doldurulmuş, işine gelmeyen şeyleri ayıklayarak gerçekleri çarpıtmaya çalışan uyduruk ve sahte bir filmdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white;"&gt;(aşık olduğun insan için hayali şeyler tasarlayıp bunları yazıya ya da filme çevirebilirsin ama tarihi geçmişi gerçek olan bir olayın arka planını açıklarken bu şekilde hayaller alemine dalarsanız işte sonuç da böyle hayali ve uyduruk, yarım yamalak bir şey olur.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar akşamımı böyle bir film seyrederek harcadım ama siz buna mecbur değilsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terör eylemi gerçekleştiren grupların birbiriyle savaşırken bunları istediği gibi yöneten ve aynı amaç için kullanan uluslararası güçler hakkında biraz araştırma yapıp bir iki şey öğrenmeye çalışmak filmi seyretmekten daha yararlı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmi tavsiye etmiyorum. Böylece hayatınızdan birbuçuk saatlik bir kaybı önleyebilirsem ne mutlu bana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4132739219680303786?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4132739219680303786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4132739219680303786' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4132739219680303786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4132739219680303786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/buongiorno-notte-good-morning-night.html' title='Buongiorno, notte ( good morning, night - günaydın, gece) [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Q2ltCGjIG4s/Tudqpkk-txI/AAAAAAAAKNI/hr3gTCVqzK8/s72-c/tt0377569.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4216135812711497341</id><published>2011-12-13T16:56:00.000+02:00</published><updated>2011-12-13T16:56:05.409+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Caro Emerald</title><content type='html'>Dinlerken "Acaba ben bunu Kareli defter'de vermiş miydim?" diye aklıma takıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar geç olsa da hiç yazmamaktan iyidir diyerek Caro'nun beğendiğim iki parçasını paylaşıp beğeninize sunuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/74LXx0wSqMI" style="background-color: yellow;"&gt;Caro Emerald - A Night Like This&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/jo1cyl0QbWo" style="background-color: yellow;"&gt;Caro Emerald - Back it up&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4216135812711497341?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4216135812711497341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4216135812711497341' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4216135812711497341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4216135812711497341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/caro-emerald.html' title='Caro Emerald'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7550571815609534947</id><published>2011-12-13T16:42:00.000+02:00</published><updated>2011-12-13T16:42:04.187+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>cettar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Wka_b8SmGX0/TudjqsAasHI/AAAAAAAAKM8/u2vnV3-5y8s/s1600/cetvel.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="151" src="http://2.bp.blogspot.com/-Wka_b8SmGX0/TudjqsAasHI/AAAAAAAAKM8/u2vnV3-5y8s/s320/cetvel.gif" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Heryerden kolayca temin edilebilecek bildiğimiz plastik cetvellerden üç tane alıyoruz. Önce birini masanın üzerine koyup cetvelin yarısını masadan dışarı taşıracak şekilde sabitliyoruz (elinizle üzerine bastırabilirsiniz).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Cetvelin dışarıda kalan ucunu parmağımızla aşağı doğru çekip bırakıyoruz ve o muhteşem sesi duyuyoruz; dıbızıbauuvznnn :) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer iki cetveli de farklı yerlerinden bu cetvelin yanına koyup üçünden de farklı ses elde edecek şekilde ayarlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşteee... &lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;ilkel ama çocuklar için eğlenceli müzik aletimiz hazır.&lt;/span&gt; [ Tamam tamam çocuklarla beraber siz de biraz çalabilirsiniz :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7550571815609534947?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7550571815609534947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7550571815609534947' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7550571815609534947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7550571815609534947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/cettar.html' title='cettar'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Wka_b8SmGX0/TudjqsAasHI/AAAAAAAAKM8/u2vnV3-5y8s/s72-c/cetvel.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2182831364873364999</id><published>2011-12-11T16:48:00.000+02:00</published><updated>2011-12-11T16:48:04.425+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>good natured - heart of stone</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-v4SLMRFa6hA/TuS-ffBLXEI/AAAAAAAAKMw/HcRFme8RaBg/s1600/goodnatured.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="188" src="http://3.bp.blogspot.com/-v4SLMRFa6hA/TuS-ffBLXEI/AAAAAAAAKMw/HcRFme8RaBg/s320/goodnatured.jpg" width="190" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İsmi hemen hemen hiç duyulmamış olan &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"The goog natured"&lt;/span&gt; myspace sayfalarında tarzlarını "pop noir" diye adlandırmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Warriors&lt;/span&gt; albümündeki "Irony forever" isimli parçaları için bir video yok ama &lt;a href="http://youtu.be/5mJi_DlYHB8" style="background-color: yellow;"&gt;"Heart of stone"&lt;/a&gt; youtube'a düşmüş. Albümün tamamı bana göre değil ama bu iki parçayı beğendim ve farklı buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümü ve grubu internetten araştırıp bulabilirsiniz, değişik bir tarzı olduğunu kabul etmek lazım, beğeneceğinizi umuyorum. &lt;i style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;(Albümleri ya da sanatçıları çok bilinen, çok ünlü ya da yeni olup olmamasına bakmadan sadece kalitesiyle değerlendirdiğim ve iyi olduğunu düşündüğüm parçaları paylaştığım için bazen böyle bulması zor olabiliyor.)&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2182831364873364999?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2182831364873364999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2182831364873364999' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2182831364873364999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2182831364873364999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/good-natured-heart-of-stone.html' title='good natured - heart of stone'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-v4SLMRFa6hA/TuS-ffBLXEI/AAAAAAAAKMw/HcRFme8RaBg/s72-c/goodnatured.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-1696420669452852127</id><published>2011-12-11T15:56:00.000+02:00</published><updated>2011-12-11T15:56:10.280+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Saturdays - on your radar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-WoYE7XZU6TU/TuS2MtebIWI/AAAAAAAAKMk/3d1nY34Bf_s/s1600/saturdays.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-WoYE7XZU6TU/TuS2MtebIWI/AAAAAAAAKMk/3d1nY34Bf_s/s320/saturdays.jpeg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Her ne kadar "Spice girls" ya da "Pussycat dolls" gibi piyasa işi olsa da "Saturdays"in "On your radar" albümündeki bu parçaları es geçemedim.&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Temalar sağlam, kayıt güzel, vokaller iyi, armoni kaliteli... daha ne olsun :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Albümden en çok beğendiğim üç parçayı playlist'ime aldım ve bu gruptan sizlerin de haberi olsun diye burada paylaşıyorum. Eminim, pop müzik sevenler bu parçaları da beğenerek dinleyecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/22UQB9EzgO8"&gt;Faster&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/yzPvrWq64Yo"&gt;White lies&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/AgiBDUgwyEI"&gt;Promise me&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-1696420669452852127?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/1696420669452852127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=1696420669452852127' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1696420669452852127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1696420669452852127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/saturdays-on-your-radar.html' title='Saturdays - on your radar'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-WoYE7XZU6TU/TuS2MtebIWI/AAAAAAAAKMk/3d1nY34Bf_s/s72-c/saturdays.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2186129795147561209</id><published>2011-12-10T02:17:00.000+02:00</published><updated>2011-12-10T02:17:41.635+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Selah Sue - Selah Sue</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-DGzrXx8POCQ/TuKkvEEYN9I/AAAAAAAAKMY/CMUgDTC5FL8/s1600/selah%2Bsue.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-DGzrXx8POCQ/TuKkvEEYN9I/AAAAAAAAKMY/CMUgDTC5FL8/s320/selah%2Bsue.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İşte &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;nadir rastlanan&lt;/span&gt; o güzel albümlerden biri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selah Sue'nun kendi adını taşıyan bu ilk albümünü kesinlikle tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç durmadan aynı parçayı tekrar tekrar çaldığım ender albümlerden birini bulup paylaştığım için keyfime diyecek yok ;) sakın kaçırmayın... (Orijinal albüm kayıtları youtube'takilerden çok çok daha kaliteli)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte albümden bıkmadan yüzlerce kez dinlediğim parçalar; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/r4qrhNS7wLU"&gt;Raggamuffin&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/m6CCWbZaLBw"&gt;Crazy sufferin syle&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;(ve eğer siz de benim gibi Raggamuffin ile Crazy sufferin syle'ı üst üste defalarca dinleyecek kadar beğendiyseniz &lt;a href="http://youtu.be/6ivg3J3h5Ps" style="background-color: yellow;"&gt;Nneka&lt;/a&gt;'ya da bir &lt;a href="http://youtu.be/GIDjwGChFo4" style="background-color: yellow;"&gt;bakın&lt;/a&gt; derim...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2186129795147561209?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2186129795147561209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2186129795147561209' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2186129795147561209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2186129795147561209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/selah-sue-selah-sue.html' title='Selah Sue - Selah Sue'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-DGzrXx8POCQ/TuKkvEEYN9I/AAAAAAAAKMY/CMUgDTC5FL8/s72-c/selah%2Bsue.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7068149946870217927</id><published>2011-12-08T17:55:00.001+02:00</published><updated>2011-12-08T17:56:55.919+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Mama's broken heart - Miranda Lambert</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-UlmgMTLWCOU/TuDeLCfx_5I/AAAAAAAAKMM/wxfVSVq6HF4/s1600/mirandafourtherecord.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-UlmgMTLWCOU/TuDeLCfx_5I/AAAAAAAAKMM/wxfVSVq6HF4/s320/mirandafourtherecord.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Miranda Lambert&lt;/span&gt; iyi bir &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;country-rock&lt;/span&gt; şarkıcısı; bu tarz, kulaklara alışılmış gelse de ara sıra pop parçaları arasında çıkan güzel bir şarkı heyecan yaratmıyor değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu türü sevenler için Miranda Lambert'in &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Four the record"&lt;/span&gt; albümünde ağır tempolu sakin ve güzel parçalar da var ama benim tercihim "Mama's broken heart" oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/v1Mq0Vvsxk8"&gt;"Mama's broken heart"&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7068149946870217927?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7068149946870217927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7068149946870217927' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7068149946870217927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7068149946870217927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/mamas-broken-heart-miranda-lambert.html' title='Mama&apos;s broken heart - Miranda Lambert'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-UlmgMTLWCOU/TuDeLCfx_5I/AAAAAAAAKMM/wxfVSVq6HF4/s72-c/mirandafourtherecord.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2974028132763330612</id><published>2011-12-08T10:28:00.000+02:00</published><updated>2011-12-08T10:28:05.176+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Amy Winehouse - Lioness: Hidden Treasures</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-GC_jIEBvKEE/TuB1AzJb1II/AAAAAAAAKL0/fIq8UWX9D8k/s1600/amy-winehouse.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-GC_jIEBvKEE/TuB1AzJb1II/AAAAAAAAKL0/fIq8UWX9D8k/s320/amy-winehouse.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Amy'nin hazin sonu herkesi üzdü ama o yaptığı müzikle her zaman yaşayacak.&lt;br /&gt;Daha önceden yayınlanmamış parçaların kayıtlarından oluşturulan "Saklı hazine" albümündeki &lt;span style="background-color: yellow;"&gt;tüm parçalar mükemmel&lt;/span&gt; ama ben en çok "Our day will come" ve "Like smoke"a takıldım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümü kesinlikle tavsiye ederim. Bu kızın ölümüne gerçekten üzülmüştüm, klipleri seyretmeye dayanamadım ama parçaları dinleyebilmeniz için başka bir şansım yok, işte klip linkleri;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/CxYRbzGi8Rg"&gt;Our day will come&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/DdvWyn7Q-N0"&gt;Like smoke&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2974028132763330612?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2974028132763330612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2974028132763330612' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2974028132763330612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2974028132763330612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/amy-winehouse-lioness-hidden-treasures.html' title='Amy Winehouse - Lioness: Hidden Treasures'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-GC_jIEBvKEE/TuB1AzJb1II/AAAAAAAAKL0/fIq8UWX9D8k/s72-c/amy-winehouse.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7160860743029225108</id><published>2011-12-08T10:16:00.000+02:00</published><updated>2011-12-08T10:16:16.995+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Adaline - Modern Romantics</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-4ZxQBOcjRQo/TuByRo1Ox-I/AAAAAAAAKLo/xP_qhVlG5Ww/s1600/adaline.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="200" width="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-4ZxQBOcjRQo/TuByRo1Ox-I/AAAAAAAAKLo/xP_qhVlG5Ww/s320/adaline.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Adaline'ın Modern romantics albümünden üç parçayı beğendim, değişik bir ses, kaliteli bir stüdyo çalışması ve güzel parçalar dikkat çekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümden playlist'ime aldığım parçalar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/R-gtu6Lpvfc"&gt;Stereo&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/cfwtcDbv9wQ"&gt;Rebels Of Love&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/0AIGqX6vaZQ"&gt;That's What You Do Best&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;i&gt;(youtube'tan buraya aldığım linklerdeki kayıtların kalitesi pek iyi değil, albüm kaydı ise mükemmel, bilginize...)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7160860743029225108?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7160860743029225108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7160860743029225108' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7160860743029225108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7160860743029225108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/adaline-modern-romantics.html' title='Adaline - Modern Romantics'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-4ZxQBOcjRQo/TuByRo1Ox-I/AAAAAAAAKLo/xP_qhVlG5Ww/s72-c/adaline.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3107202903254607082</id><published>2011-12-07T11:33:00.006+02:00</published><updated>2011-12-07T12:03:08.583+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Tutunamayanlar – Oğuz Atay</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */@font-face {font-family:"MS Mincho"; mso-font-alt:"ＭＳ 明朝"; mso-font-charset:128; mso-generic-font-family:modern; mso-font-pitch:fixed; mso-font-signature:-536870145 1791491579 18 0 131231 0;}@font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;} /* Style Definitions */p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:Calibri;}.MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:10.0pt; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:Calibri;}@page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:36.0pt; mso-footer-margin:36.0pt; mso-paper-source:0;}div.WordSection1 {page:WordSection1;}--&gt;&lt;/style&gt;       &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-gDg0Xd4EVBw/Tt8xzjc6MzI/AAAAAAAAKLc/eP35ZcYHsYk/s1600/tutunamayanlar.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-gDg0Xd4EVBw/Tt8xzjc6MzI/AAAAAAAAKLc/eP35ZcYHsYk/s320/tutunamayanlar.jpg" width="210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */@font-face {font-family:Arial; panose-1:2 11 6 4 2 2 2 2 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}@font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}@font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;} /* Style Definitions */p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:Calibri;}a:link, span.MsoHyperlink {mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; color:blue; text-decoration:underline; text-underline:single;}a:visited, span.MsoHyperlinkFollowed {mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; color:purple; mso-themecolor:followedhyperlink; text-decoration:underline; text-underline:single;}.MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:10.0pt; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:Calibri;}@page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:72.0pt 90.0pt 72.0pt 90.0pt; mso-header-margin:36.0pt; mso-footer-margin:36.0pt; mso-paper-source:0;}div.WordSection1 {page:WordSection1;}--&gt;&lt;/style&gt;             &lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */@font-face {font-family:Arial; panose-1:2 11 6 4 2 2 2 2 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}@font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}@font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;} /* Style Definitions */p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:Calibri;}a:link, span.MsoHyperlink {mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; color:blue; text-decoration:underline; text-underline:single;}a:visited, span.MsoHyperlinkFollowed {mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; color:purple; mso-themecolor:followedhyperlink; text-decoration:underline; text-underline:single;}.MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:10.0pt; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-bidi-font-family:Calibri;}@page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:72.0pt 90.0pt 72.0pt 90.0pt; mso-header-margin:36.0pt; mso-footer-margin:36.0pt; mso-paper-source:0;}div.WordSection1 {page:WordSection1;}--&gt;&lt;/style&gt;       &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;(of of of, çok uzun bir yazı oldu)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Sevgili kareli defter okuru, aşağıda okuyacağınız yazıyı yazıp yazmama konusunda çok düşündüm.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Burada söz konusu olan kitap, edebiyatseverler tarafından beğenilen ve çok tartışılan, üzerine araştırmalar yapılan, okumayı seven herkese bir şekilde önerilen bir eser.&lt;/span&gt;&lt;span style="background: none repeat scroll 0% 0% rgb(207, 226, 243); font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="background: none repeat scroll 0% 0% rgb(207, 226, 243); font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Kitap, bu kadar el üstünde tutulan bir kitap olunca tabii ki böyle bir yazı yazıp yazmamak insanı düşündürüyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Fakat bugüne kadar kime, neye, ne için olursa olsun hiçbir zaman düşündüğümü söylemekten kaçınmadım. Madem ki okuduğum bütün kitaplar hakkında düşündüklerimi yazdım bu kitap için de yazmalıyım diye karar verip işe koyuldum :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Aslında bu kitabı yıllar yılı defalarca okumaya niyet edip her seferinde erteleyip durdum. Aradan ne yazarlar ne kitaplar geçti ama “Tutunamayanlar”ı okumak bir türlü kısmet olmadı fakat&amp;nbsp; geçtiğimiz ay nihayet bu kitap da okuduğum kitaplar arasına girmiş oldu...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;(Popüler olup övgüyle bahsedilen şeylerden uzak dururum ama sonunda dayanamayıp okudum ve bu kitap hakkında kendime göre bir şeyler yazmak istiyorum. Yazdıklarım da kitap da konusu da sıkıcı gelebilir o yüzden bu kitaba karşı bir ilginiz yoksa ve edebiyatla pek ilgilenmiyorsanız bu uzun &amp;nbsp;yazıyı okumasanız da olur...)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bu yazıda “Tutunamayanlar”ı eleştirmekten çok kitap hakkında düşündüklerimi yazmaya çalışacağım, yani niyetim “Şurası şöyle olmuş ama böyle olsaydı daha iyi olmaz mıydı? Bu eseri şu bağlamda ele alıp incelersek görürüz kiii...” gibi ukalalıklar yapmak değil :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Aslında şöyle bir durup düşünürseniz bu kadar övgüyle bahsedilen yeri çok sağlam bir eser için yorum yapmak bile oldukça riskli bir şey. Fakat ben bu riski göze alarak düşündüklerimi bir okur olarak belirtmek istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Her şeyden önce böyle bir eserin tüm karmaşıklığını çözüp katmanlarına ayırıp doğru bir şekilde anlamak ve başka birine anlatmak çok zor! Öncelikle bunu belirtmekte fayda var...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Kitabı adeta analiz ediyormuş gibi her yazılanı büyük bir dikkatle okumak gerekiyor ama “Söylenmek istenileni anlamaya çalışırken de bir anda dağılıp gidebileceğiniz için” okur olarak büyük bir çaba sarfetmeniz gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Oğuz Atay, &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tutunamayanlar_%28roman%29"&gt;&lt;span style="background: none repeat scroll 0% 0% yellow;"&gt;bu kitapta&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; gerçekten büyük bir edebi olay gerçekleştirerek farklı bir eser yaratmış bunu görmemezlikten gelmek mümkün değil. Ve en önemlisi bu eserin altına atılan tarih 1970!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;İnanın, beni en çok da bu etkiledi. Eğer fırsat bulup da okursanız 80’li 90’lı yıllarda konuşulan hatta birçoğu şu anda bile farkedilmeyen o kadar çok şeyi taaa o zaman düşünüp hissedip yazmış olması Oğuz Atay’ı farklı bir yere koymam için yetti. Ve keşke kitabı okumaya niyetlendiğim 90’lı yıllarda okusaymışım o zaman bu kitapta yazılan bazı şeyleri bu şekilde görmediğim için etkisi de çok farklı olurdu diye düşünmeden edemedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Neredeyse uzay çağını yaşadığımız günümüzdeki imkânlarla o günleri karşılaştırınca yazarın yeteneğine, düşünce yapısına, gözlem gücüne şapka çıkarmamak mümkün değil, burada sanırım kitabı ve yazarı sevenlerle aynı fikirleri paylaşıyoruz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Kitap alışılmış kalıpların dışındaki kurgusuyla bile gerçekten donanımı yüksek okurlara hitap ediyor ve kitaptaki katmanları, kronolojiyi, kurguyu anlamak oldukça zor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bugüne kadar okuduğum binlerce kitap içinde okurken en çok zorlandığım kitaplardan biri olduğunu açıkça itiraf etmek zorundayım. Okuması, anlaması ve esas anlatmak istediklerini çözmesi zor bir eser. Bu yüzden kitabı okurken alışık olduğumuz akıcılığı yakalamak da epey zor oluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bana göre bu kitabın en önemli özelliği; barındırdığı kasvetli, bitkin, yorgun ve hayata karşı isteksiz olan kahramanlarıyla yarattığı havadır. Kitabı bitirince yazarın üzerinize yüklediği en büyük şey bence bu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Yazarın kahramanları aracılığıyla dünyaya bakışı ve yorumlayışı da tabii ki bu yönde, çünkü; Bir yazar olarak “aydın çevrenin, içinde bulunduğu ortama olan yabancılığını ve hayattan kopuşunu” kendi gözlemlerinden yola çıkarak (yine hayatın içinden hepimizin bildiği örneklerle veren eserde) aklınıza gelebilecek her şey yazar tarafından eleştirilmekten kurtulamıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;O dönemin modası da “Aydın insan eleştirir.” mantığı üzerine yapılandığı için her şeyi eleştiren yazar da (aslında ne kadar da her şeyin dışında kalıp bir gözlemci gibi davranmış olsa da) kendisini saran dönemin anlayışından kurtulamamış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;70’li yıllara girerken siyasi kutuplaşmayı oluşturan sol ve sağ grupların siyasal taban oluşturmayı “toplu halde hareket etme ve grup içi liderlik savaşı”na dönüştürmüş olmalarını alaycı bir dille eleştiren Atay, kitap boyunca özenti aydın kişilerin ikilemlerini (her grubun kendi söylemlerindeki altdilleri başarıyla kullanarak) gözler önüne seriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Ama bu eleştirel yaklaşım ve anlatım&amp;nbsp; biçimi kitap boyunca öyle yerlere varıyor ki her çevre ve grubun kendine has söylemleri (altdilleri) mutlaka ait olduğu fikirlerle eşleştirilip tam yerinde kullanılarak bütün eser boyunca bir söylemler galerisi oluşturuluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bu bölümü yani kitapta kullanılan bu tekniği biraz açmak ve bunu yapabilmenin ne kadar zor olduğunun altını biraz daha belirgin çizmek istiyorum;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Diyelim bir tiyatro oyunu için senaryo yazacaksınız. Öncelikle konu ne olursa olsun anlatacağınız hikâyenin kahramanlarını bu oyunda seyircinin karşısına kanlı canlı gerçek birer insan gibi çıkarabilmeniz gerekiyor. Fakat bunu başarabilmk için oyunda yer alan bütün kahramanları davranış biçimleriyle (içinde bulundukları ortamdaki psikoloji ve biçimsel yaşam tarzlarıyla) çok iyi gözlemlemiş olmanız gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bir terzi nasıl davranır, nasıl konuşur, mesleğinin incelikleri nelerdir, kullandığı malzemelerin isimleri nedir, bu terzi yaşlı olursa nasıl konuşur gençse nasıl ya da zengin ve ünlülerin terziliğini yapan biriyse laflar nasıl değişiyor, abartılı kibar davranışlar nereye kadar uzanıyor? Hepsini en küçük ayrıntısına kadar bilmek gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bunlarla başa çıkamayacak biri, bu tecrübelere ve bu gözlem gücüne sahip değilse zaten en baştan bu işe kalkışmamalıdır. Kaldı ki bu iş tek bir kişi ile de bitmiyor...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bunun amiri var, memuru var, postacısı var... ev kadını, öğretmeni, şoförü, aşçısı, sahafı, biletçisi, genç kızı, yaşlı dedesi var... yine bütün bunların zengini fakiri, eğitimlisi cahili, hastalık sahibi olanı, sağlıklısı delisi, iyisi kötüsü var...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Sonuçta var oğlu var diye bitmez tükenmez çoook uzun bir karakterler ve onları oluşturan ortamla birlikte çevreden bahsediyoruz. Bunları doğuştan gelen bir yetenekle gözlemleyip hayat tecrübesi ve eğitimle değerlendirip ondan sonra da hakkını vererek başarıyla canlandırabilmenin ne kadar zor olacağını eminim sizler de bir kez daha düşünmüşsünüzdür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bu uzun örnekler listesi içeren açıklamayı aklınızın bir kenarında tutuverin ve bu şablonu büyük bir kağıda yayıp masanın üzerine koyun.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Karakterler birinci katman olarak masanın üzerinde dursun. Şimdi bu katmanın üzerine eğitim kurumlarının yapısı, toplumsal tarih bilinci, devlet kurumlarının mekaniği, aile denilen evlilik müessesi ve ona bağlı içgüdüsel akrabalık bağları, üniversitedeki sosyal yapı, bir toplumun genelevleri, pavyonları gece kulüpleri gibi yine sayısız her türlü toplumsal hareketin bulunduğu alanları da içine alan ikinci bir katman ekleyelim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Birinci katmandaki karakterler ikinci katmandaki toplumsal, kurumsal ve psikolojik alanların içine, kendi ait oldukları yerlere girip çıksın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Ve başta bu konuyu biraz açalım dediğim yere geri dönerek yukarıdaki iki katman arasında yazar tarafından yapılan her türlü ilişkilendirmenin eleştirel olarak ele alındığını, bu eleştirileri yaparken de her türlü kültürel ve sınıfsal yapının kendine ait konularının kendi anlatım ve ifade biçimleriyle anlatıldığını ekleyelim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Yani her grup kendi kelimeleri ile kendilerine ait bir altdil oluşturmuştur, o çevre kendi konuşma biçimleri ile iletişim kurar birbirini tanır. Örnek olarak Osmanlı döneminde yaşamış bir öğretmenin konuşma biçimi ve kullandığı kelimelerle günümüzdeki bir futbol takımı taraftarının konuşma biçimi ile kendi aralarında kullandıkları kelimeler farklıdır. (bu ayrımı belirtmek için “jargon” da deniliyor.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;İşler iyice karışmaya&amp;nbsp; başladı değil mi? :) düşünmesi ve tarif etmesi bile zorken bir de olay akışı yine farklı olan bir kurguyu da bu iki katmanın üzerine yerleştirelim... ne oldu şimdi iyice gözünüz korktu gibime geliyor :) ama keşke biri de çıkıp “Şöyle güzel, böyle güzel, öyle etkileyici, böyle eleştirel...” diyeceğine&amp;nbsp; benim gibi yazsaydı da kitabı okumaya başlarken bunları bilerek okusaydım, eminim hem eser daha anlaşılır olurdu hem de okurken bu kadar sıkılmazdım...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Neyse efendim, işte... yazar devlet dairesinde ağır işleyen bürokrasiyi ve rüşveti, oralarda işlerin nasıl hantal olduğunu ama işini bilenlerin durumu nasıl idare ettiğini de yazmış, evliliğin getirdiği sorumlulukların insanların yaşamını nasıl psikolojik olarak etkilediğini de... Resmi tarih söyleminin okullarda zorla yalan yanlış öğretildiğini ve her şeyin şekilcilikten ibaret olduğunu da eleştirel bir dille anlatmış, okuyup biraz zihni aydınlanmış insanların çevresi tarafından garipsenip farklı algılandığı için dışlandığını da...&lt;/span&gt;&lt;span style="background: none repeat scroll 0% 0% rgb(207, 226, 243); font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: none repeat scroll 0% 0% rgb(207, 226, 243); font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Peki bütün&amp;nbsp; bunların anlatılıp&amp;nbsp; yukarıda daha önce söylediğim bir söylem biçimleri sergisi gibi okurun önüne tek tek çıkarılması gerekiyor onu nasıl yapacağız? İşte burada da hiçbir heyecanı olmayan, bütün herşeyi kaplayan ama aslında arka planda seyreden ana konu imdadımıza yetişiyor; Selim'in ölümünü araştıran eski arkadaşı Turgut'un bilgi toplamak için yaptığı araştırmalarda karşılaştığı kişiler ve onlardan edindiği geçmişe ait bilgiler...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Biraz da; (işleri karıştırmak için) ölen Selim'in bulunan notları, günlükleri ve bütün bunları yazıp anlatan Turgut'un yazdıklarını bir yayıncıya göndermesi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;(Ben, kitabın böyle bir ana tema üzerine oturtulmasını beğenmedim ve bu kitaptan en büyük şikâyetim de budur, bu kadar ayrıntıyla dolu mükemmel bir gözlem gücü ve farklı bakış açısına sahip birinden beklentim çok yüksek olduğu için hep bir şeyler olacak ama öyle bir şey olacak ki “Vay be!” dedirtecek diye kitabın sonuna kadar bekledim durdum...)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bütün bunları düşünüp kurguyu yaparak tek tek geri dönüp her sınıftan ve çevreden farklı görüşlere sahip insanlarla konuşulabilecek şeyleri tasarlamak, o sınıf ve grubu oluşturanları davranış biçimleri, idealleri ve fikirleri ile ele alıp eleştirebilmek çok zorlu bir iş... hele hele bütün bunları 1970'in Türkiye'sinde yapabilmek büyük bir yetenek olduğu gibi çok büyük de bir cesaret gerektiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bunlar tabii ki çok ama çok önemli şeyler... Fakat yazarın anlatmaya çalıştığı her şeyi genel olarak ele alırsak yazılanların bende bıraktığı etki “bir yazarın; insan olma, insanlık ve memleketin durumu.” Konulu raporunu okuyormuşum gibi oldu.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Sonuçta bunların hepsi kişisel bakış açısına göre bir durum tespitidir...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Bence; “tutunamayan” insanın bu kadar çok olduğu bir ülkede insanlara kendi hayatının durum tespitini yapmak ise roman içinde konu olarak pek de heyecan yaratmıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Kült olmuş çok beğenilen bu kitabı alın okuyun tabii ki... ama ben; görüp duyduğumuz, bilip yaşayıp hissettiğimiz günlük yaşantımızın kesip biçilip yeniden bir daha bize anlatılmasının dışında fazla bir şey bulamadım. (Tabii ki ben bunu 2011’de söylüyorum ve yazar bunları 1970’te yazmış, o açıdan bakılınca kitap inanılmaz geliyor, bunu da ayrıca değerlendirmenizde fayda var.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;Ama tabii ki bu; benim ruh halimin de biraz öyle oluşu, bahsedilen her kesimle benim de yaşamımın bir döneminde karşılaşmış olmam ve bütün söylenen eleştirilen şeylerden zaten benim de şikâyet edip hepsinin dışında kalarak taaa en baştan bir tutunamayan olmayı tercih etmiş olmamla ilgili de olabilir, siz yine de okumayı bir deneyin fakat çok güzel bir okuma tecrübesi olacağını da garanti edemiyorum.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;(dar bir vakitte bu kadar ağır bir konuyu bu kadar uzun uzadıya ele alınca yazım hatalarım da olmuştur, tüm okuyuculardan bunun için özür dilerim) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3107202903254607082?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3107202903254607082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3107202903254607082' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3107202903254607082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3107202903254607082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/tutunamayanlar-oguz-atay.html' title='Tutunamayanlar – Oğuz Atay'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-gDg0Xd4EVBw/Tt8xzjc6MzI/AAAAAAAAKLc/eP35ZcYHsYk/s72-c/tutunamayanlar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6778942932142887516</id><published>2011-12-05T10:21:00.000+02:00</published><updated>2011-12-05T10:21:41.339+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Love Letter To Japan - Bird and the bee</title><content type='html'>Bu haftasonu bulduğum parça da bu oldu :)&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/r0A4rPTdaGw"&gt;Love Letter To Japan - Bird and the bee&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6778942932142887516?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6778942932142887516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6778942932142887516' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6778942932142887516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6778942932142887516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/12/love-letter-to-japan-bird-and-bee.html' title='Love Letter To Japan - Bird and the bee'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4948824617679495046</id><published>2011-11-30T15:43:00.000+02:00</published><updated>2011-11-30T15:43:37.888+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre'/><title type='text'>Hayata her daim can katan “DAĞLAR’’… [sergi]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ZXE_1EWe5fg/TtYyfAIGZnI/AAAAAAAAKLU/QgpF4F916ls/s1600/alperdalkilic.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-ZXE_1EWe5fg/TtYyfAIGZnI/AAAAAAAAKLU/QgpF4F916ls/s320/alperdalkilic.jpg" width="226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Mailime gönderilen tanıtım bülteninde &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"....biyolojik çeşitliği insanlara tanıtmayı ve doğa sevgisi aşılamayı hedefleyen..."&lt;/span&gt; bu sergiyi sizlerle paylaşmadan edemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Fransa’daki Dağ ve Macera Filmleri Festivali'ne de kabul edilmiş olan Alper Dalkılıç'ın sergisi "şehirden sıkılanlara dünyada yaşadıklarını hatırlatması" açısından faydalı olabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çevreyi koruma bilinci yanında Anadolu'nun ağaçlandırılmasına da katkıda bulunan çeşitli etkinliklere imza atan Sayın Dalkılıç'ın sergisini gezmeyi ihmal etmeyin... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;i&gt;[ Adam, İran'dan Çin'e, Gobi Çölü'nden Himalayalar'a kadar bütün dünyayı dolaşıp dağlara tırmanarak fotoğraf çekip (bir de bütün imkânlarını zorlayarak) bunları sergiliyorken; bizim şuradan şuraya gitmeye üşenmemiz pek yakışık almaz diye düşünüyorum :) vakit bulursanız ve yolunuz da yakınsa sizin için de değişiklik olur, hatta çocuğunuz varsa insanlar neler yapıyor görüp öğrensin, ufku genişlesin diye onu da götürürseniz daha da güzel olur ]&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Tarih: 3-16 Aralık 2011 &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Açılış: 3 Aralık Cumartesi saat:13:30&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Yer: Zemin Kat Sergi Alanı, MetroCity AVM &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4948824617679495046?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4948824617679495046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4948824617679495046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4948824617679495046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4948824617679495046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/hayata-her-daim-can-katan-daglar-sergi.html' title='Hayata her daim can katan “DAĞLAR’’… [sergi]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ZXE_1EWe5fg/TtYyfAIGZnI/AAAAAAAAKLU/QgpF4F916ls/s72-c/alperdalkilic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-5183599985986230568</id><published>2011-11-30T14:26:00.000+02:00</published><updated>2011-11-30T14:26:40.275+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>good night, and good luck. [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jFnHXzwX_ck/TtYgqipjoKI/AAAAAAAAKLI/IHuGp6J2mq4/s1600/MV5BMTY0NzQ2NDg2Ml5BMl5BanBnXkFtZTYwMzcwOTY2._V1._SY317_CR0%252C0%252C214%252C317_.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://2.bp.blogspot.com/-jFnHXzwX_ck/TtYgqipjoKI/AAAAAAAAKLI/IHuGp6J2mq4/s320/MV5BMTY0NzQ2NDg2Ml5BMl5BanBnXkFtZTYwMzcwOTY2._V1._SY317_CR0%252C0%252C214%252C317_.jpg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Amerika'da (2. Dünya Savaşı sonrasındaki on yılda) yaratılmak istenen "Komünizm" paranoyası ile başlatılan soğuk savaş, ülke içinde de yavaş yavaş "Cadı avı"na dönmeye başlayınca, bu durumdan etkilen sıradan vatandaşların uğradıkları zarar kamu vicdanını rahatsız etmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Medyanın ünlü isimleri bile "suçlamalar kendi üzerine dönebilir" korkusuyla bu olaylara pek ses çıkarmazken, Amerikan CBS yayın kanalının haber programı sunucusu Edward R. Murrow son yaşanan bir olayla kimsenin konuşmaya bile cesaret edemediği bu konuyu ele almaya başlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Programını "İyi akşamlar ve iyi şanslar." cümlesiyle kapatan Murrow, bu konu üzerine gidebilmek için önce kendi ekibini sonra da CBS yönetimini ikna etmeye çalışır çünkü karşılarındaki rakip o dönemin güçlü siyasi ismi McCarthy'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılıklı atışmalar, meslek içi olayların arka yüzü ve çeşitli dökümanter görüntüler eşliğinde detaylara önem verilerek çekilen film, &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;siyasi konulara ilgisi olmayanlara sıkıcı gelebilir&lt;/span&gt; ama toplumsal haberlerin verilme ilkeleri ile haber kanallarının sponsor, reklam bağlantılarıyla nasıl iç içe geçip birbirlerini nasıl etkilediğine iyi bir örnek oluşturduğu için bu filmi konunun meraklısına tavsiye ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-5183599985986230568?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/5183599985986230568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=5183599985986230568' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5183599985986230568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5183599985986230568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/good-night-and-good-luck-film.html' title='good night, and good luck. [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-jFnHXzwX_ck/TtYgqipjoKI/AAAAAAAAKLI/IHuGp6J2mq4/s72-c/MV5BMTY0NzQ2NDg2Ml5BMl5BanBnXkFtZTYwMzcwOTY2._V1._SY317_CR0%252C0%252C214%252C317_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4620756459121171658</id><published>2011-11-29T18:02:00.000+02:00</published><updated>2011-11-29T18:02:20.314+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Danton [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ab5UgHUm9hU/TtUB-chd3GI/AAAAAAAAKKw/Mo-PZPmgsmE/s1600/MV5BOTQ1ODA3MjU3OF5BMl5BanBnXkFtZTcwMjY1MTYzMg%2540%2540._V1._SY317_CR5%252C0%252C214%252C317_.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="317" width="214" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ab5UgHUm9hU/TtUB-chd3GI/AAAAAAAAKKw/Mo-PZPmgsmE/s320/MV5BOTQ1ODA3MjU3OF5BMl5BanBnXkFtZTcwMjY1MTYzMg%2540%2540._V1._SY317_CR5%252C0%252C214%252C317_.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Fransız devrimini hazırlayanların devrim sonrası fikir ayrılıklarına düşünce birbirleriyle ölümüne yaptıkları politik mücadeleyi anlatan çok sıkıcı ve sıradan bir film.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Robespierre'in geçici komiteleri kullanarak (kendilerine karşı yeni bir devrim hareketi içinde bulunduğunu düşündüğü) halk kahramanı Danton'u giyotine yollaması o kadar kuru ve heyecansız bir şekilde işlenmiş ki olayların tarihi geçmişi hakkında bilgisi olmayanların filmden bir şey anlamaları çok zor...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gérard Depardieu'nün klasik orta ayar oyunu dışında diğer tüm oyuncular abartılı bir yapmacıklık içindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin ana teması olan &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Devrim, kendi evlatlarını yer."&lt;/span&gt; lafı, filmin düzensizliği içinde ne yazık ki klişe olmaktan kurtulamamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;80'li yılların trt'de oynayan soğuk İngiliz filmleri bile bu film yanında daha hareketli kalır...&lt;/span&gt; (ki bu film de 83 yapımıymış.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;İki saat süren film bitsin diye büyük sabır gösterdim ama siz artık durumu öğrendiğiniz için bu filmi seyretmek yerine balkona çıkıp çekirdek çıtlatarak etraftan geçenlere bakıp o iki saati daha iyi bir şekilde geçirme şansına sahip oldunuz :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4620756459121171658?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4620756459121171658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4620756459121171658' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4620756459121171658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4620756459121171658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/danton-film.html' title='Danton [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Ab5UgHUm9hU/TtUB-chd3GI/AAAAAAAAKKw/Mo-PZPmgsmE/s72-c/MV5BOTQ1ODA3MjU3OF5BMl5BanBnXkFtZTcwMjY1MTYzMg%2540%2540._V1._SY317_CR5%252C0%252C214%252C317_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8511288767099552340</id><published>2011-11-22T17:55:00.000+02:00</published><updated>2011-11-22T17:55:19.447+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Our idiot brother [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-e7kaXw3o5cA/TsvCFpNr4SI/AAAAAAAAKKk/PHy7bgADR-I/s1600/MV5BMTU3NjM3Mzg0Ml5BMl5BanBnXkFtZTcwOTk4MDI3NQ%2540%2540._V1._SY317_.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" src="http://3.bp.blogspot.com/-e7kaXw3o5cA/TsvCFpNr4SI/AAAAAAAAKKk/PHy7bgADR-I/s320/MV5BMTU3NjM3Mzg0Ml5BMl5BanBnXkFtZTcwOTk4MDI3NQ%2540%2540._V1._SY317_.jpg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Böyle basit, sakin ama sıcak ve sağlam senaryolu filmler hoşuma gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Ned diye bir adam var, biraz saf gibi duruyor ama aslında onun hayat felsefesi farklı o yüzden çevresi hatta yakınları tarafından bile devamlı salak muamelesi görüyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ned; Hippi dönemine yetişememiş, her şeye boşvermiş olmaktan çok "günlük dünyanın koşturmacası içindeki küçük hırslardan uzak kalmaya çalışan" yakın dönemin (nadir rastlanan) doğal insanlarından biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Gizlisi saklısı yok, ne söylüyorsa onu yapıyor, ne yapıyorsa içinden geldiği gibi davrandığı için yapıyor ama tabii ki bu davranış biçimi de Ned'in başını durmadan belaya sokup duruyor :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ned'in üç kız kardeşi ve annesi var, kardeşlerinin de sorunlu ilişkileri... Küçük bir olay yüzünden hapise girip çıkan Ned, sevgilisi tarafından kapının önüne konunca kendine kalacak yer aramaya başlıyor ve tabii ki ilk olarak kardeşlerinin yanına gitmeyi tercih ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bakalım kız kardeşlerin hayatı Ned'in umursamaz ve saflık derecesindeki sakin davranışlarını kaldırabilecek midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */@font-face {font-family:"ＭＳ 明朝"; mso-font-charset:78; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:1 134676480 16 0 131072 0;}@font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;} /* Style Definitions */p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"ＭＳ 明朝"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-ansi-language:TR; mso-no-proof:yes;}.MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:10.0pt; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; mso-fareast-font-family:"ＭＳ 明朝"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-fareast-language:JA;}@page WordSection1 {size:595.0pt 842.0pt; margin:72.0pt 90.0pt 72.0pt 90.0pt; mso-header-margin:36.0pt; mso-footer-margin:36.0pt; mso-paper-source:0;}div.WordSection1 {page:WordSection1;}--&gt;&lt;/style&gt;       &lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Filmde Ned'in söylediği &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"... Eğer gerçekten insanların doğru söylediğini kabul edersen, onların iyi niyetlerini görürsen onlar da buna sımsıkı &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;tutunmak isteyeceklerdir..."&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-ansi-language: EN-US;"&gt;&lt;/span&gt; gibi öyle güzel sözler var ki, filmi seyrederken bizleri "günümüzde herkesin delirdiğine ve filmdeki karakterler içinde tek doğru insanın Ned olduğuna ikna edebiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kaçıp kovalamaca, silahlı sahneler, bombalar ve havada uçup takla atan arabalar yok ama ilişkilerin hızlı diyaloglarıyla aynı etkiyi yaratacak kadar akıcığılı olan bir yapım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film güzel, seyretmenizi tavsiye ederim ama çoluk çocukla seyretmeyin çünkü filmin bütünü içinde ayrıntı olarak kalsa bile lezbiyen bir arkadaşlıktan eşcinsel ilişkiye, uyuşturucu satıcılığından argo ve küfür kullanımına kadar bir sürü zararlı olabilecek sahne var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel filmlerde her zaman yaptığım gibi işin tadını kaçırmamak için fazla ayrıntıya girmiyorum. Öyle bütün her yeri arayıp tarayacak kadar çok olağanüstü mükemmel bir sinema olayı değil ama &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;seyredilince pişman olunmayacak kadar da güzel ve kaliteli bir film.&lt;/span&gt; O yüzden seyretmenizi tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[ Clerks, Clerks2, Jay and Silent Bob Strike Back gibi filmleri beğenenler kesinlikle kaçırmasın diye de son bir dip not düşeyim ki bu filmi beğenirseniz bunlara da bakın :) ]&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8511288767099552340?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8511288767099552340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8511288767099552340' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8511288767099552340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8511288767099552340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/our-idiot-brother-film.html' title='Our idiot brother [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-e7kaXw3o5cA/TsvCFpNr4SI/AAAAAAAAKKk/PHy7bgADR-I/s72-c/MV5BMTU3NjM3Mzg0Ml5BMl5BanBnXkFtZTcwOTk4MDI3NQ%2540%2540._V1._SY317_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3671143945818802896</id><published>2011-11-22T12:48:00.003+02:00</published><updated>2011-11-22T12:53:23.558+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Shirley Ellis - Ever See A Diver Kiss His Wife...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4X6Zf6fMGX0/Tst93IsTdHI/AAAAAAAAKKY/8yjz7Ndmtzw/s1600/shirleycongresscd3.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="200" width="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-4X6Zf6fMGX0/Tst93IsTdHI/AAAAAAAAKKY/8yjz7Ndmtzw/s320/shirleycongresscd3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Paloma Faith'in Facebook'taki gönderileri arasında bulduğum &lt;a href="http://youtu.be/9EspFovgxUw" style="background-color: yellow;"&gt;bu video&lt;/a&gt; ile Shirley Ellis gibi bir ismi keşfetmenin mutluluğunu sizlerle paylaşıyorum...&lt;br /&gt;(&lt;a href="http://youtu.be/9EspFovgxUw" style="background-color: yellow;"&gt;Ever See A Diver Kiss His Wife...&lt;/a&gt;) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güzel parçayı Shirley Ellis'in 2001 yılında çıkarılan "The Complete Congress Recordings" albümünde bulabilirsiniz. Bir şekilde albümü bulursanız "&lt;a href="http://youtu.be/JpE5msmw9tU" style="background-color: yellow;"&gt;That's What The Nitty Gritty Is &lt;/a&gt;" isimli parçaya "dikkat!" diyorum :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi evinde olup da bu parçaları dinlerken sesi sonuna kadar açanların yerinde olmayı çok isterdim ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ever See A Diver Kiss His Wife&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/9EspFovgxUw" style="background-color: yellow;"&gt;http://youtu.be/9EspFovgxUw&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;That's What The Nitty Gritty Is &lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/JpE5msmw9tU" style="background-color: yellow;"&gt; (http://youtu.be/JpE5msmw9tU&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3671143945818802896?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3671143945818802896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3671143945818802896' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3671143945818802896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3671143945818802896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/shirley-ellis-ever-see-diver-kiss-his.html' title='Shirley Ellis - Ever See A Diver Kiss His Wife...'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-4X6Zf6fMGX0/Tst93IsTdHI/AAAAAAAAKKY/8yjz7Ndmtzw/s72-c/shirleycongresscd3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2402992900503794925</id><published>2011-11-22T12:21:00.000+02:00</published><updated>2011-11-22T12:21:04.864+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Tree of life [film]</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-prJuyHDzH-Y/Tst3YhPqCkI/AAAAAAAAKKM/tdIxaNgd2fk/s1600/MV5BNTgyNTQzMDEwNV5BMl5BanBnXkFtZTcwMTQxNjI4NA%2540%2540._V1._SY317_.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-prJuyHDzH-Y/Tst3YhPqCkI/AAAAAAAAKKM/tdIxaNgd2fk/s320/MV5BNTgyNTQzMDEwNV5BMl5BanBnXkFtZTcwMTQxNjI4NA%2540%2540._V1._SY317_.jpg" width="201" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sigara molasında işyerinden bir arkadaşımızın tavsiyesi üzerine filmi aradım ve bulup seyrettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tip filmlerin ardından yapılan yorumlarda seyirci genelde ikiye ayrılır ve birinci grup çok sıkıldığını, ikinci grup da sanat filmlerini anlamayanların böyle filmlerden sıkılmasının doğal olduğunu söyler :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu film üzerine Nasrettin Hoca gibi her iki gruba da ayrı ayrı "Sen de haklısın, sen de haklısın..." diyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Gelelim filme...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Brat Pitt ve Sean Penn isimlerini duyunca Brat Pitt'in ara sıra piyasa işi filmlerde oynadığını ama Sean Penn'in bu güne kadar kötü tek bir filmini izlemediğim için Tree of life'ın da çok güzel olacağı beklentisine kapılıverdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh, bir de Cannes Film Festivali'nde ödül almış olunca beklentim haliyle yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam iki saat yirmi dakika gözümü ayırmadan her sahneyi dikkatle inceleye inceleye, verilmeye çalışılan konuyu (ve sembolik anlatımlar altında işaret ettiği şeyleri yorumlamaya çalışarak da) çok yönlü düşünerek izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Muhteşem kamera kullanımı ve çok harika estetik sahneleri için bir sözüm yok ayakta alkışlıyorum ama buna rağmen film gerçekten sıkıcıydı...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hayatın derinliğini, yaşam ve oluşum diyebileceğimiz "her türlü var oluşun karmaşıklığı ile evrenin akıl almaz genişliği"ni vermeye çalışan belgesel sayılabilecek görüntüler, geniş bir anlatım şekliyle filmin uygun bölümlerine ustaca eklenmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama film buna rağmen ne belgesel ne de bilimkurgu türüne giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Konuya girersek;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Klasik bir Amerikan ailesi. Kötü bir olay sonucu aile üç çocuğundan birini kaybediyor. Baba otoriter ve aşırı disiplinli bir tip, anne yumuşak ve dindar. Her ikisi de çok üzülüyor. Bizler de onlarla birlikte üzülüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film bundan sonra başka bir yola girip ileriye atlayarak yakın zamana geliyor. Büyüyen kardeşlerden biri ölen abisini hatırlayıp eski günleri düşünmeye başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların aile içindeki yeri, anneye yakınlık, korku yüzünden babaya duyulan zoraki saygı, "diğer kardeşlerle ya da çevreyle ilişkilerin hayatın biçimlenmesini ve karakterin oluşumunu nasıl etkilediği" bu bölümünde ele alınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Film; Ailenin, dünyayı biçimlendiren evren gibi çocukların karakterlerini biçimlendirdiğini sembolik yollardan anlatmaya çalışırken seyirciyi de büyük bir zorlamayla karşı karşıya bırakıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çünkü; aile içinde yaşanan küçük bir olay sonrası duyguları yansıtmak ve bu olayın evrensel oluşum içindeki yerini gösterebilmek için öylesine sembolik şeyler kullanıyorlar ki ne demek istendiğini bazen içgüdülerinizi kullanarak anlamak zorunda kalıyorsunuz. Mesela şiddet, saldırganlık, kavga ve bağışlama gibi şeylerin dünyanın ilk çağlarında yaşayan canlılardan beri var olduğunu gösterebilmek için adamlar resmen dinozorların kullanıldığı animasyonlar bile kullanmışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evren yanıyor, bigbang gerçekleşiyor, dünya oluşuyor, volkanlar patlayıp sıcak lavlar denizlere karışıyor, ilk canlılar belirmeye başlıyor vs. böyle giderken tekrar filmdeki aileye dönüyoruz... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailedekiler neredeyse hiç konuşmuyor ya da çok nadir konuşuyorlar. Bu konuşmaların çoğunda da anne; tanrının varlığını sorgulayıp niye böyle, bizi izliyor musun, her şeyi sen yapıyorsan her şeyi sen belirliyorsan niye benim çocuğum ölmek zorundaydı diye soruyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu soruların barındırdığı felsefeyi görebilmek için evrenin uçsuz bucaksızlığını ve karmaşıklığın ardında işleyen sistemin görkemini gözler önüne sermeye çalışarak seyirciye "Bu kadar muhteşem bir düzen kurulmuşsa, her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştür. Ölümleri bu hayatın bir parçası olarak kabul etmeli ve yaşarken bize verilen armağanın farkına varıp olabildiğince güzel bir şekilde yaşamalıyız. Zaten öbür tarafta da bütün sevenler birbirine kavuşacak." deniliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Baba"nın sert ve disipliner otoritesinin arkasında çocukları hayatın zorluklarına karşı hazırlama isteğinin yatmasıyla, dünyanın kendi gidişatı içerisindeki zorluklara karşı kurallar bulunmasının zorunluluğu "Tanrının kuralları da hayatın akışı için zorunludur" mesajıyla birleştirilmek istenmiş... Ama bunu çok zorlanarak filmin parçalarını birleştirerek yapmak zorunda kalıyoruz ki bu da her sahneye anlam yüklemeyi gerektirdiği için filmi izlemek zorlaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Ben; ne verebildiği heyecanı, ne akışın hızını, ne tekrar tekrar gösterilen şelaleleri dalgaları ne de evin önünde bahçe musluklarını ikide bir açıp serinlemeyi gösterdikleri sahnelerin tekrar etmesini beğendim. &lt;/span&gt;(en küçük bir sorun için bile çözüm vardır, bulursan rahat edersin şikâyete gerek kalmaz demeye çalışmışlar da olabilir, ama filmdeki sembolik her sahnenin anlamı gibi bu da yoruma açık bir şey)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;Görüntü olarak film dört dörtlük ama anlatılmak istenen konunun içeriğine göre kurgusu çok karışık, senaryosu zor anlaşılır bir film...&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;Öyle ki; Filmin İtalya'da gösterime girdiği bir sinemada bir iki hafta boyunca ikinci yarısı önce, ilk yarısı sonra gösterilmesine rağmen kimse karışıklığın farkına varmamış ve yine film o kadar sıkıcı ki Amerika'da bir sinema salonu bu filmin afişinin altına "Filmi izleyip çok sıkıcı bulduğu için seyretmekten vazgeçenlere parası iade edilmemektedir." diye yazmak zorunda kalmış...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sean Penn de bir röportajında oynadığı bölümlerin bazılarının montajdan çıkarılmasına içerleyerek "Filmin zaten karışık olan senaryosunu daha da zorlamışlar ve ortaya hiç memnun olmadığım bir şey çıkmış." diye bir beyanda da bulunmuş. Kaldı ki ben de filmi Sean Penn oynuyor diye hevesle bulup seyretmeye başlamıştım ama adamı 2,5 sattlik filmde toplam 10 dakika ya oynatmışlar ya oynatmamışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Neyse, uzun lafın kısası; güzeldir diye büyük bir beklentiyle seyrettiğim filmin arka plandaki konusu hoşuma gitmedi. Oyuncular, sahneler, çekimler vs. mükemmeldi ama ortada takip edilecek bir konu yok. Çok sıkıcı buldum, kusura bakmasınlar bana göre olmamış.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben uykusuz kaldım, siz kalmayın... Ama uykusuzluktan şikâyetiniz varsa bire bir ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2402992900503794925?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2402992900503794925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2402992900503794925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2402992900503794925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2402992900503794925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/tree-of-life-film.html' title='Tree of life [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-prJuyHDzH-Y/Tst3YhPqCkI/AAAAAAAAKKM/tdIxaNgd2fk/s72-c/MV5BNTgyNTQzMDEwNV5BMl5BanBnXkFtZTcwMTQxNjI4NA%2540%2540._V1._SY317_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-5802207881424995903</id><published>2011-11-18T17:54:00.005+02:00</published><updated>2011-11-18T18:08:21.747+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>Kitabım çıktı! :)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZXjodvDX2mo/TsaB9vpbBiI/AAAAAAAAKKA/Xu3SGrfzpj4/s1600/kesinbirseylerolacakwebbeymin.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="382" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZXjodvDX2mo/TsaB9vpbBiI/AAAAAAAAKKA/Xu3SGrfzpj4/s400/kesinbirseylerolacakwebbeymin.jpg" width="248" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Merhabalar sevgili Kareli defter okurları... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşündüğüm, okuduğum, seyrettiğim ya da dinlediğim şeyleri yazıp burada sizlerle paylaştığımı biliyorsunuz. Bu gönderide ise her zamankinden farklı olarak &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;değişik bir konu üzerine&lt;/span&gt; benim için güzel olan bir haberi paylaşmak istiyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle şunu belirtmeliyim; Kareli defter'deki konular dışında başka alanlarda farklı şeyler de yazıyorum :) Edebiyata ve öyküye karşı da özel bir ilgim var. Bu yüzden, dönem dönem olsa da yaklaşık 25 yıldır süren bir öykü yazarlığım var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Öykülerim bu güne kadar; &lt;span style="background-color: white;"&gt;Hece Öykü&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: white;"&gt;Kaçak Yayın&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: white;"&gt;Aylak&lt;/span&gt; gibi çeşitli dergilerde, &lt;span style="background-color: white;"&gt;İmgenet&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: white;"&gt;Kahvemolası&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: white;"&gt;Yazımhane&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: white;"&gt;Dergi@Net&lt;/span&gt;, gibi internet sitelerinde ya da &lt;span style="background-color: white;"&gt;“Renkler, Öyküler”&lt;/span&gt; gibi çok yazarlı kitaplarda yayınlandı ve ben de fırsat buldukça yazmaya devam ettim.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Öykülerimi bir kitapta toplamayı düşünerek yazmaya devam ederken, yazdıklarımı beğenip beni bulan yayınevi olmasa belki de öykülerimin iki üç kitap olacak kadar biriktiğinin farkına varamayacaktım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli mecralarda yayınlanan öykülerimi bularak "Bir kitap yapma" fikriyle gelen Postiga Yayınları'ndan Ece Hanım ve Alper Bey'e bu girişimlerinden dolayı ne kadar teşekkür etsem azdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Uzun lafın kısası; yazdığım bütün öyküler ortaya döküldü, içinden en çok sevdiklerim seçildi, öyküler üzerinde son düzeltmeler yapıldı ve son olarak kitap kapağı için de grafiker olarak bilgisayarın başına geçip kapak tasarımınını şahsen yaptıktan sonra ilk kitabım &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Kesin bir şeyler olacak!"&lt;/span&gt; baskıya gönderildi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yayınevinin söz verdiği gibi kitabım 30. TÜYAP Kitap Fuarı'na yetişti ve hatta imza günüm bile oldu :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağolsun eş, dost, akraba, arkadaş ve daha eskiden okuyup takip eden okuyucular beni yalnız bırakmadı, hepsine bir kez daha teşekkür ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap Fuarı biter bitmez piyasaya verilecek olan kitabımın Kareli defter okurları tarafından da beğenileceğini ümit ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;Her öykümde mutlaka ya farklı bir kurgu yapısı ya da değişik bir anlatım örgüsü oluşturmaya çalıştım.&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: white;"&gt;Kimi zaman hüzünlü kimi zaman mizahi bir anlatımı ön plana çıkarmak için de farklı karakterler&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: white;"&gt;kullanarak karşılıklı hızlı diyaloglar yarattım :) ve bir de mutlaka ama mutlaka her öyküde okuyucuyu&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: white;"&gt;"Kesin bir şeyler olacak!" beklentisiyle merak içinde bırakmaya özen gösterdim ;)&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Bulunduğu yerden kitabıma ulaşma imkânı olmayanlar internette online satış yapan &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/kesin-bir-seyler-olacak-tarkan-ikizler/tanim.asp?sid=I668ASDQGB8BYVO7RAVD" style="background-color: yellow;"&gt;İdefixe&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hepsiburada.com/liste/kesin-bir-seyler-olacak/productDetails.aspx?productId=kpostiga11634&amp;amp;categoryId=9905" style="background-color: yellow;"&gt;Hepsiburada&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.dr.com.tr/0000000353382,0000000377795/Eser/Kitap/Edebiyat/Turk-Oyku/Kesin%20Bir%20%C5%9Eeyler%20Olacak%21" style="background-color: yellow;"&gt;D&amp;amp;R&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.netkitap.com/kitap-kesin-bir-seyler-olacak-tarkan-ikizler-postiga-yayinlari.htm" style="background-color: yellow;"&gt;Netkitap&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.pandora.com.tr/urun/kesin-bir-seyler-olacak/244538" style="background-color: yellow;"&gt;Pandora&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=590407" style="background-color: yellow;"&gt;Kitapyurdu&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.yenisayfa.com/Kitap/kesin-bir-seyler-olacak/Content.aspx?pid=fcd62147b5ce475c99cc860789031837" style="background-color: yellow;"&gt;Yenisayfa&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.ilknokta.com/kitap/128910/Kesin-Bir-Seyler-Olacak.html" style="background-color: yellow;"&gt;İlknokta&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.kitapadresi.com/kitapdetay.aspx?kid=222101-kesin-bir-seyler-olacak%21" style="background-color: yellow;"&gt;Kitapadresi&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.bonmarket.com/prddet.php?pid=168540" style="background-color: yellow;"&gt;Bonmarket&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.kitapsepeti.com.tr/tarkan-ikizler-w108277.html" style="background-color: yellow;"&gt;Kitapsepeti&lt;/a&gt; ya da diğer alışveriş sitelerinden sipariş vererek de edinebilirler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;19 ayrı öykünün yer aldığı 152 sayfalık kitabımın etiket fiyatı 10 TL.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Son bir not: &lt;span class="caption"&gt;TÜYAP Kitap Fuarı'nın son iki günü&lt;/span&gt; (19 ve 20 Kasım günleri) fuara gidecek olanlar&lt;span class="caption"&gt; kitabı indirimli fiyatıyla 3. salon 102 A Postiga Yayınları Standı'ndan da alabilirler)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-5802207881424995903?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/5802207881424995903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=5802207881424995903' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5802207881424995903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5802207881424995903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/kitabm-ckt.html' title='Kitabım çıktı! :)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ZXjodvDX2mo/TsaB9vpbBiI/AAAAAAAAKKA/Xu3SGrfzpj4/s72-c/kesinbirseylerolacakwebbeymin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6350364413515243084</id><published>2011-11-17T16:53:00.000+02:00</published><updated>2011-11-17T16:53:25.756+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='proje'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>İTÜ Bilim Merkezi çocuk akademileri</title><content type='html'>Yurt dışında neredeyse her şehirde onlarcası bulunan bilim temalı eğitim merkezlerinin benzerleri ne mutlu ki artık bizim ülkemizde de hem ilgi görmeye hem de çeşitli aktiviteler yapmaya başladılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların en önemlilerinden biri olan &lt;a href="http://www.bilimmerkezi.itu.edu.tr/" style="background-color: yellow;"&gt;"İTÜ Bilim Merkezi"&lt;/a&gt; güzel bir faaliyet programı hazırlayarak 7-14 yaş arası çocuklar için çeşitli etkinlikler düzenlemiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Çılgın Bilim Akademisi, Elektronik Akademisi, Robot Akademisi, Mutfakta Bilim gibi farklı konularda farklı yaş grupları için düzenlenen etkinlikleri inceleyip uygun olanı seçerek çocuğunuzun hayata ve fen bilimlerine bakışını değiştirebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bilimmerkezi.itu.edu.tr/" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;www.bilimmerkezi.itu.edu.tr&lt;/a&gt; adresine girerek İTÜ Bilim Merkezi hakkında daha fazla bilgiye sahip olabileceğiniz gibi sitedeki çeşitli e-kitapları da ücretsiz olarak indirebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6350364413515243084?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6350364413515243084/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6350364413515243084' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6350364413515243084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6350364413515243084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/itu-bilim-merkezi-cocuk-akademileri.html' title='İTÜ Bilim Merkezi çocuk akademileri'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8064681406386875256</id><published>2011-11-10T16:39:00.001+02:00</published><updated>2011-11-10T16:48:41.610+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>once [film]</title><content type='html'>Hafif, sade ama gerçekçi görünmesinin yanında romantik öğeler de barındıran bu &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0907657/" style="background-color: yellow;"&gt;"müzik dolu" filmi&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: yellow;"&gt; &lt;/span&gt;yumuşaklığından dolayı sevdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların iç dünyasını anlatımı, sorunları olan insanların yavaş yavaş da olsa küçük bir kıvılcımla hayatlarına yön vermek için kendilerini ve yaşantılarını tekrar sorgulaması gerektiği ana fikrinden hareket etmesi bence başarılıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sade senaryosuna rağmen baştan sona seyirciye takip duygusunu kaybettirmeyen filmin tek kötü yanı sonunun seyircinin hayalgücüne bırakılmış olması. (ki aslında bu da filmi daha gerçekçi yapmış ama yine de sonuçları görmek isterdim.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Konusu İrlanda'da geçen filmde; sokak şarkıcılığı yapan "Guy" şu alışık olduğumuz gitar çalan tiplerden biridir ve sabahtan akşama kadar sokaklarda kendi bestelerini çalıp söylemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün yine böyle çalıp söylerken karşısına bir kız dikilip dinlemeye başlar ve çaldığı şarkıyı kimin için yazdığını sorar... Bundan sonra olaylar gelişir ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İrlandalı ünlü müzik grubu "Frames"in solisti olan Glen Hansard'ın birebir oynayıp (kendi parçalarını çalıp söylediği) film; klasik gitarla rock'ımsı romantik parçalardan hoşlananlar için birebir...&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle şarkıların sözleri ve yaratılan ortama uygun müzik, filmi kendi çapında bir müzikale çevirmiş. Bu tür müziği sevmiyorsanız sıkılabilirsiniz ama müzikle kıyısından köşesinden ilgileniyorsanız yavaş ilerliyor olsa da filmi beğeneceğinizi umuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Farklı ve sakin akan filmleri sevenler kaçırmasın, ama hız, şiddet, kaçıp kovalamaca, soygun, vs. konuları seviyorsanız filmden sıkılma olasılığınız da bulunuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben filmi beğendim, sizlere de farklı bir şeyler seyretmeniz için öneriyorum.&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;[özellikle (filmin ortalarına doğru) cdplayer'ın pilleri bitip de kızın dükkândan pil aldıktan sonra sokağa çıktığı zaman söylediği &lt;a href="http://youtu.be/VBLDP0Etp3Y" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;şarkıya&lt;/a&gt; bayıldım]&lt;/div&gt;(filmin tanıtım videosuna &lt;a href="http://youtu.be/726SFblz9Lk" style="background-color: yellow;"&gt;http://youtu.be/726SFblz9Lk&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: yellow;"&gt; &lt;/span&gt;ya da güzel bir parçayı da dinleyerek &lt;a href="http://youtu.be/prWo3YQukIw" style="background-color: yellow;"&gt;http://youtu.be/prWo3YQukIw&lt;/a&gt; linkinden bakabilirsiniz)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8064681406386875256?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8064681406386875256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8064681406386875256' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8064681406386875256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8064681406386875256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/once-film.html' title='once [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-5357482265319787115</id><published>2011-11-03T10:35:00.000+02:00</published><updated>2011-11-03T10:35:48.571+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buluş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teknoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deney'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belgesel'/><title type='text'>Elektrikli multicopter'le uçan ilk insan!</title><content type='html'>Adam resmen yıllar önce hepimizin çocukken düşünüp bulduğu şeyi gerçekleştirmiş :)&lt;br /&gt;ama hayatta başarılı olmanın en büyük etkenlerinden birini de bu sayede tekrar hatırlamış oluyoruz; düşünüp bulmak ayrı, yapmak ayrı bir şey ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/L75ESD9PBOw"&gt;Elektrikli multicopter'le uçan ilk insan!&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-5357482265319787115?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/5357482265319787115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=5357482265319787115' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5357482265319787115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5357482265319787115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/elektrikli-multicopterle-ucan-ilk-insan.html' title='Elektrikli multicopter&apos;le uçan ilk insan!'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3852453633595912799</id><published>2011-11-03T10:16:00.000+02:00</published><updated>2011-11-03T10:16:07.186+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Ms Dynamite, Spooks, Ze Pequeno</title><content type='html'>bugün üçlü üçlü gidiyorum :) bir önceki gönderide üç tane "hareketli ve sıkı ritmleri olan" parça vardı, biraz daha yumuşak olan bu üç parçayı da bu gönderiye alıyorum :) Basit ve piyasa işi gibi görünse de her şeyiyle çok profesyonel ve kaliteli parçalar, her zaman uçlarda dolaşmaya gerek yok, bazen piyasa da böyle güzel şeyler çıkarabiliyor ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/FxkRuJz0yrw"&gt;Ms Dynamite - Dy Na Mi Tee&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/3AJ7W-HRa8g"&gt;Spooks - Things I've seen&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/3EfH-aqjuik"&gt;Ze Pequeno - Le centre du monde&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3852453633595912799?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3852453633595912799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3852453633595912799' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3852453633595912799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3852453633595912799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/ms-dynamite-spooks-ze-pequeno.html' title='Ms Dynamite, Spooks, Ze Pequeno'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7256979811316348187</id><published>2011-11-03T10:05:00.000+02:00</published><updated>2011-11-03T10:05:01.864+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>eminem, kanye west, t.i.</title><content type='html'>Bu üç parçadan ancak geçen ay haberim oldu, hepsi de çok güzel. Bu türü seviyorsanız eminim siz de beğeneceksiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/7Xna2lbejMs"&gt;Eminem - Business&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/TpzRPa1I81o"&gt;Kanye West - Jesus walk&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/HZmkkeVykGM"&gt;T.I (feat.B.O.B.) - We don't get Down like Y all&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7256979811316348187?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7256979811316348187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7256979811316348187' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7256979811316348187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7256979811316348187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/eminem-kanye-west-ti.html' title='eminem, kanye west, t.i.'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4974038798397335693</id><published>2011-11-02T16:45:00.001+02:00</published><updated>2011-12-11T16:54:48.714+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Tara McDonald vs Sidney Samson - Dynamite (Nicky Romero Remix)</title><content type='html'>Parça öyle pek ahım şahım bir şey değilmiş gibi görünüyor ama kendine göre özellikleri de yok değil, ilk bir dakikayı sabırla geçin :) sonra vokal girsin bir 20 saniye daha...veeee o acayip efektli dijital basa bir bakın ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/86C6VWvlKIQ"&gt;Tara McDonald vs Sidney Samson - Dynamite (Nicky Romero Remix)&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;(parçanın, süresi 2.58 olan son gerçek hali de bulunuyor ama resmen pornografik bir video olduğu için o linki bloğumda veremiyorum, kusura bakmayın.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4974038798397335693?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4974038798397335693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4974038798397335693' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4974038798397335693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4974038798397335693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/tara-mcdonald-vs-sidney-samson-dynamite.html' title='Tara McDonald vs Sidney Samson - Dynamite (Nicky Romero Remix)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8755906413205539359</id><published>2011-11-01T16:16:00.000+02:00</published><updated>2011-11-01T16:16:00.127+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belgesel'/><title type='text'>karınca-sal</title><content type='html'>Karıncaların yaşadığı dünyanın bambaşka bir alem olduğunu hepimiz biliyoruz ama bazen bu dünyanın öyle acayip ayrıntıları oluyor ki şaşkınlık uyandıracak şeylere karşı hazırlıklı olmamıza rağmen yine de şaşırmadan edemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İşte, size karıncalara ait ilginç bir ayrıntı;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ateş karıncalarının yuvaları bir sel baskınına uğrarsa onbinlerce karınca büyük bir ağ oluşturup suyun yüzeyinde kalıyormuş... (bunu bir iki kez belgeselde görmüştüm ama ayrıntılarını bilmiyordum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin esas ilginç yanı bu ağın iki kat olması. Birinci kattakiler suyun üzerinde nefes alırken ikinci katı oluşturan karıncalar suyun altında bulunuyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suyun üzerinde bulunan karıncalarla suyun altında bulunan karıncalar sürekli yer değiştirerek sırayla nefes alıp boğulmadan karaya varmayı başarıyorlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onbinlerce karıncanın sel sularından kurtulmak için belli bir düzen içinde görev dağılımı yapacak kadar disiplinli olduğunu anladık ama o kadar karınca nasıl oluyor da dağılmıyor? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İşte, şimdi de geldik olayın en ilginç kısmına;&lt;/span&gt; Sel felaketinde suyun üzerinde adeta bir sal gibi sürüklenip giden bu karıncalar dağılmadan bir arada durabilmek için birbirilerinin bacağını ısırıyormuş :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;&lt;i&gt;(Konuyu Tübitak Bilim Teknik Dergisi'nde okumuştum, aldığım notları özetleyip size aktardım. Karıncalarla ilgili diğer ilginç yazılarım için aşağıdaki linklere bakabilirsiniz.)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2007/11/aztekler-japonlar-ve-karnca-inekleri.html"&gt;....Karınca inekleri&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2008/12/gney-amerika-belediye-ileri-temizlik.html"&gt;Temizlik işçisi karıncalar&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2007/12/genlerde-sakl-lm-kodlar-yine-genleri.html"&gt;Genleri koruyan ölüm kodları&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8755906413205539359?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8755906413205539359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8755906413205539359' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8755906413205539359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8755906413205539359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/karnca-sal.html' title='karınca-sal'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4597068540363450640</id><published>2011-11-01T14:42:00.000+02:00</published><updated>2011-11-01T14:42:50.348+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Superheavy - Mahiya</title><content type='html'>Böyle birbirine girmiş ve birçok şeyi bir arada güzel harmanlamış parçaları seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Superheavy'nin kendi ismini taşıyan 2011 albümünü de tavsiye ederim, beğenebileceğiniz başka parçalar da olabilir diye düşünüyorum ama benim tek geçtiğim parçası budur;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/YTQ5bUJ1k5g" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;Superheavy - Mahiya&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4597068540363450640?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4597068540363450640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4597068540363450640' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4597068540363450640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4597068540363450640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/superheavy-mahiya.html' title='Superheavy - Mahiya'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2677323404021209666</id><published>2011-11-01T13:55:00.000+02:00</published><updated>2011-11-01T13:55:14.520+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çevre'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belgesel'/><title type='text'>o minicik kanatlarla :)</title><content type='html'>Arıların kendi içindeki düzen ve işbirliğine hayran kalmamak mümkün değil, bu yüzden de arılarla ilgili not aldığım (&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2007/12/arlar-ve-renkler.html" style="background-color: yellow;"&gt;"arılar ve renkler" gibi&lt;/a&gt;) birçok konuyu kareli defter'e yazmıştım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki ay önceki &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Tübitak Bilim Teknik Dergisi'nde okuyup not aldığım&lt;/span&gt; bir şeyi de yazayım istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Balı&lt;/span&gt; herkes bilir, &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;arı poleni&lt;/span&gt;ni de çoğumuz duymuşuzdur hatta bir de &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;arı sütü&lt;/span&gt; denen çok faydalı başka bir ürün var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları daha önceden duymuştum ama arıların ürettikleri &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Propolis&lt;/span&gt; isimli, hava ve su geçirmez çok özel bir madde daha varmış ki onu da yeni öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Yukarıda saydığım ürünlerin her biri arıların hayatlarında bir sürü farklı yerde kullanılıyor ve hepsi çok özel maddeler ama bu son söylediğim Propolis'in hava ve suyu geçirmeme özelliği arılar tarafından başka türlü de kullanılıyormuş. (normalde bunu yavruların koyulduğu peteklerin içini kaplamada kullanıyorlar)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Havalar soğuyup da kışı kovanlarda geçirme zamanı gelince,  dışarıdan kovana girebilecek her türlü toz, kir vs. gibi yabancı maddelere karşı arılar kovanın dışını ve içini bu maddeyle kaplıyorlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendilerini bu şekilde kışın zorluklarına karşı güvenceye alan arılar, mevsimler iyileşmeye başlayınca Propolisle kapladıkları havalandırma deliklerini tekrar açıp bir de içeride hep beraber (havalandırmaya katkıda bulunmak için) kanat çırpıyorlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Hay Allahım ya :) minicik arının minicik kanadından ne olacak, ama hepsi bir araya toplanıp kovan iyice havalanıncaya kadar hep birlikte kanat çırpıyorlarmış...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bahar gelmek üzereyken böyle uğul uğul ses çıkaran bir kovan görürseniz (ya da duyarsanız) bilin ki içeride bizimkiler havalandırma yapıyorlar :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2677323404021209666?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2677323404021209666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2677323404021209666' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2677323404021209666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2677323404021209666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/11/o-minicik-kanatlarla.html' title='o minicik kanatlarla :)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7957730850521061737</id><published>2011-10-31T00:12:00.000+02:00</published><updated>2011-10-31T00:12:41.049+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Taare zameen par (film)</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1010048/" style="background-color: yellow;"&gt;Slumdog millionaire&lt;/a&gt; filmiyle birlikte Hindistan'dan Oscar ödülü için aday olan bu filmle birlikte Hint sinemasına bakışınız değişebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bol şarkılı müzikli sayılabilecek iki üç sahnesini, konu iyice anlaşılsın diye gereğinden biraz uzun tutulan giriş kısmını saymazsak mükemmel bir filmdi.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Beğendiğim filmlerin sayısı çok azdır ama tavsiye ettiğim böyle filmleri seyredenler asla pişman olmazlar, işte bu da öyle bir filmdi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Okuma yazma bozukluğu (disleksi) olan küçük İshaan'ın hayatından bir kesit sunan film "klasik Hollywood klişelerinden biri olan; öğrencisinin hayatını değiştiren öğretmen" konusunu o kadar güzel ve farklı bir bakış açısıyla işlemiş ki beğenmemek mümkün değil... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin olağanüstü güzellikteki sahneleri duygu yönünden de o kadar yüklüydü ki ağlamamak için kendimi tutmama rağmen yine de dayanamadım...&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;(Mutlaka seyredilmesi gereken aranıp bulunup arşive koyulması şart olan bu harika filmi herkes öğrensin diye de buraya yazmayı bir görev biliyorum.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İnsan ilişkilerindeki bakış açısı, aile-çocuk iletişiminde sevginin değeri (ve hele ki konu çocuklar olunca) hissedilen hassasiyet ve masumluk çok ama çok güzel anlatılmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin sinema sanatı bakımından sahne, çekim ve kurgu olarak eleştirilebilecek yönleri de var tabii ki ama esas aktarmak istediği şeyi o kadar derine işleyerek açık açık anlatıyor ki filmin yarattığı etki küçük hatalarından bahsetmemize engel oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Hüzün ve coşkunun bu kadar iç içe geçtiği filmler çok nadirdir o yüzden filmi ne yapıp edip bulun seyredin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Başkalarının  yanında ağlamaktan çekinen biriyseniz tek başınıza seyredin ve yanınıza mendil almayı da unutmayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok beğenip önerdiğim diğer filmlerde de yaptığım gibi bu filmin konusuyla ilgili fazla bir şeyler yazıp işin büyüsünü bozmak istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not olarak da son bir şey; film bitince çıkan yazılarla birlikte gösterilenleri de seyretmeyi unutmayın, eminim sizler de kalbinizde çok acayip bir şeyler hissedeceksiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7957730850521061737?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7957730850521061737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7957730850521061737' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7957730850521061737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7957730850521061737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/taare-zameen-par-film.html' title='Taare zameen par (film)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7351810649267866347</id><published>2011-10-30T23:22:00.000+02:00</published><updated>2011-10-30T23:22:14.538+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>haydi bakalım pamuk eller cebe :)</title><content type='html'>&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İnternette orayı burayı kurcalayıp bakarken “Bir Liranın Büyüsü!” başlığıyla yazılmış bir yazı dikkatimi çekti. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;Büyü müyü boş işler de yine de bir bakalım ne demişler diye tamamını okudum ve iyi ki de okumuşum. Konu tamamen bambaşka bir şeyle ilgiliymiş ve sonuna kadar okuyunca o bir liranın büyüsü olduğuna ben de can-ı gönülden inandım. [ daha doğrusu hatırladım:) ]&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Kısaca özetlemem gerekirse konunun ana fikri şu; &lt;/div&gt;Bir çocuk parkında salıncağın sağına soluna, kaydırağın önüne ya da bir ilkokul kapısının çevresinde uygun gördüğümüz yerlere cebimizdeki bozuk paraları (hiç değilse ayda yılda bir kez bir lira) rastgele atalım ya da çaktırmadan düşürmüş gibi yapalım ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler küçükken yolda para bulunca çok sevinirdik, gidip hemen leblebi, şeker, sakız, çikolata, dondurma vs. alırdık. Artık şimdiki çocukların böyle para bulmaları çok zor. Ayda yılda bir, birkaç bozuk para kaybetmek bizi fakir yapmaz ama çocukların dünyasına çok şey katar...&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Daha fazlasını anlatıp ayrıntıya girmek istemiyorum, sanırım olay anlaşıldı :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fce5cd;"&gt;Yazı Sayın Ahmet Karayün’e ait&lt;/span&gt; ve okuduğumda o kadar hoşuma gitti ki “Keşke şunu ilk olarak ben akıl etseydim” demekten kendimi alamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;Bu gönderinin sonunda vereceğim linkten Sayın Karayün’ün yazısının tamamını okursanız inanın sizler de benim gibi düşüneceksiniz.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayfanın bulunduğu yerdeki yorum bölümüne övgü ve sevgi dolu düşüncelerimi yazıp gönderdim ama sanırım yazı eski bir yazı ve siteyi yönetenler de artık ne siteyle ne de bu konuyla ilgileniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden Sayın Karayün’ün yazısının altında yer alma şansı bulamayan yorumumun yerine buradan sevgi dolu selamlarımı gönderiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Çevremizdeki çocuklara bizler de az çok bir şeyler yapıp dergi, oyuncak, şeker vs. gibi bir şeyleri alıp verip dağıtıyoruz ama sanırım bu yöntemle sağa sola tesadüfen bulacakları bozuk paralar bırakmak onları daha çok mutlu edecektir...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Haydi bakalım şimdi aşağıdaki linke basıp yazının tamamını okuyarak o ruhu iyice bir içimize sindirelim, unutmayın ki siz de bir zamanlar çocuk oldunuz :) o zamanlar neler hissettiğinizi iyi hatırlayacağınıza eminim.&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://www.ezberbozanbilgiler.com/duz-yazlar/item/412-bir-liranin-buyusu.html"&gt;http://www.ezberbozanbilgiler.com/duz-yazlar/item/412-bir-liranin-buyusu.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7351810649267866347?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7351810649267866347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7351810649267866347' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7351810649267866347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7351810649267866347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/haydi-bakalm-pamuk-eller-cebe.html' title='haydi bakalım pamuk eller cebe :)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2505665360164559535</id><published>2011-10-28T10:12:00.000+03:00</published><updated>2011-10-28T10:12:27.019+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><title type='text'>Boogie Balagan RAKI N ROLL TURKISH TOUR!!!</title><content type='html'>Çok sevdiğim &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Boogie Balagan,&lt;/span&gt; &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;RAKI N ROLL TURKISH TOUR!!!&lt;/span&gt; ismini verdiği konser serisi ile Türkiye'ye geliyor, duyurayım dedim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendilerini keşfettiğim ilk parçayı aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/hvgfc8saSAU"&gt;Boogie Balagan - Biomekanicamel&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;Sosyal gezinti :) durumum sıfır olmasına rağmen mutlaka gitmeye çalışacağım, sizleri de beklerim :)&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;a href="https://www.facebook.com/event.php?eid=291049827585507" style="background-color: yellow;"&gt;Facebook sayfalarından aldığım etkinlik takvimi ise şöyle&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;4th Nov. Old School (taksim) / istanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5th Nov. Karga (kadıköy) / istanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6th Araf (taksim) / istanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9th  Nefes / Ankara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11/12th  Mandarin / Bodrum ( 2 concerts)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13th  Simurg / Antalya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16th  Hayalbaz / İzmir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18th  Karantina (taksim) / istanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk konser gece 12'de başlıyormuş, bu biraz zor ama diğerleri olabilir...&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2505665360164559535?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2505665360164559535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2505665360164559535' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2505665360164559535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2505665360164559535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/boogie-balagan-raki-n-roll-turkish-tour.html' title='Boogie Balagan RAKI N ROLL TURKISH TOUR!!!'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-983232200961522308</id><published>2011-10-25T10:16:00.000+03:00</published><updated>2011-10-25T10:16:29.722+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih'/><title type='text'>İlber Ortaylı – İkinci Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu</title><content type='html'>Sevgili kareli defter okuyucusu; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konu, okuduğum kitabın tanıtımından çok bu kitabı okurken karşılaştığım ilgi çekici bilgileri aktarmak için oluşturuldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Konunun girişinde kitabın özellikleri hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra ilginç bulduğum (kolay kolay karşımıza çıkmayan, öğrenilmesi, bilinip bulunması zor olan) bilgileri yazdım.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sıkılmadan bu yazının sonunu getirebilirseniz, ülkemizle ilgili gerçekten çok önemli konular hakkında ilginç şeyler okuyup öğreneceğinizi söyleyebilirim. (Böyle önemli bilgiler içeren bir konuyu yazarken de mecburen yazının uzunluğu biraz fazla oldu ama akla takılan ya da havada kalan şeyler olmaması için bazen ayrıntıya girerek yazmak gerekiyor.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap, bilimsel olarak ele alınan “tarih bilgisi” bakımından çok önemli yüzlerce ayrıntıyı içeriyor olsa da doğal olarak buraya ancak beni şaşırtan ve çok ilginç bulduğum sayılı şeyi alabiliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Evet, şimdi konuya giriyorum;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları tarafından 30 yıl önce basılmış olan bu kitabı okumaya başladığım zaman ilginç bilgilerle karşılaşacağımı tahmin ediyordum ama bu kadarını ummuyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Tarih, siyaset, politika, uluslararası ilişkiler konularına meraklı olan herkesin okumasını tavsiye ediyorum...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyden önce şunu söylemekte fayda görüyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Kitapta konusu geçen ne varsa, hepsi için belge ya da yayın olmak üzere yazılıp anlatılan şeylerin alındığı kaynakların bilgisi mutlaka verilmiş.&lt;/span&gt; Çeşitli araştırma ve istatistik bilgiler doğrultusunda sayı ve grafiklerle de konunun ayrıntılı bilgileri karşılaştırılıp incelenmiş ayrıca kitap sonunda yazışmaların belgeleri olan ekler de kitaba dahil edilmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap, adından da anlaşılacağı gibi Osmanlı’nın son dönemlerinde Almanya ile kurulan ilişkileri, bu ilişkilerin etki ve sonuçlarını inceliyor. Ama bunları anlatırken o dönemin çeşitli özelliklerine de dikkat çekerek (birçok konuyu da farklı yandan ele alarak) değişik bilgiler edinmemizi sağlıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Şimdi gelelim (olabildiğince kısa bir şekilde) kitapta ilginç olan konulara...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Son yıllarda bütün ülkenin (ve hatta neredeyse bütün dünyanın) konuştuğu Ermeni meselesi ile ilgili bir bölüm oldukça ilginç bilgilere yer veriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuyla ilgili olarak döneme ait kısa bir hatırlatma yapalım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;O zamanlar İngiltere, Fransa ve Amerika’nın gerek siyasi gerekse ekonomik çıkarları için bütün bölgeyi (Ortadoğu ve balkanlar) olabilecek en fazla sayıda ulus ya da özerk bölgeye ayırmaya çalıştığını hatırlayarak konuya girelim.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Osmanlı içinde yabancı ülkeler tarafından milliyetçi fikirler etrafında toplanması sağlanan azınlıkların örgütlendirilip ayaklandırılarak kendi ülkelerini kurmaları için destek gördüğünü tarih okuyan herkes gibi bizler de biliyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Bu siyasi uygulamanın moda olup Osmanlı’dan koparabildiği kadarını kopararak ülkeyi iyice zayıflatmasından sonra sıra Anadolu’da yüzlerce yıldır Türklerle birlikte yaşayan Ermenilere gelmiş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi burada biraz ara verip konuyla ilgili olan diğer alana girip orada da biraz hatırlatma yapalım, sonra iki oluşumu birleştirip sonucu elde edeceğiz. (ki benim işim burada "elde edilen sonucu belgelere dayanarak anlatan" kitaptaki bölümleri sizlere özetlemekten başka bir şey değil.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;Almanya sanayi devrimine geç girdiği için diğer Avrupa ülkelerinin çok önceleri başlattığı sömürgecilik sistemine tam olarak dahil olamadı... Önceleri Uzakdoğu’ya kadar gidip sömürge kolonileri kurmaya çalışan Almanya, çok önceden buralara yerleşmiş olan İngiltere’yle baş edecek kapasitede değildi. &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;Rusya’nın Balkanlardaki hakimiyeti, diğer ülkelerin Afrika’yı ele geçirmiş olması Almanya’yı (yayılıp sömürgeleştirebileceği yer bulamadığı için) mecburen Ortadoğu’nun büyük bir bölümünü elinde tutan Osmanlı’ya yaklaştırdı.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;Almanya, Osmanlı’yla her yönden yakın ilişkiler kurmaya başladı ve tek amacı Osmanlı’nın sahip olduğu topraklardaki her türlü kaynağı kendi ülkesine taşımaya çalışmaktı. &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;Diğer ülkelerle kurduğu her ilişkiden devamlı ekonomik yaptırımlar veya çeşitli zararlar gören Osmanlı, Almanya’nın yakınlığını samimi buldu. Çünkü Almanlar hiç durmadan askeri, ekonomik ve ulaşım gibi sosyal bakımdan ülkenin ihtiyacı olan konularda Osmanlı’ya yatırım yaparken diğer ülkeler gibi (görünür olarak) geniş tavizler istemiyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;Diğer güçlü Avrupa ülkelerinin Osmanlı’ya hakim olup kendi çıkarlarına zarar vermesini istemeyen Almanya tüm bu sebepler yüzünden Osmanlı’yı destekleyerek bölünmesine engel olmaya çalıştı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Bu bölünme ve toprak kapma olaylarını dışarıdan destekleyen diğer ülkelerin uygulamaya aldığı “Ermenilerin savaş sırasında içeriden saldırılar düzenlemesi”ni engellemek isteyen Almanya; (Ermeni tehciri olarak bildiğimiz) bu konuda da&amp;nbsp; kararlılığını gösterip&amp;nbsp; “Ermenilerin yurt sınırları dışına çıkarılmaya zorlanması”nı bizzat yönetip yetkilileri de özellikle yönlendirmiş...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Sonradan büyük bir faciaya dönüşecek olan Ermeni tehcirini en üst kademede Alman Genelkurmaylığı’nın tavsiye edip yönettiği savaş sırasında ve sonrasında açıklanmış...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;Askeri güvenlik nedeniyle çıkarılan bu sürgün (tehcir) kararının arkasında dönemin Alman Genelkurmaylığı’nın bulunması konuyu çok ilginç yerlere taşıyor.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceden Ermeni tehciri ile ilgili okuduğum yazıların hiçbirinde Almanya’nın konuyla ilgisi olduğuna dair bir bilgiye rastlamamıştım... Durum böyle olduğu için ben de bunu kareli deftere aldım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Peki, ilginç olan başka neler var?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki konuyla da ilgisi bulunan askeri birliktelik de bunlardan biri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konunun şöyle bir evveliyatı var; Bir yandan Osmanlı kuvvet kaybederken, Avrupa’da da Prusya içinden doğmuş yeni Alman devleti Avrupa’nın güçlü ülkeleriyle savaşıp gücünü ispat ediyor. Almanların özellikle o dönemde güçlü olan Fransızlara karşı başarılı olması bütün dünyanın dikkatini çekerken bizimkiler de Osmanlı ordusunun geliştirilmesi için karşılıklı askeri anlaşmalar yapıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre Alman ordusunda görevli olan bazı subay ve üst rütbeli askerler Osmanlı ordusunda görev almaya başlıyor... Hatta bu görev alma ve yönetim işi o kadar ileri gidiyor ki bildiğiniz gibi I. Dünya Savaşı’nda ordumuzu bir Alman komutan yönetiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Ben bugüne kadar Almanlar askeri açıdan sadece Osmanlı’yla anlaşıp bizim ordunun başında komutanlık (ve diğer hassas noktalarda subaylık) yaptılar diye biliyordum ama bu kitapta öğrendim ki Almanlar aynı zamanda Yunan ordusunu eğitmek için de subaylarını yolladıkları gibi Bulgaristan’da da belli bir Alman etkisi olduğu biliniyormuş...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hatta;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Prusya askeri eğitim ve disiplin düzeni”ne ait yöntemleri geliştirerek Alman ordusunda yapılandıran Alman subaylarının kazandığı Fransa Savaşı’nın etkileri o kadar nam salmış ki &lt;br /&gt;Japonya bile çeşitli imtiyazlar elde etmek için kendileri adına savaşmaya gelen Fransız askeri misyonunu gönderip yerine Almanları getirtmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Çin de bu olayları yakından takip ettiği için  1894-95 Çin-Japon Savaşı’nda Almanlara (Çin’deki o kadar nüfusu düşününce insanın aklı almıyor) Çin ordusunun komuta kademelerinde  görev vermiş...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşte, dönem böyle bir dönemmiş ve Alman ordusu askeri yapı bakımından neredeyse bütün dünyada itibar gören bir kurummuş... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii yine kitaptan öğrendiğime göre bizimkiler bu işin de suyunu çıkarmışlar; Almanya’dan gönderilen subaylara o kadar kısa sürede o kadar bol keseden para dağıtılması gibi aynı şekilde bol bol askeri ünvanlar da ihmal edilmiyormuş... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Bu işin sonu, ilk gelen gruplar içinde yüzbaşı olan Kamphövener’in  kısa sürede müşir yapılması ve sonrasında padişahın kendisine “yaver-i ekrem”lik vermesine kadar gitmiş. Bu sayede Kamphövener gibi sıradan bir subay törenler sırasında uygulanan askeri protokolde Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa ile aynı sırada yer alıyormuş hem de en ön safta ve at üstünde...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki Kamphövener isimli Alman subayının Gazi Osman Paşa kadar bu ülke adına kahramanlık yapmadığını herkes biliyordur ama amaç burada o dönemin modası olan Alman askeri gücünün Osmanlı ordusunda da en önde yer verilerek tüm dünyaya gösterilmeye çalışılmasından başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9ead3;"&gt;Bu ve bunlar gibi yüzlerce tarihi bilgiyi yansıtan ayrıntılarıyla okunmaya değer olan kitabı kesinlikle öneriyorum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşgal etmeden bir ülkeyi kültürel olarak ele geçirip yönetip sömürmenin temellerini atanların ne kadar disiplinli ve çalışkan olduklarını, kaç türlü oyunla binlerce numara çevirdiklerini göstermesi açısından okunmasını da özellikle konuyla ilgili olanlara tavsiye ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-983232200961522308?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/983232200961522308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=983232200961522308' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/983232200961522308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/983232200961522308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/ilber-ortayl-ikinci-abdulhamit.html' title='İlber Ortaylı – İkinci Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6789267986886621934</id><published>2011-10-21T17:05:00.000+03:00</published><updated>2011-10-21T17:05:07.993+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buluş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teknoloji'/><title type='text'>videomark</title><content type='html'>Konunun başlığından anlayan anladı ama ben yine de aklıma gelen bir geliştirme fikrini yazmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Cep telefonu, bilgisayar, tablet pc'ler gibi elektronik ortamda video dosyalarını oynatmamızı sağlayan bir sürü alet var...&lt;/span&gt; Konu bununla ilgili ama önce başka bir alandan örnek verip sonra da bu konuya bağlayayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap okuduğumuz zaman önemli olan yerlerin altını çizdiğimiz gibi elektronik ortamda okuduğumuz kitapları işaretlemek için de aynı şekilde hangi sayfada neyi beğendiysek işaretleyebildiğimiz programlar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Elektronik kitap üzerinde önemli gördüğümüz yerleri işaretleme işlemine "bookmark" oluşturma deniliyor, oraya bir "bookmark" atayıp not yazabiliyorsunuz ve kitap bitince önemli yerlerle birlikte neye dikkat etmeniz gerektiğini lazım olunca "yazdığınız notlarla birlikte" görebiliyorsunuz.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşte bundan yola çıkarak diyorum ki; e-kitap okurken not almak için kullandığımız "bookmark" oluşturma işlemini hayır sahibi :) &lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;bir "video oynatıcı programı" firması da (elektronik ortamda seyrettiğimiz filmlerin beğendiğimiz bölümlerini işaretlemek için) programına eklese kullanım açısından bizim için satış açısından da onlar için iyi olmaz mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayede seyrettiğimiz filmlerin beğendiğimiz sahnelerini "bookmark" koyup işaretleriz ve daha sonra istediğimiz zaman da filmi açıp çok kolayca o sahneleri anında buluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman olduğu gibi fikir verip söylemesi benden, yapması onlardan :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6789267986886621934?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6789267986886621934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6789267986886621934' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6789267986886621934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6789267986886621934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/videomark.html' title='videomark'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8666964820789611109</id><published>2011-10-19T12:36:00.001+03:00</published><updated>2011-10-19T12:37:12.467+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih'/><title type='text'>Değişim yılları - Altan Öymen</title><content type='html'>"Bir dönem bir çocuk" isimli kitabında çocukluğundan gençliğine kadar olan dönemde kendi çevresiyle birlikte Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri akıcı bir dille anlatan Altan Öymen'in "Değişim yılları" isimli kitabını da beğenerek okudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kitaptaki konuları aktarmak için "şöyle hepsinin biraz üstünden" bahsetmeye kalkmak bile başlı başına bir kitap hazırlamak gerektireceği için :) sadece çok ilgimi çeken konulardan bahsetmeyi daha doğru buluyorum.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın içeriği o kadar geniş ve o kadar kapsamlı, o kadar detaylı ki ilginizi çekmeyen konular olabileceği gibi mutlaka ilgilendiğiniz alanlarda da bir şeyler bulacağınıza eminim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Şimdi gelelim kitaptan aklımda kalanlara;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Atatürk sonrası tek partili demokrasi arayışının sonu olan "Çok partili dönem"e geçişte Demokrat Parti seçimleri kazanınca ülkenin siyasi yapısı da değişim göstermektedir. Öymen, bu durumu "Bir milletvekilinin oğlu ve Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi" olarak yakından takip etmektedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk, gerek uyguladığı askeri ve milli kalkınma yöntemleriyle gerek siyasi yapılanmanın başlangıcını kurmasıyla büyük bir atılım yapmış fakat zamansız bir şekilde hayata veda etmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman, CHP ve Millet Meclisi'nin yönettiği bir ülkenin demokratikleşme sürecini yaşadığı bir zamandır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP çatısı altında birleşen tüm siyasi yönetim kadroları, Milli Şef İsmet Paşa'nın önderliğinde çok partili döneme doğru ilerlemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP'den sonra Demokrat Parti, daha sonra da Millet Partisi kurulur fakat burada ilginç olan şudur ki;&lt;br /&gt;CHP'den ayrılanlar (yeni katılanlarla birlikte) Demokrat Parti ismiyle yeni bir parti kuruyor. Sonra DP'den ayrılanlar da (yine yeni katılanlarla birlikte) Millet Partisi'ni kuruyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani meclisin içinde siyasi olarak tek başına daha fazla büyüyemeyen CHP bölüne bölüne yeni partiler oluşturuyor ve: &lt;br /&gt;Bu üç partinin de başında Atatürk'ün en yakın üç arkadaşı (CHP'de İsmet İnönü, Demokrat Parti'de Celal Bayar, Millet Partisi'nde Mareşal Fevzi Çakmak.) bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Bu konu bana ilginç geldi, çünkü; &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Cumhuriyeti kuran askeri yapının, siyasal alana kayıp CHP'yi oluşturmasından sonra tek partili meclis içinde "kendine istediği konumda yer bulamayan" askeri yöneticilerin sivil olarak da olsa ülkeyi yönetme düşüncesinin devam ediyor olması, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Meclis ve partilerle ilgili siyasi olayların detaylarından bahsetmesi dışında ülkemizin önemli isimleriyle de ilgili birçok bilgi içeren kitap gerçekten okunmaya değer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;Ünlü yazarımız Sabahattin Ali'nin siyasal baskı sonucu ülkeden kaçmak zorunda kalışı ve kaçış yolunda öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturmaların ayrıntıları, ailesinin ve yakınlarının konuyla ilgili anlattıkları...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Nazım Hikmet'in tüm engellemelere rağmen çıkan aftan yararlanarak serbest kalması ve ülkeden kaçışına yardım eden birincil tanığın açıklamaları...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;Türkçe okunan ezandan arapça okunan ezana geçişin siyasal aşamaları... Kitaptaki ilginç olan yakın tarihimizin olaylarından sadece birkaçı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Öymen "Değişim yılları" isimli kitabında sadece ülke içinde değil bütün dünyada olan bitenden bahsederken; II. Dünya Savaşı sonrası siyasi iki kutba ayrılan dünyayla Türkiye'nin politik ve stratejik durumunu da ilginç ayrıntılarla aktarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Bu kitabın en ilginç bulduğum konularından biri de bu bölümde yer alıyor.&lt;/span&gt; Bugüne kadar Türkiye'nin  (Birleşmiş Milletler'de alınan kararla) Amerikalılara destek olması için Kore'de savaşmaya gittiğini sanırım bilmeyen yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngilizler nasıl ki bizim Kurtuluş Savaşı'mızda kendi ülkesi dışında dünyadan topladığı diğer ülke askerlerini Çanakkale'ye yığdıysa, Amerika da Kore'de gerçekleşen Kuzey-Güney Kore İç Savaşı'na Birleşmiş Milletler'de alınan kararla çeşitli ülkelerden askeri güç topluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Bu savaşın amacı; &lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kore'nin kuzeyini ele geçiren "Sovyet destekli komünist rejimin" ülkenin tamamını ele geçirmesine engel olmak diye biliyordum.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat daha önceden Sovyetler'le Amerika'nın Kore'yi "Bir anlaşma dahilinde alınan ortak kararla" aralarında bölüştüklerini ve sonradan çıkan anlaşmazlıklar yüzünden Amerika'nın buraya müdahale ettiğini bu kitaptan öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan başka; Kuzey Kore'nin Çin'de yükselen Mao'cu komünistlerden destek görmesi ve hatta Türk askerinin "Kuzey Kore'ye asker gönderip savaşa fiilen dahil olan Çin askeri kuvvetleriyle" birebir çarpışmaya girip kayıplar vermiş olmasını, Amerikalıların sadece kendilerini koruduğunu ve "Amerikalıları korumak için" orada bulunan askerimiz zorda kalınca yardıma gelmediğini de yine Öymen'in çeşitli kaynaklardan alıntılarla kitabına aldığı bu açıklamalardan öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Kore Savaşı'na Türkiye'nin asker yolladığını biliyordunuz ama Çin Ordusu ile Türk Ordusu'nun savaştığını biliyor muydunuz?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;"Değişim yılları" isimli kitapta işte böyle bir sürü bilgi ve ayrıntı var. Okumanızı tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, yazarın &lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/bir-donem-bir-cocuk-altan-oymen.html" style="background-color: yellow;"&gt;"Bir dönem bir çocuk"&lt;/a&gt; isimli kitabını ve "Değişim yılları"nı okudum, şimdi sırada (yine Doğan Kitap'tan çıkan) "Öfkeli yıllar" kitabı var. &lt;br /&gt;&lt;i&gt;[Bu arada içeriden aldığım bilgiye göre Altan Öymen bu serinin dördüncü kitabını da hazırlamaya devam ediyormuş. Merakla bekliyorum :) ]&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8666964820789611109?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8666964820789611109/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8666964820789611109' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8666964820789611109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8666964820789611109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/degisim-yllar-altan-oymen.html' title='Değişim yılları - Altan Öymen'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6561813220360141222</id><published>2011-10-18T17:15:00.001+03:00</published><updated>2011-10-18T17:33:29.767+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Noruwei no mori [film]</title><content type='html'>&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&amp;nbsp;Ünlü Japon yazar Haruki Murakami'nin "İmkansızın şarkısı" isimli kitabından uyarlanan filmi çok sıkıcı buldum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sinema ve görüntü estetiği olarak film bazı yerlerinde güzel sahneler içeriyor olsa da konu farklı versiyonla anlatılan basit bir aşk üçgeni sınırlarını zorlayamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60'lardaki Japonya'da geçen öyküde; Watanabe isimli bir genç vardır ve yakın arkadaşının sevgilisine aşık olur ama aşkını gizler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre sonra arkadaşı intihar eder ve aşık olduğu kız üzüntüsünden ağır bir bunalım geçirip tedavi görmeye başlar. Watanabe kızı bulur ve üzüntüsünü paylaşır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralarında yaşananlar geliştikçe olay yatmaya kadar varır ama bu arada Watanabe'nin okul çevresinden tanıştığı başka bir kız daha vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İki kadın arasında kalan Watanabe'nin zor bir karar vermesi gerekiyordur; üzüntüyle iç içe olan ve zor günler yaşayan eski aşkıyla mı yoksa kendisinden hoşlanan yeni aşkıyla mı devam edecektir?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Bunu anlatmakta zorlanan, ağır durgun sahneleri uzatan, konuşmaları ve kurgusuyla çok sıradan olan filmi bir iki sevişme sahnesiyle bir iki dağ kaya ve deniz akarsu manzarasıyla kurtarmak mümkün olmamış.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;O kadar sıkıcı, uzun, basit, ağır tempolu ve sıradan bir filmdi ki para verip seyretseydim çok üzülürdüm.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kitap belki iyidir ama filmi gerçekten kötüydü, gereksiz açık sahneler ve densiz konuşmalar hem filmin hem karakterlerin mantığına ters düşmüş, hiç beğenmediğim için sizlere de seyretmenizi tavsiye etmiyorum.&lt;/span&gt; (Bir şey değil filmin kalitesizliği yüzünden kitabını almış olduğum halde okumaktan da vazgeçtim.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6561813220360141222?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6561813220360141222/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6561813220360141222' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6561813220360141222'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6561813220360141222'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/noruwei-no-mori.html' title='Noruwei no mori [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2398735393580677060</id><published>2011-10-18T16:56:00.001+03:00</published><updated>2011-10-18T17:50:05.724+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Serenity (Firefly) [dizi+film]</title><content type='html'>Seyredecek bitmiş dizi ararken Firefly'ı bulduk. Dizi bilimkurgu türünde olduğu için tercih ettik ama dizinin ömrü sadece bir sezonlukmuş ve 14 bölüm yayınlanabilmiş. Bu şekilde konusu yarım kalınca ardından da iki saatlik bir devam filmiyle final yapmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Başladık seyretmeye, önce sıkıldık hatta öyle ki dört-beş bölüm seyredince bırakmayı bile düşündük ama yine de devam ettik, iyi ki de etmişiz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dizinin ilk beş-altı bölümünü atlatınca yavaş yavaş sarmaya başladı ve o şekilde her akşam bir  bölüm seyrederek diziyi tamamladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakaaat... dizinin arkasından final olarak çekilen Serenity'i seyretmeye başlayınca gördük ki emeklerimiz boşa gitmemiş :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Uzun zamandır bu kadar heyecanlı bir bilimkurgu macera filmi seyretmemiştim...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dizinin konusu ve işlenişi diğer bilimkurgu filmlerinden farklı olarak sanki uzayda geçen  bir kovboy filmi havası yaratıyormuş gibi olsa da aslında &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Uzay çağı ve gelecekten fazla ümitli olmayın, insan ve dünyadaki her şey aynen devam edecek. Parası olanlar iyi yerlerde yaşarken parası olmayanlar dünyanın ilkel şartlarında hayatlarına devam edecek."&lt;/span&gt; mesajı veriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi yerde ultra lüks uzay çağı yaşanırken kimi yerde "Vahşi batı" tarzı yaşam devam ediyor ve bizim dizinin elemanları da bir yerden sonra yolcuları yüzünden kaçak duruma düşüp maceradan maceraya atılıyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Bu şekilde diziyi bitirip final bölümü sayılan Serenity'e gelince hem çekim tekniği hem efektler değişti ve konu bambaşka bir yere geldi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hızla değişen sahneleriyle, ilginç olayları ve heyecanı had safhada akışıyla muhteşem bir film seyretmiş olduk.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dizisinden biraz sıkılabilirsiniz ama bu kadar güzel bir bilimkurgu filmine geçiş yapabilmek için seyretmeyi göze almalısınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terminatör 2 filminden beri böyle heyecanlı bir bilimkurgu seyretmemiştim... &lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;Bulup seyredebilirseniz sizin de beğeneceğinizi tahmin ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2398735393580677060?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2398735393580677060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2398735393580677060' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2398735393580677060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2398735393580677060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/serenity-firefly-film.html' title='Serenity (Firefly) [dizi+film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4697198570187776204</id><published>2011-10-18T16:48:00.000+03:00</published><updated>2011-10-18T16:48:27.186+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Half Nelson [film]</title><content type='html'>Amerika'nın iç ve dış siyasi olaylarına eleştirel yolla yaklaşan filmde hayata zorlukla tutunan bir öğretmenin en alt sınıftaki insanlar arasında kendi sorunlarıyla uğraşına tanık oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;Kenar mahallelerden birinde genelde siyahi öğrencilerin bulunduğu bir okulda öğretmenlik yapan Dan, öğrencilerine tarih dersleri vermektedir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Yaşadığı çevrenin sorunlarını fark edip uygulanan politikaları öğrencilerine anlatan Dan, özel hayatında uyuşturucu kullandığı için en dibe vurmak üzeredir. Bu durumunu öğrencilerine yansıtmamaya çalışsa da küçük bir kız öğrencisine uyuşturucu kullanırken yakalanır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kızla öğretmen yavaş yavaş arkadaş olmaya başlar ve öğretmen kendi sorunları arasında bir de bu kızla uğraşır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kızın anne babası ayrılmış, kardeşi ölmüştür ve annesi de çalışmaktadır, bu zorlu hayatta kendisiyle ilgilenen birilerine ihtiyaç duymaktadır ama ona yardım(!) edebilecek tek insan yine o çevreden uyuşturucu satıcısı olan başka biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dan bu durumun farkına varınca kızı o ortamdan kurtarmak için bir iki girişimde bulunur ama çeşitli sorunlar kızın kurtulmasına engel olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrencisinin uyuşturucu satan birinin himayesinde olmasının ne anlama geldiğini bilen Dan, duruma müdahele etmeye devam eder ama sokakların insanları sürüklediği yol artık onların karşı koyamadığı kaderleri haline gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Filmin akışı ana planda böyleyken bir yandan da Dan'in özel hayatına girip çıkarız; sosyal bir yapılanma içinde gösterilecek tepkilere karşı inancını kaybetmiş olan ebeveynler, okuduğu kitabın ismine göre karşısındakini siyasal bir "taraf"a yerleştiren sevgili, durumu farkedip pek de umursamayan öğretmen arkadaşlar, vs. vs...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Tek başına ne yapabilirsin ki?" cümlesi çok sık söylense de tek başına da bir şeyler yapılabileceğini ve ne kadar ümitsiz olsanız da hayata karşı dik  bir duruş için; en azından kendinizi sağlam tutabilmeniz gerektiğini "uyuşturucu kullanarak buna kendiniz açısından engel olduğunuzu" da filmde iyi vurgulamışlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Filmin kısaca özeti üç aşağı beş yukarı böyle ama tabii ki bunu görüp anlamak için birbuçuk saatlik ağır akan filme tahammül edip sıkılmadan seyretmeniz gerekiyor ki gerçeklik uyandırması amacıyla uzatılan sessiz sahnelere sabırla katlanıp sonunu getirmek zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El kamerasıyla çekilen filmde oyuncular iyi, verilmek istenen fikir iyi ama diyaloglar, kurgu ve akış çok sıkıcı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Rastlarsanız bir bakarsınız ama yine de "devlet, bireylerin haklarını ve özgürlüğünü korumuyor ancak sen çevreni değiştirebilir belki bir iki kişiye yararlı olabilirsin" ana fikri için sonuna kadar dayanabileceğinizi sanmıyorum...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Her filmi seyrederim diyenler şansını deneyebilir fakat ben tavsiye etmiyorum, sonuçta seyredilmesi gereken farklı ve etkileyici bir film demek zor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4697198570187776204?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4697198570187776204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4697198570187776204' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4697198570187776204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4697198570187776204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/half-nelson-film.html' title='Half Nelson [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6711526182018230036</id><published>2011-10-18T16:05:00.001+03:00</published><updated>2011-10-18T17:34:47.324+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Jill Scott - Blessed</title><content type='html'>The light of the sun albümünden çıkan "Blessed" biraz eski suratlı :) ama çok sıkı bir giriş ve devam eden akıcı ritmiyle güzel bir parça.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz 70'lerin Funk tarzını andırsa da modern bir R&amp;amp;B parçası da sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaliteli bir sound'u olduğu için özellikle buraya alıp sizinle paylaşıyorum.&lt;br /&gt;Çok iyi bir ses sisteminde etkileyici derinliğini siz de farkedeceksiniz... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/AWyRe50FmBM"&gt;Jill Scott - Blessed&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6711526182018230036?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6711526182018230036/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6711526182018230036' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6711526182018230036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6711526182018230036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/jill-scott-blessed.html' title='Jill Scott - Blessed'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-6782859104896744394</id><published>2011-10-17T09:59:00.000+03:00</published><updated>2011-10-17T09:59:12.835+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Olly Murs - Heart Skips a Beat</title><content type='html'>Olly Murs'un önümüzdeki ay çıkacak olan albümü “In Case You Didn’t Know”dan iki parça&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/j5dFe-WKuPs"&gt;Heart Skips a Beat&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/F3EG4olrFjY"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Dance With Me Tonight&lt;/span&gt; &lt;/a&gt;&lt;/div&gt;sanırım albüm eğlenceli olacak :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-6782859104896744394?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/6782859104896744394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=6782859104896744394' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6782859104896744394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/6782859104896744394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/olly-murs-heart-skips-beat.html' title='Olly Murs - Heart Skips a Beat'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-5285045509102688530</id><published>2011-10-14T18:39:00.001+03:00</published><updated>2011-10-14T18:39:48.696+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Nabiha - Cracks</title><content type='html'>Sakin ama eğlenceli bir albüm olan "Cracks"le beğendiğim müzisyenler arasına giren Nabiha'nın bu albümü bir iki değişiklikle "More Cracks" ismiyle tekrar yayınlanınca  beğendiğim parçaları kareli defter'in müziğe düşkün okurları için yazayım dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nabiha'nın "Cracks" albümünden beğendiğim parçalardan youtube'ta sadece bu ikisini bulabildim.&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/r0BDpG4k4M0"&gt;Deep sleep&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/JJfIP2zsLZo"&gt;Enemy&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ama bu albümü bulursanız &lt;br /&gt;"You", &lt;br /&gt;"2-3-4", &lt;br /&gt;"Sneaking out the backdoor" ve &lt;br /&gt;"Red letter days" gibi birçok parçanın linklerini bulabildiklerimden de güzel olduğunu görebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-5285045509102688530?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/5285045509102688530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=5285045509102688530' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5285045509102688530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/5285045509102688530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/nabiha-cracks.html' title='Nabiha - Cracks'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3539534143853307880</id><published>2011-10-14T11:55:00.002+03:00</published><updated>2011-10-14T11:59:04.045+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>White Arrows - Get Gone</title><content type='html'>İlk dinlediğimde farklı bulup beğendiğim "Get gone"ı bir iki kez niyetlenip buraya koymak istedim, yazısını yazıp linkini bile kopyaladığım halde niyeyse başkalarının beğenmeyebileceğini düşünüp vazgeçtim, hem de iki kez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Derken bugün yolda dinlediklerim arasında çalmaya başlayınca White Arrows'a haksızlık yaptığımı düşündüm. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Parça ilk başta biraz ağır gibi geliyor ama nakarat bölümleri işin içine girince parçadaki ruhu ve ritmi hissetmeye başlıyorsunuz... es geçmek istemediğim için kareli defter'e alıyorum :)&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/youtu.be/IS5xKZcrCTE"&gt;White Arrows - Get Gone&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/IS5xKZcrCTE"&gt;http://youtu.be/IS5xKZcrCTE&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3539534143853307880?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3539534143853307880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3539534143853307880' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3539534143853307880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3539534143853307880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/white-arrows-get-gone.html' title='White Arrows - Get Gone'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-1035995438620981733</id><published>2011-10-13T15:55:00.000+03:00</published><updated>2011-10-13T15:55:45.073+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>It's Kind of a Funny Story [film]</title><content type='html'>Gençlik çağının bunalımlı havasını yaşayan Craig, sık sık intihar etmeyi düşünmektedir. Ve bunun psikolojik bir sorun olduğunun bilincine vararak kendi isteğiyle gidip kliniğe yatar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Beş günlük bir gözlem süresi boyunca psikoloji kliniğinde kalmak zorunda olan Craig, her birinin ayrı bir sorunu olan diğer hastalarla arkadaş olmaya başlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Craig, kurduğu arkadaşlıklarla başkalarının sorunlarını da öğrenip bütün insanların bir dönem mutlaka hayatla alıp veremediği olabileceğini farkedince hissettiği baskı biraz hafifler ve yavaş yavaş kendini olayların akışına bırakmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Grup terapisinden kişisel rehabilitasyon görüşmelerine kadar birçok detayı da barındıran ve buna rağmen duygu sömürüsü ya da bilmişlik yapmayan senaryoda her şey yerli yerindeydi... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Küçük ayrıntılarla süslü genel akış, insanı hiç sıkmayan minik "gençlik filmi efektleri"yle de desteklenince ortaya gerçekten de ismi gibi "neredeyse eğlenceli bir hikâye" çıkmış.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Film böyle eğlenceli ve akıcı bir anlatıma sahip (hatta anlatım tarzıyla gençleri hedef almış) olmasına rağmen; ebeveynler için de doğru yönlendirmeler içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik akıl hastanesi konularını işleyen filmlerin belli tiplerini biraz yumuşatarak veren (ve biraz daha eğlendirici bir havayla sunmaya çalışan) senaryonun diyalogları akıcıydı, anlattığı şeyler hepimizin sorunlarına benzer sorunlardı, hayatın insanların üzerine yüklediği sorumluluklara dair güzel yorumlar vardı, bu yüzden de ayrıca tercih edilebilir bir film olmuş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Filmi hiç kopmadan ve bazen de gülerek izledim, size de izlemenizi tavsiye ediyorum.&lt;/div&gt;Bir iki yerde denk gelen iyi seçilmiş film müzikleri filmi izlerken daha da bir havaya girmenizi sağlıyor. Olağanüstü bir başyapıt değil ama güzel vakit geçirilebilecek kaliteli bir film olduğunu söyleyebilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-1035995438620981733?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/1035995438620981733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=1035995438620981733' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1035995438620981733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1035995438620981733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/its-kind-of-funny-story-film.html' title='It&apos;s Kind of a Funny Story [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7354674265146880041</id><published>2011-10-12T11:21:00.000+03:00</published><updated>2011-10-12T11:21:49.308+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biyoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buluş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>karıncanın tırnağı?</title><content type='html'>Bir noktadan yola çıkarak, ondan ona atlaya atlaya giden aklımın; belli bir mantık silsilesini takip ederek çok acayip yerlere ulaştığı olur. Dümdüz düşünce akışıyla ulaştığım sonuçlardan elde ettiklerimden bazen ben bile korkarım ama sizin için endişelenecek bir durum söz konusu değil :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Şimdi, aklıma gelince telefonuma yazdığım uzun gönderiyi sizinle paylaşıyorum. Akıl hastanelerinin kaldırılmasının düşünüldüğü şu sıralar, elinizin gereksiz yere telefona gitmeyeceğini umuyorum :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Doğada yaşayan kuşların tırnaklarının kesilmesine gerek yoktur, onlar ağaçlara dallara oraya buraya kona kalka tırnaklarının uzunluğunu günlük yaşamları içinde doğal yollarla farkında olmadan törpüleyerek sabit tutarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde, kafes içinde beslenen kuşların tırnakları ise belli aralıklarla kesilmelidir çünkü hayvanın tırnakları kafes içindeki yaşam koşulları nedeniyle yıpranmadığı için normalden daha uzun olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafesin ince tellerine tutunduklarında da tırnaklarının uzunluğu nedeniyle kendi kendilerini yaralayabilir, en azından derisinin çizilmesine neden olup mikrop kapıp hastalanabilirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnakları olan birçok evcil hayvanda da benzeri sorunlar vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kısacası; tırnakları olan hayvanlar doğada yaptıkları hareketlerle ve yaşam koşulları sebebiyle farkında olmadan tırnaklarını törpülerler, evcil hayvanların böyle bir yaşamı olmadığı için tırnakları yıpranmaz ve olması gereken uzunluğun üzerine çıkarak birçok yönden hayvana engel olabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Gelelim karıncalara; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Karıncalar dik yüzeylere tırmanırken nasıl tutunur, onların da tırnakları mı var, varsa bunların rahatsızlık verecek kadar uzaması yine diğer hayvanlarda olduğu gibi sağa sola tırmandıkları (ya da başka şeyler yaptıkları) için doğal yolla engellenmiş oluyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer karıncalarda da durum böyleyse yuvanın dışında görevli avcı ya da asker olan karıncalar normal olarak oraya buraya gidiyor bir şeyler tutup kaldırıyor, taşıyor ve tabii ki hiç durmadan da bir yerlere tırmanıp duruyorlar.... bu durumda bunların tırnakları normal olarak uzarken bir yandan da çevre koşulları nedeniyle yıpranıp normalde olması gerektiği boyutlarını korumuş oluyor... (mantığım bunu emrediyor)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;İşte şimdi geldik esas konuya; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bunlar böyleyse devamlı yuvada kalan karıncaların tırnakları ne oluyor? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar da uzuyordur ama devamlı yuvada diğer işlerle uğraştıkları için yıpranıp doğal yollardan törpülenmesi mutlaka daha az oluyordur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda bu karıncaların tırnakları uzamaya devam eder ve normalden daha uzun olur...ki böyle bir şey o kadar küçük bir alanda çok sayıdaki karıncayı düşününce mantıklı gelmiyor.... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Peki o zaman ne oluyor, nasıl oluyor? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yuvada görevli karıncalar tırnakları uzamayan özel karıncalar mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda da aynı koloni içinde iki farklı karınca oluyor; biri tırnakları uzayan karınca diğeri uzamayan... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle iki ayrı tipte karınca olursa; &lt;br /&gt;"yuvada çalışıp hayatı boyunca yuvada kalacak olan" karıncalarla "yuva dışında görevli olacak" karıncaların daha doğmadan önce hangisinin hangi özellikte olduğu genetik açıdan belirlenmiş olmalı... ki  bu da doğanın izlediği basit ve kullanışlı olan yanına yani "pratik olanın hayata geçirilmesi" şartına ters düşüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki farklı tip karıncaya iki farklı tırnak tipi genetik olarak fazladan karışıklık çıkaracaksa ve uygulanabilirlik açısından da gereksiz bir fazlalıksa... O zaman ne!?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda bunu açıklamak için en mantıklı sonuç; &lt;br /&gt;[karıncaların yuvada kalan ve dışarıda görevli olan (iki ayrı işbölümünü yüklenen) iki ayrı tipi olduğu bilimsel gerçeğini de göz önünde bulundurduktan sonra] bu iki ayrı tipin tırnak yapılarının aynı olduğu ve hiç uzamadığıdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki öyleyse "içeride hafif koşullarda" ve "dışarıda zorlu koşullarda" tırnakların uzamasına biyolojik olarak gerek duyulmaması bizi hangi sonuca götürür?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mantığa göre (Karıncaların tırnakları yıpranınca yeniden uzamasıyla yerine gelmiyorsa hayatını sürdürmesi için de tırnaklarının olması zorunluysa) cevap; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;O zaman "karıncaların tırnakları, yıpranmayacak kadar dayanıklıdır." olmalıdır...&lt;/div&gt;Öyle ki; hayatları boyunca o kadar şeyle karşılaşmalarına rağmen işlevlerini yerine getirir ve hiç aşınmazlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum ve en baştan beri yürüttüğüm  bu mantık doğruysa o zaman karıncaların tırnakları incelenmeli o yapı çözümlenip dayanıklı yapay yarı organik malzemeler yapılması için çalışmalar, araştırmalar yapılmalı....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Not: Aslında çok kısa bir şekilde; &lt;/div&gt;&lt;i&gt;"Karıncaların tırnağını oluşturan dokuyu inceleyip buradaki malzeme benzeri bir madde yapıp kullanarak yapay organların dayanıklı olması yanında organik olması da sağlanabilir mi?" diye yazıp bırakmam lazımdı ama bu cümleyi okuyanlar neyi nasıl düşünüp nereden ne çıkardığımı anlamayabilirler diye bu konu hakkında ilk olarak yazdıklarımı da silmeden aynen bıraktım... &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Sonuçta, "neyi söylediğin ya da yaptığın" kadar "nasıl söylediğin ve bulmak için izlediğin yöntem" de önemli olabiliyor, o yüzden hem kendi izlediğim düşünce akışını hem de buradan elde ettiğim sonucu birlikte yazmanın daha yararlı olacağını düşündüm. &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı hoşunuza gittiyse ve hâlâ buraya kadar bıkmadan okumaya devam ediyorsanız bir de şuna bakın: &lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/02/mikrodalga-frndan-arlara-uzanan-bir-tez.html" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;Mikrodalga fırından arılara uzanan bir tez&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7354674265146880041?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7354674265146880041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7354674265146880041' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7354674265146880041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7354674265146880041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/karncann-trnag.html' title='karıncanın tırnağı?'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8893626564078559734</id><published>2011-10-12T10:12:00.000+03:00</published><updated>2011-10-12T10:12:29.872+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Serdar Özkan - Kayıp gül</title><content type='html'>Metrobüsteki reklamlarda görünce ilgimi çekmişti geçenlerde elime geçince iki üç günde yavaş yavaş inceleye inceleye okudum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta öncelikle en çok dikkatimi çeken şey sanki özellikle &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;batı kültürü için sipariş edilmiş gibi&lt;/span&gt; olmasıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bende böyle bir duygu uyandıran şey ise isimlerin ve yerlerin yabancı olmasından çok; romana ait kurgunun temelindeki klasik yapıyla birlikte giriş gelişme sonuç bölüm bağlantıları için geçişlerde okuyucuya "daha sonra açıklanacağı" özellikle hissettirilen ipuçları gibi ayrıntıların ustalıkla yerleştirilmiş olmasıydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlar, kitabın mekanik yapısı için çok uğraşıldığını açıkça belli ediyor ama sonuçta alışık olduğumuz bir Hollywood filminin senaryo iskeletini de andırmıyor değil... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat romanın işlediği konu bu şekilde "batı kültürünün sanatsal kalıpları"na göre profesyonelce hazırlanmış olunca bizler için biraz yapay kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yapaylığı hissederek konuyu takip ettiğinizde de roman içindeki birçok şey inandırıcılığını kaybediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de oraya gelelim;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Doğu kültürüne ait ruhani öğelerin "dünyadaki sembolik nesnelerle eşleştirilip" sonra da bunları "mantığımızda gerçekten öyleymiş gibi doğrulatmayı" amaçlaması felsefi açıdan her zaman uygulanan bir yöntemdir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tamam, bunun için bir eleştirim olamaz ama kitabın kahramanı olan genç kızın bütün anlatılanları harfiyen kabül edip ona göre tercihler yaparak gerçek kişiliğini bulma yolunda kat ettiği mesafeyi kabullenmek bana biraz gerçek dışı geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir romanın kahramanı davranışlarıyla gerçek dışı gibi gelmeye başlayınca da romanın tamamı için aynı şeyi düşünmeye başlıyorsunuz, anlatılanlar ve anlatım şekli ne kadar profesyonelce olursa olsun fazla inandırıcı gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Yeri gelmişken şöyle üstten bir romanın konusunu anlatmakta fayda var; &lt;/div&gt;Diana adında Amerikalı genç ve zengin bir kız var. Annesi ölünce dünyada yapayalnız kaldığını düşünüyor ama annesinin "öldükten sonra açılmak üzere" bıraktığı mektupları okuyunca aslında babasının ölmediğini ve bir de ikiz kız kardeşi olduğunu öğreniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız kardeşiyle son zamanlarda temasa geçen annesinde kardeşinin yazdığı dört tane mektup da vardır ama bunlardan hiçbirinde adres ya da telefon yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diana kız kardeşinden gelen mektupları okuyunca bir şekilde onu bulmak için harekete geçer ve kız kardeşini ararken tanıştığı insanlarla yaptığı konuşmalar işin içine çeşitli sırlar katmaya başlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlardan en önemlisi İstanbul'da bir otel işleten Zeynep Hanımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diana, Zeynep Hanımla tanışınca doğu kültürünün temelini oluşturan dini bilgilerin özü sayılan "iman etme ve kabüllenme"yi öğrenmeye başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat Zeynep Hanım bu itikadi felsefeyi güllerle, ruhlarla ve çeşitli kıyaslamalarla dolaylı yollardan (devamlı ima edilen şekilleriyle) ele alıp anlatıyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diana bu felsefenin ilkelerine vakıf olmaya başlayınca; bu zamana kadar çevresindeki insanlara göre yaşadığını, gösterişli ve maddi bir hayat yaşadığı için de annesine ruhen yaklaşamadığını hissediyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra Amerika'ya döndüğünde de bütün bunlardan kurtularak manevi değeri olan bir hayat yaşamanın en doğrusu olduğuna ikna oluyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Tabii ki benim burada yazarın romanında kahramanları aracılığıyla yarattığı dünya içinde yaşananları eleştirmem doğru olmaz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta hepsi bir kurgudur ve bunların tamamını birleştirince romanın takip ettiği konu dışında doğal olarak yazarın okuyucuya iletmek istediği bir ana fikir de olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ana fikri besleyen "dini inanca sahip olmanın manevi açıdan destek sağlayacağı düşüncesi"nin&amp;nbsp; romanda işlenmesinde bir gariplik yok ama "son yıllarda moda olan kişisel gelişim içerikli kitapların mantığıyla işlenmiş bir romanda" kullanılması "hafif dozda mistik felsefi öğelere itirazı olmayan batılı okurlar" için kitabın özellikle bu şekilde yapılandırıldığını da düşündürmüyor değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeye rağmen hem teknik açıdan hem de "günümüz dünyasına ters düşmeyen" kültürel ve manevi içeriğiyle okunabilecek bir roman olduğu için alınabilecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Ben okumasam da olurmuş ama; Özellikle roman içinde edebi açıdan yapılan benzetmeleri çözüp kavramak, dini yönden tasavvuf felsefesine meraklı olan gençlerin ilgisini çekebilir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8893626564078559734?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8893626564078559734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8893626564078559734' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8893626564078559734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8893626564078559734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/serdar-ozkan-kayp-gul.html' title='Serdar Özkan - Kayıp gül'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4030920156222249413</id><published>2011-10-07T11:05:00.000+03:00</published><updated>2011-10-07T11:05:41.066+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Victoria Justice - All I want is everything</title><content type='html'>Bir sürü dizi ve filmde oynayan Victoria Justice'in şarkıcı olarak da geleceği parlak görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nickelodeon televizyon kanalının &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt1604099/" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;Victorious&lt;/a&gt; dizisinin müziklerini içeren albümden &lt;a href="http://youtu.be/h76Ox4LZ3N8" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;All I want is everything&lt;/a&gt;'i çalma listeme alarak buraya da ekliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4030920156222249413?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4030920156222249413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4030920156222249413' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4030920156222249413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4030920156222249413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/victoria-justice-all-i-want-is.html' title='Victoria Justice - All I want is everything'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3018350354475916265</id><published>2011-10-07T10:40:00.000+03:00</published><updated>2011-10-07T10:40:55.399+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>underwater portraits</title><content type='html'>Olmayacak yerlere uzanıp &lt;a href="http://www.planking.me/" style="background-color: yellow;"&gt;yatarak poz&lt;/a&gt; verenlerden sonra ayaklarını bir yere takıp &lt;a href="http://youtu.be/50xynq4xmCw" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;yarasa gibi asılanlardan&lt;/a&gt; sonra şimdi de yeni moda su altı portreleri olmuş. Ben bu akım içinde çekilen fotoğrafları diğerlerinden daha çok sevdim, işte size bir sürü örnek;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://www.google.com/search?q=underwater+portraits&amp;amp;hl=tr&amp;amp;prmd=imvns&amp;amp;source=lnms&amp;amp;tbm=isch&amp;amp;ei=JqmOTrzuDsqg4gSn2aSiAQ&amp;amp;sa=X&amp;amp;oi=mode_link&amp;amp;ct=mode&amp;amp;cd=2&amp;amp;ved=0CB0Q_AUoAQ&amp;amp;biw=1794&amp;amp;bih=977"&gt;http://www.google.com/search?q=underwater+portraits&amp;amp;hl=tr&amp;amp;prmd=imvns&amp;amp;source=lnms&amp;amp;tbm=isch&amp;amp;ei=JqmOTrzuDsqg4gSn2aSiAQ&amp;amp;sa=X&amp;amp;oi=mode_link&amp;amp;ct=mode&amp;amp;cd=2&amp;amp;ved=0CB0Q_AUoAQ&amp;amp;biw=1794&amp;amp;bih=977&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3018350354475916265?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3018350354475916265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3018350354475916265' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3018350354475916265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3018350354475916265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/underwater-portraits.html' title='underwater portraits'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8679465378030831870</id><published>2011-10-06T18:19:00.000+03:00</published><updated>2011-10-06T18:19:26.626+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Nneka- Camouflage</title><content type='html'>Nneka'yı keşfettiğim &lt;a href="http://youtu.be/6ivg3J3h5Ps" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;"Heartbeat"&lt;/a&gt; parçasını her zaman severek dinlediğim gibi bateristiyle birlikte yolun ortasında sergilediği mükemmel performasını izlemekten de hiç bıkmam :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Heartbeat gibi mükemmel bir diğer parça olan &lt;a href="http://youtu.be/GIDjwGChFo4" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;"Walking"&lt;/a&gt;i de unutmamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 gün kadar önce Nneka'nın &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Soul is heavy"&lt;/span&gt; albümü yayınlandı. Açıkçası parçalar güzel olsa da ben albümün tamamını beklediğim kadar etkileyici bulmadım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat yine de bu ay dinleyeceğim parçalar listesine aldığım &lt;a href="http://youtu.be/dHAJhRa-eWA" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;"Camouflage"&lt;/a&gt;i beğendiğimi söyleyebilirim. Bir de siz bakın bakalım... (&lt;a href="http://youtu.be/dHAJhRa-eWA" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;http://youtu.be/dHAJhRa-eWA&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8679465378030831870?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8679465378030831870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8679465378030831870' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8679465378030831870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8679465378030831870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/nneka-camouflage.html' title='Nneka- Camouflage'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7586274008142976638</id><published>2011-10-06T11:13:00.002+03:00</published><updated>2011-10-06T11:13:38.322+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>A serious man (ciddi bir adam) [film]</title><content type='html'>Üniversitede öğretim görevlisi olan Larry'nin çok sıradan ve monoton bir hayatı vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlarında yaşayan kardeşi, sorunlu ergen çocukları ve donuk kalpli hain karısı, Larry hiç yokmuş gibi yaşamaktadırlar ama bir yandan da her türlü naneyi yemektedirler. (aldatma, üçkağıt, saygısızlık vs.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Larry'nin geçirdiği kötü günler ve olaylar normal bir insanın psikolojik olarak kaldıramayacağı boyutlara varır ama Larry psikolog yerine dertlerine derman olmaları için hahamlara danışmaya karar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;60'ların sonlarında Amerika'da geçen filmin konusu Yahudi cemaatinin iç işleyişini verirken din adamlarının bireylerin günlük sorunlarına yaklaşımlarındaki yetersizliği ve ilgisizliği de aktarıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;"Hayattaki her şey gelir geçer sakin ol ve sorgulama, bunlar sadece senin başına gelmiyor ama neden böyle oluyor kimse bunu bilemez. Kaderini yaşa ya da hayatını değiştirmek için bir şeyler yap, onu da yapamıyorsan bakış açını değiştir."&lt;/span&gt; filmin anlatmaya çalıştığı ana konu olsa da karakterler, olaylar ve diğer ayrıntılar izleyeni sıkacak kadar sıradandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coen kardeşler yapmış olduğu için görüntü estetiği açısından iyi sayılır ama kendini kaptırıp ne olacak diye bir türlü filme dalamıyorsan ya da büyülü bir atmosfer, gerçek fakat etkileyici bir kurgu yoksa böyle filmler benim için sadece vakit kaybı oluyor. &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Seyretmeseniz de olur diyerek filmin peşine düşmemenizi tavsiye ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7586274008142976638?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7586274008142976638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7586274008142976638' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7586274008142976638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7586274008142976638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/serious-man-ciddi-bir-adam-film.html' title='A serious man (ciddi bir adam) [film]'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-924823408483349316</id><published>2011-10-05T17:19:00.000+03:00</published><updated>2011-10-05T17:19:27.180+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>AK</title><content type='html'>Onlarla işimiz olsa da olmasa da öyle firmalar ya da markalar vardır ki isimleri (veya isimlerini oluşturan kısaltmalar) hayatımızın bir parçası haline gelir ama bu isimlerin (veya kısaltmaların) ne anlama geldiğini çoğumuz bilmeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Böyle şeylere biraz ilgi duyduğum için aklıma gelenleri ya da özellikle merak ettiklerimi araştırdığım da olmuştur fakat bazen öyle bir denk gelir ki hiç aklımda yokken biri böyle bir şeyi ayrıntı olarak yazar ve o güne kadar hiç dikkat etmediğim bir şeyi de bu sayede öğrenmiş olurum :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle bir şeyle Altan Öymen'in "Değişim yılları" isimli kitabında karşılaştım; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu Türkiye'nin ilk bankalarına gelince Akbank'ın ismi de geçiyor... Bugüne kadar başındaki AK kelimesini "Beyaz" olarak düşündüğüm için en baştaki o AK harflerinin bir kısaltma olduğu hiç aklıma gelmemişti, sağolsun Altan Bey arada bir ayrıntı olarak bu konuya da değinmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sakıp Sabancı'nın babası Kayserili Ömer Ağa ve o zamanki Adana'nın büyük zenginlerinden Ahmet Sapmaz'ın kurduğu Akbank'ın isminde ortaklardan birinin Adanalı diğerinin de Kayserili olması nedeniyle bu iki şehrin baş harfleri bulunuyormuş. &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;Öymen bu konu hakkında bir yerde de şu şekilde yazmış aynen alıntı yapıyorum :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fce5cd;"&gt;&lt;i&gt;"..................&lt;br /&gt;Akbank'ın "AK"ı "Adana ile Kayseri'nin ilk harflerinden alınmıştı.&lt;br /&gt;Sabancı'yla Sapmaz'ın dışında, çok sayıda küçük ortakları vardı. Çoğu,&lt;br /&gt;ya Adanalı ya da Kayserili'ydi. Veya Kayserili'ydiler ama Adana'da&lt;br /&gt;yaşıyorlardı. Akbank'a bu yüzden "Adana'daki Kayserililerin bankası"&lt;br /&gt;da deniliyordu."&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-924823408483349316?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/924823408483349316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=924823408483349316' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/924823408483349316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/924823408483349316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/ak.html' title='AK'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3774242335424930290</id><published>2011-10-05T12:32:00.000+03:00</published><updated>2011-10-05T12:32:33.166+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Ayfer Tunç - Harflere bölünmüş zaman</title><content type='html'>Ayfer Tunç'un daha önceden okuduğum kitapları gibi bunu da bir solukta bitiriverdim :) keşke böyle edebiyat sohbetleri gibi konuları ciltler dolusu yazsa da biz de hiç durmadan okusak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Harflere bölünmüş zaman" eğer okuma ve yazmayla yakından ilgiliyseniz hoşunuza gidebilecek bir kitap. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tunç, bu eserinde "okur-yazar ilişkisinin değişen dünyayla hangi konuma taşındığı"nı anlatan birbirinden güzel denemeleriyle göz doldurup zihinleri okşarken; el yazısı karakterlerinden tutun da yazı ve yazarlığın tüm alanlarına ilişkin edebi çeşitlerin birbiriyle olan bağlarına kadar birçok tanımlamayı da harika bir şekilde kişiliklere büründürüp yüzünüzde küçük gülümsemeler yaratıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="background-color: #ead1dc;"&gt;Mesela "El yazısı" başlıklı denemesinde herkesin kendine özel bir el yazısı olduğunu anlatırken arada şöyle bir şey demiş;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #ead1dc;"&gt;&lt;i&gt;".........Kimileri sıkışık, bitişik yazarlar, en yuvarlak harflerde bile bir köşelilik, bir sinirlilik hali okunur. Bazısı (çocukken ve gençken) büyük-küçük bütün i’lere, ü’lere nokta yerine yuvarlak koyar, arızalı bir neşe okunur yazıda, &lt;b&gt;insan yazının dibinde çiçek böcek resmi arar.&lt;/b&gt;"&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gel de bundan hoşlanma :) gel de beğenme... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de yazarın birbirinden güzel öyle "Öykü", "Deneme", "Oyun", "Senaryo", "Anı", "Biyografi" tanımlamaları var ki; edebiyatın bu türlerini yazarın yaptığı açıklamalarla gerçekten insani kişiliklere bürünmüş gibi görüyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kitabın okuma- yazma, okur-yazar, yazar-edebiyat ve hayat ilişkisi içinde olan bütün konularını büyük keyif alarak okudum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama iş "Edebiyat ve yazarların kendine edindiği konular"ın değerlendirildiği bölümlere gelince tabu olan "Anne" üzerine yazılmış uzun bölümden (Özellikle Leyla Erbil üzerine olan uzun yazıdan) biraz sıkıldım. (Yine böyle uzun olmasına rağmen Sabahattin Ali'nin öykücülüğü ve çözümlemelerinin anlatıldığı bölümde ise hiç sıkılmadım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Keşke aralarda şu gözüme çarpıp beni rahatsız eden ünsiyet, maraz, kunt gibi kelimeler olmasaymış diyeceğim ama o kadar da olacak artık, neyse...]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sonuçta genel olarak değerlendirmem gerekirse, Kitap; Ayfer Tunç'la karşılıklı geçmişiz de edebiyat ve yazarlar üzerine muhabbet ediyormuşuz gibi harika bir hava yaratıyor. Bu yüzden hem yazarı hem de yazdıklarını samimi buldum, hoşuma gitti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Edebiyat dünyasının ayrıntıları belki normal bir okurun ilgisini fazla çekmeyecektir ama bunlar üzerine düşünmeyi ve öğrenmeyi seven kıdemli okur-yazarların kitabı beğeneceğine eminim.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Bir yazar dünyayı nasıl gözlemler, neyi nasıl neyin etkisiyle yazar, yazarlar arasındaki farklılıklar benzerlikler, yazma eylemi ve isteğinin oluşması gibi konularla oradan oraya hızlı geçişler yapan yazarı "Okumaya meraklı" herkese tavsiye ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Çünkü; barındırdığı güzel ayrıntılarla bu tür içinde okunmaya değer güzel bir eser olan "Harflere bölünmüş zaman" edebi dünyayı yorumlamasının yanında kendi yazarının dünyasını da okuyucusuyla buluşturuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;(Ayfer Tunç'un &lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/10/bir-deliler-evinin-yalan-yanlis.html" style="background-color: yellow;"&gt;"Bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihi"&lt;/a&gt; isimli romanı için yazdığım yazıya &lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/10/bir-deliler-evinin-yalan-yanlis.html" style="background-color: yellow;"&gt;bu linkten&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2010/10/bir-deliler-evinin-yalan-yanlis.html"&gt; &lt;span style="background-color: yellow;"&gt;http://karelidefter.blogspot.com/2010/10/bir-deliler-evinin-yalan-yanlis.html&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3774242335424930290?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3774242335424930290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3774242335424930290' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3774242335424930290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3774242335424930290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/ayfer-tunc-harflere-bolunmus-zaman.html' title='Ayfer Tunç - Harflere bölünmüş zaman'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-3046282587193166923</id><published>2011-10-03T12:03:00.000+03:00</published><updated>2011-10-03T12:03:13.980+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Natasha Bedingfield - Weightless</title><content type='html'>İlk başta biraz bilindik ve basitmiş gibi gelse de bir iki kez daha dinleyince sarıyor; Pazartesi gününe yavaş bir giriş yapmak için uygun diye düşündüm :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/AUxLeytLHVk" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;Natasha Bedingfield - Weightless&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-3046282587193166923?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/3046282587193166923/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=3046282587193166923' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3046282587193166923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/3046282587193166923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/natasha-bedingfield-weightless.html' title='Natasha Bedingfield - Weightless'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-1595093773618025291</id><published>2011-10-03T11:55:00.001+03:00</published><updated>2011-10-04T10:12:32.970+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih'/><title type='text'>Bir dönem bir çocuk - Altan Öymen</title><content type='html'>Kitabı elime aldım, okumaya başladım ve bitene kadar da diğer okuduğum kitapları bir kenara bıraktım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Türkiye'nin geçmişinde önemli bir yeri olan tek partili dönemi kendi çocukluğuyla birlikte anlatan Öymen, kitaba önce ailesi ve geçmişiyle başlıyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Dönemin Osmanlı'ya uzanan tarihi içinde bütün ülkenin yaşadığı karışıklığı ve insanların oradan oraya savrulmasını bir aile kütüğü üzerinden takip edebilmemiz açısından Öymen Ailesi'nin geçmişi o zamanki ortamı anlayabilmemiz için önemli bir örnek oluşturuyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Eğitim öğretime gönül vermiş bir babanın oğlu olan Öymen, okul yıllarından itibaren çevresini ilgiyle gözlemleyip hem sosyal hem de siyasi hayatı yakından takip etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk'ün ölümünden sonra İsmet Paşa'nın hakim olduğu tek partili dönemde babasının milletvekili seçilmesiyle birlikte siyaseti daha da bir ilgiyle izleyen Öymen ülke tarihinin siyasal yapısının ayrıntılarını adım adım kitabına aktarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Meclisin yapısı, milletvekilleri, ülkenin maddi manevi bulunduğu yer ve aşamalar, II. Dünya Savaşı yıllarında savaş dışı kalmanın ne kadar zor bir diplomasi gerektirdiği ve tüm bunlara ait ayrıntılar, gazete manşetleri, radyo yorumları, halkın görüşü, mecliste konuşulanlar... Bunların hepsi akıcı ve sade bir dille anlatıldığı gibi büyük bir ustalık gerektiren sakinlikle yazılmış.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Öymen, sadece siyasi hayatı ve tek partili dönemden çok partili döneme geçişi anlatmakla kalmıyor, o zamanların mimarisini, ünlü yazarlarını, moda fikirlerini ve yaşam tarzını da okurlarıyla paylaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Konuların eski tarihlerde geçmesi ve resmen bir ülkenin demokrasiye geçişini gün gün anlatan bir kitabın ilginç olabilmesi için isimlerle, olaylarla, hayatın içinden günlük yaşamın ayrıntılarıyla çok iyi bir şekilde yoğurulması gerekiyor ki Öymen de bunu olabilecek en iyi şekilde başarmış. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kitapta olayların geçtiği günlerde yayınlanan ve ilgili konuya ait manşetleri içeren gazete kupürleri, karikatürler, fotoğraflar o günleri bizlere daha da bir yaklaştırırken aynı zamanda anlatılanları doğrulayan belgeler yerine de geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarın geriye dönük yaptığı ayrıntılı araştırmalar sayesinde "Bir dönem bir çocuk"un anı kitabından çok "İnceleme - araştırma" kategorisinde değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sabahattin Ali'den Nazım Hikmet'e, İsmet İnönü'den Aydın Menderes'e, ülkemizin edebiyat, fikir ve siyaset alanındaki önemli isimlerinin geçmişimizde bıraktığı izler kadar; "uluslararası alandaki politik oyunlar" ve "çıkar hesaplarıyla birlikte ülke içindeki sağ sol ayrımının kilometre taşları"nı da bulabileceğiniz bu kitabı konuyla ilgili olmasanız da geçmişimizdeki ayrıntıları güzel bir anlatımla ele aldığı için mutlaka tavsiye ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kitabın anlatım çizgisi üzerinde uğradığı konular o kadar çeşitli ve ayrıntılı ki; &lt;br /&gt;"Demokrat Parti demekte zorlanan halk için "Demokrat"  yerine "Demir kırat "kelimesinin bulunması ve DP'nin de amblemini buna göre şahlanmış bir at olarak seçmesi..." gibi karşınıza çıkan ayrıntılar sizi de şaşırtabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Doğan Kitap'tan çıkan kitabın fiyatı biraz pahalı (30 TL) ama kütüphanede bulundurulması gereken bir "Başvuru kaynağı" niteliği taşıdığı için indirimli bulunduğu anda alınabilir. &lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-1595093773618025291?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/1595093773618025291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=1595093773618025291' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1595093773618025291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1595093773618025291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/bir-donem-bir-cocuk-altan-oymen.html' title='Bir dönem bir çocuk - Altan Öymen'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-9881666874993771</id><published>2011-10-03T11:35:00.000+03:00</published><updated>2011-10-03T11:35:36.305+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Bukowski - Sevimli bir aşk hikayesi</title><content type='html'>Yine Bukowski yine ayyaşlık, berduşluk yine sokak kadınları ve bolca küfür... küfür... küfür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Ağıza alınmayacak laflar, pornografiyi zorlayan açık saçık anlatım, kumar ve kendini beğenmiş uyduruk yazarlar, şairler, siyaset adamları... Hepsi Bukowski'nin yazdıklarını oluşturan vazgeçilmez malzemeler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de Bukowski hakkında epey bir yazdım o yüzden ne kendisinden ne de bu kitabındaki öykülerinden bahsederek yazıyı uzatıp sizleri sıkmak istemiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Adam aynı adam, tarz aynı tarz... Her ne kadar anlatım şekli bazen adi ve basit hatta  miğde bulandırıcı olsa da yazdıkları sıkılmadan okunabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Yaşamın en dibine vuran hayatları "içki şişelerinin ardından bakan birinin gözlemleriyle" aktaran yazar, basit konuların içine serpiştirdiği her türdeki eleştirisini yine büyük bir başarıyla öykülerine yediriyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Bukowski hakkında yaptığım uyarıyı bu yazıda da tekrar ederek; hem çok fazla açık saçık bölümler hem de psikolojik rahatsızlık verebilecek diğer öğeler nedeniyle 16 yaşından küçüklerin okumasının doğru olmayacağını belirtmekte fayda görüyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fakat, yaşınız uygunsa farklı bir dünyanın farklı yaşamlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren birbirinden ilginç Bukowski öykülerini okumanızı tavsiye ediyorum.  Seçtiği hayatla her zaman kötü bir örnek olan böyle birinin iyi yazabilmesi eminim sizin için de ilginç bir deneyim olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Not: Bukowski hakkında yazdığım diğer konulara da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2007/09/factotum.html"&gt;Factotum&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/02/hollywood-charles-bukowski.html"&gt;Hollywood&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/charles-bukowski-kaptan-yemege-ckt-ve.html"&gt;Kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/charles-bukowski-pis-morugun-notlar.html"&gt;Pis moruğun notları&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/sradan-delilik-oykuleri-bukowski.html"&gt;Sıradan delilik öyküleri&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/bukowski-buyuk-zen-dugunu.html"&gt;Büyük Zen düğünü&lt;/a&gt;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-9881666874993771?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/9881666874993771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=9881666874993771' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/9881666874993771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/9881666874993771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/10/bukowski-sevimli-bir-ask-hikayesi.html' title='Bukowski - Sevimli bir aşk hikayesi'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-4428953963910943104</id><published>2011-09-30T11:25:00.000+03:00</published><updated>2011-09-30T11:25:58.935+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Bukowski - Büyük Zen düğünü</title><content type='html'>Bukowski'yi okudukça hem yazar hem de kitapları hakkında yazmaya devam ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceden &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Pis moruğun notları&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Hollywood&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi&lt;/span&gt;, &lt;span style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Sıradan delilik öyküleri&lt;/span&gt; isimli kitaplarını okuyup beğendiğim için hemen başka bir kitabına başladım; &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Büyük Zen düğünü&lt;/span&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #fff2cc;"&gt;Bu kitaptaki öyküler yine Bukowski'nin alışık olduğumuz tarzı içinde değerlendirilebilir; Hayat kadınları, alkolikler, işsizler, bar müdavimleri, at yarışı meraklıları, en alttakileri sömüren şirketler, Amerikan milliyetçiliği yapan savaş taraftarları, şiddet uygulayan polisler, insafsız sağlık kurumu çalışanları, küçük çaplı çetecilik ve mafya işiyle uğraşan İtalyanlar vs. vs. vs...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir sürü iç parçalayıcı olayı kendine özgü rahat (ve olabildiğince açık) bir anlatımla sıradan günlük yaşantısının içine sıkıştıran Bukowski; içinde yaşadığı dünyayı ve hissettiklerini öylesine gerçekçi bir şekilde aktarıyor ki bütün bu yazılanların gerçekten yaşanmış olabileceğini düşünmek bile insanı rahatsız ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Yazar tarafından oluşturulan ve normal edebiyat okurunun alışık olmadığı (argoyu bile zorlayan küfürlu çirkin kelimelerle örülmüş anlatım tarzının) okuru bu kadar çabuk kavramasının ilginçliği bir yana bu tarz bir yazım şeklinin inandırıcılığının bu kadar yüksek olabilmesi de ayrı bir psiko-sosyal konu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sıradan olamayacak kadar en altlarda yaşayan insanların hayatları arasında kendi hayat mücadelesini veren yazar, kişisel olarak kendi özel hayatını anlatırken bir yandan da sistemi ve toplumu eleştirmeyi ihmal etmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;İlginç hayatları ve akla gelmeyecek olayları tüm "çıplaklığıyla" yazması Bukowski'nin efsane olmasını sağlarken okurlara da gerçek Amerikan rüyası'nın parası olmayanların yüzünde bir tokat gibi nasıl patladığını en iyi şekilde gösteriyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Okuduğum Bukowski kitapları hakkında yorum yaparken her zaman olduğu gibi yine yazarın kullandığı dil ve konu edindiği içerik nedeniyle kitaplarının belli bir yaşın altındaki (mesela 16) çocuklara uygun olmadığını belirtmemde fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Not: Bukowski hakkında yazdığım diğer konulara da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2007/09/factotum.html"&gt;Factotum&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/02/hollywood-charles-bukowski.html"&gt;Hollywood&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/charles-bukowski-kaptan-yemege-ckt-ve.html"&gt;Kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/charles-bukowski-pis-morugun-notlar.html"&gt;Pis moruğun notları&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/sradan-delilik-oykuleri-bukowski.html"&gt;Sıradan delilik öyküleri&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-4428953963910943104?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/4428953963910943104/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=4428953963910943104' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4428953963910943104'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/4428953963910943104'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/bukowski-buyuk-zen-dugunu.html' title='Bukowski - Büyük Zen düğünü'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8000660476640355632</id><published>2011-09-27T15:05:00.004+03:00</published><updated>2011-09-27T15:08:27.282+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kültür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih'/><title type='text'>Savaş başlamak üzereyken siz ne yapardınız? :)</title><content type='html'>&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;II. Dünya Savaşı'nın başlangıç yılları, İsmet Paşa Cumhurbaşkanı ve Türkiye onyıllar süren savaşlar sonunda yorgun düşmüş, bütün ülke kendini toparlamaya çalıştığından bu savaşın dışında kalmak için elinden gelen çabayı sarfediyor...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fakat ortam öyle hareketli ve bütün dünya öylesine gözükara bir şekilde birbiriyle savaşmaya başlamış ki bunun dışında kalıp tehlikeleri savuşturmak için çok çok özel yetenekler ve büyük bir diplomasi tecrübesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Almanlar Ruslarla anlaşıp Polonya'yı işgal etmiş, İtalya Almanya'ya güvenip Fransa'ya saldırmış, Ruslar Balkanlar'ın tozunu attırıyor, her an Türkiye de kendini savaşın içinde buldu bulacak, ortam çok hareketli ve bir gün sonrası bile belirsiz...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bizim meclis de bütün bu tehlikeleri savuşturup &lt;span style="background-color: #f4cccc;"&gt;"o sıralar topraklarımızda gözü olduğunu açık açık söylemekten çekinmeyen"&lt;/span&gt; Mussolini İtalya'sına gözdağı vermek için İngiltere ve Fransa'yla bir protokol imzalıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Savaşın dışında kalırız ama İtalya, Almanya'ya güvenip de bize saldırırsa  Türkiye'ye yardım edersiniz, yok eğer İtalya, Fransa ve İngiltere'ye karşı savaşa girerse o zaman da biz size yardım ederiz..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Sizin anlayacağınız; Herkesin bir gecede birbirine saldırmaya başladığı o dönemde durumlar bu kadar kritikken savaşın dışında kalmak neredeyse imkânsız ve bizim için de her an her şeyi bekleyip anında harekete geçme zamanı...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bütün gözler gazete manşetlerinde kulaklar radyodan ayrılmıyor; İtalya Yunanistan'a saldırıyor, Almanlar Bulgaristan ve Yugoslavya'ya giriyor her saat başı başka bir tehlike savaşı adım adım Türkiye'ye yaklaştırmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Ülkede genel seferberlik ilan edilmiş, Trakya (İstanbul dahil) boşaltılmaya çalışılıyor, sınıra asker yığılıyor, sığınaklar hazırlanıp bahçelere siperler kazılıyor, karartma uygulanıyor vs...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #ead1dc;"&gt;Bunlar olurken, İtalya; bizim savaşa girmemiz için gereken koşullardan birini, yaptığı Fransa saldırısıyla gerçekleştiriyor. İmzaladığımız protokole göre bizim de İngiltere ve Fransa'nın yanında yer alıp İtalya'ya savaş açmamız lazım!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hemen meclis toplanıyor fakat o sırada Cumhurbaşkanı İsmet Paşa Tekirdağ'da incelemelerde bulunuyormuş. Kendisine durumu telgrafla aktarıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #ead1dc;"&gt;Karar alınıp ne yapılacağına onay vermek için İsmet Paşa'nın çok ama çok acele bir şekilde Ankara'ya dönmesi gerekiyor. Durum çok hassas...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Şimdi konu böyle, fakat biz bir de İsmet Paşa tarafından olayları izleyelim bakalım neler oluyor :) &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;O günkü durumu daha iyi anlayabilmek için Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan İsmet Paşa'nın cep defterlerindeki notlarına bakıyoruz; &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Tarih 10 Haziran 1940 &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;İtalya’nın müttefiklere ilan-ı harbi (savaş ilanı).&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Başvekil çağırıyor.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Ertesi gün süvari fırkasını görmekten sarfınazar (vazgeçme).&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Hemen oto ile Kırklareli’ne dönüş.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Trenle İstanbul.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;&lt;b&gt;11 HAZİRAN SALI - &lt;i&gt;Sirkeci - Motorla Boğaziçi’nde dolaşma.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu notların öncesi de var devamı da ama bizim için önemli olan bu satırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Yani, İsmet Paşa; savaşa girdik gireceğiz dediğimiz, bütün ülkenin yüreği ağzında olduğu bir dönemde İtalya'nın anlaşma yaptığımız ülkelere saldırı düzenlediğini öğreniyor ve Tekirdağ'dan Ankara'ya dönmek için yola çıkıyor ama İstanbul'dan geçerken motorla bir boğaz turunu da ihmal etmiyor :) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki İsmet Paşa'nın bildiği bir şey vardır ve ona göre zaman kazanmak için belirli bir plan uyguluyordur ama böyle bir durumda ben olsaydım bütün ülke ağzımdan çıkacak tek bir kelimeye kilitlenmiş, savaşa girip girmediğimizi öğrenmek üzere mecliste beni beklerken boğazda motorla dolaşmak aklımın ucundan bile geçmezdi :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Bu garip olayı şimdi gülerek yazıyorum ama her şey bir yana İsmet Paşa ve o dönemdeki meclisin tüm üyelerini "Bizleri II. Dünya Savaşı'ndan uzak tuttukları için" ayrıca saygıyla anıyorum...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;Şu sıralar Sayın Altan Öymen'in "Bir dönem, bir çocuk" isimli kitabını okuyorum, çok ilginç ayrıntılar, zamanında gözümüzden kaçan ya da öyle olduğunu hiç bilmediğimiz bilgiler kitabı elimden bırakmadan okumamı sağlıyor, sizlere de "bir dönemi çok samimi ve yalın bir dille anlatan" bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. &lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;i&gt;Yukarıda bahsettiğim konunun ayrıntılarını, öncesi ve sonrasını bu kitapta bulabilirsiniz.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8000660476640355632?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8000660476640355632/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8000660476640355632' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8000660476640355632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8000660476640355632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/savas-baslamak-uzereyken-siz-ne.html' title='Savaş başlamak üzereyken siz ne yapardınız? :)'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2956413563929104052</id><published>2011-09-26T16:48:00.001+03:00</published><updated>2011-09-26T17:01:28.861+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>ManDee - Talk To Me</title><content type='html'>Klasik müzik ve HardRock parçaları dışında 4 dakikayı geçenleri pek sevmem ama &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://youtu.be/ln00cSQKBq4" style="background-color: yellow;"&gt;ManDee - Talk To Me (ManDee Vs The Matrix Break ReWork)&lt;/a&gt; isimli 5 dakikalık çalışmayı beğendim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dinledikten sonra pek akılda kalacak bir özelliği yok ama son iki dakikasına girmek üzereyken yapılan efektler sıkıcı bir ortamda kulaklıkla dinlerken iyi geliyor :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2956413563929104052?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2956413563929104052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2956413563929104052' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2956413563929104052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2956413563929104052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/mandee-talk-to-me.html' title='ManDee - Talk To Me'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-1394257344807589785</id><published>2011-09-26T16:33:00.000+03:00</published><updated>2011-09-26T16:33:03.866+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Jamelia - "Superstar - The Hits"</title><content type='html'>&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Jamelia&lt;/span&gt; ve Superstar, geçen yıl markette bir şeylere bakarken kulağıma çalınmıştı, cep telefonuma yüklü olan Shazam programıyla parçayı dinletip &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Superstar - The Hits"&lt;/span&gt; albümünü bulmuştum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkatimi çeken parça &lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/CPQ_PnRPOXw"&gt;Superstar&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Albümden beğendiğim diğer iki parça&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/UEdj4fgDArc"&gt;Something about you&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/cV5-zqH31uk"&gt;Dj&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Daha önce yazmadığımı farkedince ekleyeyim dedim... Tarzının içinde dinlenebilir ve güzel bulduğum için kareli defter'de kayıt altına almış oldum :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-1394257344807589785?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/1394257344807589785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=1394257344807589785' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1394257344807589785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1394257344807589785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/jamelia-superstar-hits.html' title='Jamelia - &quot;Superstar - The Hits&quot;'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-81535984534566076</id><published>2011-09-26T15:47:00.000+03:00</published><updated>2011-09-26T15:47:46.750+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='proje'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>Gereksiz güzelliğe karşıyım!</title><content type='html'>Bu konuya giriş yaparken, bahsedeceğim uygulamanın ne kadar gereksiz olduğuyla mı başlayayım yoksa öğrenci ve velilerin çektikleri eziyeti mi anlatayım ya da çağın gerisinde kalmış eğitim sisteminin üzerine gül kondurmaya çalışmanın saçmalığını mı bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu yazıyı okuyanlar arasında "Aaa! Olur mu öyle şey, aslında ne kadar da gerekli." diyenler de olacaktır ama hiç umurumda değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Gelelim, gereksiz ve yanlış bulduğum uygulamaya:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz ilkokula gittik, hepimiz alfabeyi ve harflerin yazımını söylenişini öğrendik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Bunca insan öğrendiğine göre yanlış ya da eksik bir şey yok. İyi, okula giden herkese çabucacık okuma yazma öğretiyorlar." diye düşünüyorduk ki son yıllarda okullarda bu yöntemi değiştirerek "Çocuklar daha normal harfleri oluşturan çizgileri öğrenmeden" alfabeyi "El yazısı" ya da "Güzel yazı" denilen şekliyle öğretmeye başladılar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bilen bilmeyen, konuyla ilgili olan olmayan herkese soruyorum: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Daha kalemi eline yeni almış minicik çocuklara okuma yazmayı (büyüklerin bile çok zorlanarak yazdıkları ve okudukları) "el yazısı"yla öğretmek yerine; &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;önce klasik yöntemle okuma yazma öğretilse, harflerin yazılması ve söylenmesi öğrenildiği zaman bu minicik yavrular bir şeyler yapıp öğrenmenin güzelliğini yaşasa, kendilerine güvenleri artsa da ondan sonra "el yazısı" öğretilse (ki bizlere böyle öğretildi) daha güzel, daha rahat, daha kolay, daha cazip, daha hızlı, daha pratik ve daha yararlı olmaz mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde artık bırakın elle normal şekilde yazı yazmayı, neredeyse bilgisayar ve cep telefonlarıyla "söylediğini ekrana yazdırma" dönemi başlamışken, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün işler bilgisayarla yapılıp herkes bilgisayar klavyesiyle haşır neşir olduğu için normal yazı yazmakta zorlanırken; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;taaa 300 - 400 yıl önce &lt;span style="background-color: #fff2cc;"&gt;mürekkeple yazı yazılırken kalemi kağıda koyup kaldırdığınızda mürekkep dağılıyor diye normal yazım yerine zorunlu olarak tercih edilen&lt;/span&gt; "el yazısı"nı öğrenmeyi zorunlu kılmak saçma değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki o da gösterilecek ve öğretilecektir, hayatın bir parçasıdır, bir doktorun yazısını okumak gerekebileceği gibi süslü davetiyeleri kartvizitleri ya da eski elyazması kitapları, sanatsal uygulamaları okumak için de lazım olacaktır ama daha ilkokul bir'e yeni başlamış 5,5 - 6 yaşındaki oyun çocuğuna okula adım attığı anda okumayı yazmayı el yazısıyla öğretmenin mantıklı hiçbir açıklaması olamaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk daha defteri düz tutmasını, kalemi doğru kavramasını öğrenme durumundayken, el yazısıyla yazılmış harfleri metinleri öğrenmeye (okumaya ve yazmaya) zorlanınca ileride yazısı güzel olacağına daha da kötü olmaktadır. (bu yöntemle okuma yazma öğrenen çocuklara bir sayfa bir şeyler yazdırarak ne demeye çalıştığımı sizler de görebilirsiniz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki insanların bu "Süslü" el yazısıyla yazılanları "okumakta" bile zorlandığı bir ülkede asıl olan içerik ve işlev yerine; yine "dış görüntüye önem vererek görünüşte süslü işler yapan ama yaptığı işi doğru dürüst becermekte zorlanan, okuması ve yazması kötü olan" nesiller yetiştirmenin de bir anlamı yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Bu yöntem yanlıştır, okuma yazma, okul ve öğrenme şevkini kırmaktadır, öğrenciyi okul ve eğitim-öğretimle ilgili şeylerden soğutmaktadır, en kısa sürede bu yöntem terk edilerek, standart alfabe ve yazım şekline geçilmelidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Eminim şu yazıyı okuyacak olan ilkokul bir öğrenci velilerinin ve öğretmenlerinin çok ama çok büyük bir çoğunluğu aynı görüşü paylaşıyordur.&amp;nbsp; (öyle değilse de her zaman olduğu gibi tek başına doğruyu söyleyen deli olmaya da razıyım.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Eğitim sistemimizin başka eksikleri de bulunmaktadır ama bence şu anda üzerinde değişiklik yapılması gereken en önemli konu budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğumda bu yöntemle okuma yazma mecburiyetini yaşamadığım için kendimi şanslı hissediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Bizim zamanımızda da el yazısıyla "güzel" yazmak özendirilip öğretilir, özel "Güzel yazı" defterlerine yazmamız sağlanmaya çalışılırdı ama becerenler becerir, beceremeyenlerin yeteneği de bu kadarmış diye üzerinde o kadar durulmazdı. &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Çünkü okuma yazma işinin temeli normal bildiğimiz "Latin alfabesinin standart harfleri" ile çok önceden halledilmiş olurdu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden de el yazısı ancak süslü püslü yazmaya heveslenen kocaman beyaz kurdeleli çalışkan kızların (haklı olarak) övünecekleri hobiden başka bir şey değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;(not: bu konuyu kendi çocuklarım için yazmadım, şimdi lise son sınıfta olan kızım ve ilkokula giden oğlum okumayı yazmayı okula başlamadan çok önce öğrenmişlerdi)&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-81535984534566076?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/81535984534566076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=81535984534566076' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/81535984534566076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/81535984534566076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/gereksiz-guzellige-karsym.html' title='Gereksiz güzelliğe karşıyım!'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-857099978639472496</id><published>2011-09-26T12:37:00.000+03:00</published><updated>2011-09-26T12:37:09.956+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Sıradan delilik öyküleri - Bukowski</title><content type='html'>Bukowski'nin "Sıradan delilik öyküleri" kitabını beğenerek okudum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bukowski hakkında daha önceden de yazdım; &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Yaptıklarını ve hayatını onaylamıyorum ama yazdıklarını beğeniyorum."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradan insanların hayatlarını olduğu gibi anlatması bir yana; normal insanların en yakınına bile anlatamayacağı şeyleri "destursuz" bir şekilde tüm açıklığıyla yazması Bukowski'nin en önemli özelliklerinden biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süslü bir dil ve edebi ağırlığa önem vererek boş şeyler yazmayı aklına bile getirmeyen Bukowski, &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"aklına geleni içinden geldiği gibi yazan"&lt;/span&gt; gerçek bir yazar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı, dünyayı, insanları nasıl görüyorsa neler hissediyorsa küfürle, argoyla, tatlı dille, felsefi cümlelerle ya da parlak bir iki edebi lafla &lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"o an nasıl düşünüyorsa"&lt;/span&gt; aklından geçenleri düşündüğü şekliyle aynen aktaran biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Şu ana kadar okuduğum kitapları arasında en çok "Pis moruğun notları"nı beğenmiştim ama son okuduğum "Sıradan delilik öyküleri" ondan da güzeldi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yazarın yayınlanmış 45 kitabı varmış ama sanırım dilimize bu kitapların ancak dörtte biri kadarı çevrilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bulabilirsem tüm kitaplarını okumayı düşünüyorum; çünkü o her şeye rağmen ruhunu kaybetmeden özgürce düşündüğünü yazabilen nadir insanlardan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;"Hayata karşı hırsı olmayan" yazarın, insanlardan uzak kalma isteğinin altında yatan nedenleri kendi anlattıklarından çıkarmaya başladıkça; aslında en uçlarda gezen insanla normal ve sıradan olan bir insanın birbirine ne kadar benzediğini de görebiliyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dünyada hiç kimse olmasaydı tek başına yaşamayı kendine dert edinmeyecek kadar her şeye boşvermiş olan Bukowski'yi sanırım en çok onun gibi düşünenler beğenecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşınız 20'nin altındaysa size uygun olmayacağını belirtmemde de fayda var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #f4cccc;"&gt;Okuduğunuzu anlarsınız tabii ki ama anlattıklarını yaşınıza bağlı hayat tecrübeniz yüzünden tam olarak hissetmeniz biraz zor olur. (Yoksa sadece açık saçık bölümlerinin kimi yerlerini ilginç kimi yerlerini iğrenç bulur ve sarhoşluğu ile başına gelenlerin arasında sıkışıp kalmış bir adamın sokaklardaki maceraları diye yorumlarsınız.)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Farklı ama gerçek bir şeyler okumak isteyenlere tavsiye ediyorum. (Bol küfür, pornografi ve kötü örnek olabilecek içeriğinden dolayı; bu kitabın çocuklara ve gençlere uygun olmadığını özellikle tekrar söylemek zorundayım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Not: Bukowski hakkında yazdığım diğer konulara da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2007/09/factotum.html"&gt;Factotum&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/02/hollywood-charles-bukowski.html"&gt;Hollywood&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/charles-bukowski-kaptan-yemege-ckt-ve.html"&gt;Kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: yellow;"&gt;&lt;a href="http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/charles-bukowski-pis-morugun-notlar.html"&gt;Pis moruğun notları&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-857099978639472496?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/857099978639472496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=857099978639472496' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/857099978639472496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/857099978639472496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/sradan-delilik-oykuleri-bukowski.html' title='Sıradan delilik öyküleri - Bukowski'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-1784842548658096929</id><published>2011-09-23T16:55:00.000+03:00</published><updated>2011-09-23T16:55:26.781+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deney'/><title type='text'>ışık hızı?</title><content type='html'>&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) yapılan bir deneyle atomaltı parçacıkların (nötrino) ışıktan hızlı hareket edebildiği tespit edilmiş.&lt;/span&gt; Einstein abimiz ise izafiyet teorisinde; evrendeki hiçbir şeyin ışıktan daha hızlı hareket edemeyeceğini söylemişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek ki olmaz diye bir şey yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Çeşitli bilim kurullarının deneyi onaylamasıyla ışık hızının aşılabildiği bilimsel olarak resmen ispatlanabilirse, bilimkurgu eserlerindeki birçok şeyin gerçekleşebilir olma ihtimali de artacak...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-1784842548658096929?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/1784842548658096929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=1784842548658096929' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1784842548658096929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/1784842548658096929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/sk-hz.html' title='ışık hızı?'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7665438211235339563</id><published>2011-09-23T16:17:00.000+03:00</published><updated>2011-09-23T16:17:36.659+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buluş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diğer'/><title type='text'>plaka kolye</title><content type='html'>Bugün aklıma şöyle bir kolye tasarımı geldi; Bir araba plakasının aynısının çok ama çok küçüğünü düşünün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plakadaki harflerle aynı karakterden yine beyaz üzerine siyah renkte yazılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek olarak: 34.AHMET.85 &lt;br /&gt;(tabii ki siz nereliyseniz 34 yerine o ilin plaka numarası, isminiz neyse Ahmet yerine isminiz ve son olarak da doğum yılınızın son iki rakamı) yazılacak ve normal plaka için kullanılan malzemenin aynısı kullanılacak. &lt;br /&gt;(Takılırken de sadece bir köşesi delinip oradan kolyenin zincirine takılacak, yoksa künyeyi boynuna takmışsın gibi dümdüz olur.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahsen; bileklik, kolye, zincir vs.'yi geçtim yüzük, saat, şapka, gözlük  bile kullanmayan biriyim ama tabii ki bu başkaları kullanmayacak  anlamına gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an için gözümde canlandırınca güzel gibi olur diye düşündüm, bilmem, belki birileri yapar. Hiçbir yararı yok ama süs işte :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7665438211235339563?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7665438211235339563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7665438211235339563' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7665438211235339563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7665438211235339563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/plaka-kolye.html' title='plaka kolye'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-2579920411256727755</id><published>2011-09-22T16:37:00.001+03:00</published><updated>2011-09-22T16:41:38.973+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Procon - Structed</title><content type='html'>Electro punk tarzı bir şeyler dinlemeyi düşünürseniz Procon'un "Structed" albümünü dinlemenizi tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümden en beğendiğim parçalar;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Rub and Ride &lt;/div&gt;(giriş sonrası açılan vokal teması çok iyi olan bu parçayı çok beğendim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Meth whore&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Cop vs. fireman &lt;/div&gt;(sigue sigue sputnik'i hatırlayan ya da bilen varsa bu parçanın love missile f1-11'a benzeyen ritmlerine bayılacaktır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Foxhole (it's a grin oop north mix) kingshavelongarms&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Solisti biraz kilolu bir bayan olduğu için grup iyi bir tanıtımla güçlü bir çıkış yapamamış ama albümü internetten bulup indirirseniz değişik bir tarzları olduğunu sizler de göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #cfe2f3;"&gt;Farklı bir türde, enerjik ritmli ama bazen biraz da melankolik olabilen vokalleriyle dikkat çeken grubu ben beğendim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Procon hiç tanınmayan tam bir altkültür grubu olduğu için youtube'ta bile çok zor bulunuyor, ki olan videoları da verdikleri konserlerde fanların çektiği kötü kayıtlar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden size &lt;a href="http://plixid.com/2011/09/19/procon-procon-2007-mp3/" style="background-color: yellow; color: black;"&gt;http://plixid.com/2011/09/19/procon-procon-2007-mp3/&lt;/a&gt; linkini veriyorum, buradaki "Short preview" bölümünden grubun ne tür şeyler yaptığı hakkında biraz fikir edinebilirsiniz.&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt; (Kötü kayıtlı ve birbirine geçmiş 5-10 saniyelik parça girişleriyle grubu tanımak pek mümkün olmadığı için albümü edinip parçalara öyle bakmanızı kesinlikle tavsiye ederim.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white;"&gt;(albüm kapağındaki burnundan lazer ışını çıkma olayına takılmayın, ben de önce önyargıyla yaklaştım ama sonuçta yapılan işe bakmak lazım, bunlar hiç destek almadan kendi başına bir şeyler yapmaya çalışan amatör gruplar, en azından dinleyerek ve beğendiklerimizi çevremize söyleyerek bilinip tanınmaları için bir "müzik sever" olarak yardım edebilirz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-2579920411256727755?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/2579920411256727755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=2579920411256727755' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2579920411256727755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/2579920411256727755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/procon-structed.html' title='Procon - Structed'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-7754689204651690465</id><published>2011-09-21T17:45:00.000+03:00</published><updated>2011-09-21T17:45:35.859+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Skinny Patrini - Sweat</title><content type='html'>Yüzlerce albüme bakıp bakıp ümitsizce yüzümü buruşturduğum bir sırada kendini fark ettiren Skinny Patrini'nin Sweat'i ilaç gibi geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: #d9d2e9;"&gt;Bu parçanın yer aldığı Duty Free albümü de fena sayılmaz, aradaki 35 ve 46 saniyelik parçalarındaki frekans bile işi bildiklerini gösteriyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşte Skinny Patrini ve Sweat parçasının linki; &lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: yellow; color: black;"&gt;&lt;a href="http://youtu.be/YVKtUU1mlQk"&gt;http://youtu.be/YVKtUU1mlQk&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-7754689204651690465?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/7754689204651690465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=7754689204651690465' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7754689204651690465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/7754689204651690465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/skinny-patrini-sweat.html' title='Skinny Patrini - Sweat'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-21990432.post-8809783760667208519</id><published>2011-09-20T16:31:00.000+03:00</published><updated>2011-09-20T16:31:31.367+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><title type='text'>Kulübe - Vicente Blasco Ibanez</title><content type='html'>&lt;style&gt;&lt;!-- /* Font Definitions */@font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:3 0 0 0 1 0;}@font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-520092929 1073786111 9 0 415 0;} /* Style Definitions */p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman";}.MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:Calibri; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}.MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;}@page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:72.0pt 90.0pt 72.0pt 90.0pt; mso-header-margin:36.0pt; mso-footer-margin:36.0pt; mso-paper-source:0;}div.WordSection1 {page:WordSection1;}--&gt;&lt;/style&gt;     &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Dünyanın neresinde&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ve hangi zamanda olursa olsun hayat mücadelesi&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;veren insanın başından bela eksik olmuyor. Ibanez'in "Kulübe"si de işte böyle bir hikayeyi anlatıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Ekmeğini tarlalardan çıkaran yoksul köylü ailelerinin toprakla ve toprak sahipleriyle ölümüne mücadelesi...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Hükümet tarafından aranan yazar ülkeyi terketmeden önce bir süre bir bodrumda saklanırken oturup yazmaya başlamış, ülkesini terk etmek zorunda kalınca da her şeyiyle birlikte yazdıklarını da orada bırakmış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;  &lt;/span&gt;  &lt;div class="MsoNormal" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Tabii yıllar geçmiş devran dönmüş Ibanez ülkesine geri gelmiş, başarılı bir gazeteci hatta milletvekili olmuş... birgün de arandığı zamanlar saklandığı yere ziyarete gitmiş, oradaki eşyaların arasında yazdıklarını bulmuş ve yeniden elden geçirip yayınlamış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3;"&gt;  &lt;/span&gt;  &lt;div class="MsoNormal" style="background-color: #cfe2f3;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Kitap başta öyle çok büyük bir ilgi görmemiş ama diğer dillere de çevrilince yeniden ilgi odağı olmuş ve milyon barajını bile aşıp dünyanın en çok satan kitapları arasına girmiş...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu kitabı nasıl olup da bugüne kadar okumamış olduğuma ben de şaşırdım doğrusu :) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Konu olarak başta da bahsettiğim gibi zor şartlarda hayatını sürdürmeye çalışan insanları anlatan kitabı okuyunca bizim ülkemizle benzer o kadar çok şey buluyorsunuz ki yer yer konunun yabancı bir ülke ve kültürde geçtiğini unutup bizden biri anlatıyormuş havasına kapıldığınız bile oluyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="background-color: #d9d2e9;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;İlkokul öğrencilerinin değil ama liselilerin okuyabileceği, yapısı kurgusu sağlam romanın anlattıklarıyla üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen yine de insanlık açısından öğrenilecek çok şey barındırdığını söyleyebilirim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="background-color: #fce5cd;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Baştan çok fazla tanımlama ve çevre ile ilgili ayrıntılar veren yazar kitabın %10'unu geride bırakınca konuyu bir aileyle bağlıyor ve ondan sonra konu kendiliğinden akıyor...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fce5cd;"&gt;  &lt;/span&gt;  &lt;div class="MsoNormal" style="background-color: #fce5cd;"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Batista'nın ailesini, köyünü ve oradaki insanları, bulundukları zaman ve koşullara göre gözünüzde canlandırarak yaşananları kalbinizde hissetmemeniz imkânsız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR" style="mso-ansi-language: TR; mso-no-proof: yes;"&gt;Kolaylıkla bulabileceğiniz bu kitabı öncelikle Latin dünyasına meraklı edebiyat severlere tavsiye ediyorum ama kitap konusuyla artık evrensel bir yapıt olduğu için herkesin büyük bir beğeniyle okuyacağını düşünüyorum...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/21990432-8809783760667208519?l=karelidefter.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karelidefter.blogspot.com/feeds/8809783760667208519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=21990432&amp;postID=8809783760667208519' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8809783760667208519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/21990432/posts/default/8809783760667208519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karelidefter.blogspot.com/2011/09/kulube-vicente-blasco-ibanez.html' title='Kulübe - Vicente Blasco Ibanez'/><author><name>ONALTIKIRKALTI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02766927271323991327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/-1zKNbVL_WVI/Tju4zb3lxmI/AAAAAAAAKHc/J4SaxGSom1w/s220/miniinvaders.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
